Macaristan siyasetinde 16 yıllık Viktor Orban dönemini sona erdiren Tisza Partisi lideri Peter Magyar, dış politikada radikal bir makas değişikliğine gidiyor. Seçim sürecinde Donald Trump ve Binyamin Netanyahu’nun açık desteğini alan Orban’ın aksine Magyar, uluslararası hukuk ve Avrupa Birliği normlarına tam bağlılık mesajı verdi.
Eski Başbakan Orban, geçtiğimiz yıl Netanyahu hakkındaki savaş suçu suçlamaları üzerine Macaristan’ı UCM’den çekmek için resmi süreci başlatmış ve İsrailli lidere Budapeşte ziyareti için dokunulmazlık garantisi vermişti. Yeni Başbakan Magyar ise bu hamleyi tersine çevireceğini ilan etti. Magyar, 2 Haziran tarihine kadar UCM’den çekilme sürecini resmen durduracağını açıklayarak, "Macaristan bir UCM üyesidir ve hukuk bunu gerektirir," dedi.
Gazetecilerin, bu kararın sonbaharda yapılması planlanan Netanyahu ziyareti üzerindeki etkisini sorması üzerine Magyar net bir yanıt verdi: "Bunu İsrail Başbakanına açıkça ifade ettim. Eğer bir ülke UCM üyesi ise ve mahkeme tarafından aranan bir kişi topraklarınıza girerse, o kişinin gözaltına alınması yasal bir zorunluluktur." Bu açıklama, Orban döneminde "güvenli liman" olarak görülen Budapeşte’nin, Netanyahu için artık bir risk merkezi haline geldiğini tescilledi.
Magyar’ın dış politika revizyonu sadece UCM ile sınırlı değil. Yeni Başbakan, Avrupa Birliği içerisinde İsrail aleyhine alınan kararlarda Macaristan’ın gelenekselleşen "veto" tutumundan da vazgeçebileceklerini işaret etti. Özellikle Batı Şeria’daki radikal yerleşimciler aleyhindeki yaptırım kararlarının artık Budapeşte tarafından engellenmeyeceği belirtiliyor.
2024 Kasım ayında UCM tarafından Gazze'de işlenen savaş suçları kapsamında hakkında tutuklama emri çıkarılan Netanyahu, Avrupa'daki en güçlü kalesi olan Macaristan'ı da kaybetmiş oldu. Orban’ın "stratejik dostluk" olarak tanımladığı ilişki, Magyar’ın hukuk odaklı yaklaşımıyla yerini diplomatik bir gerilime bırakırken, Macaristan’ın AB ve uluslararası hukuk kurumlarıyla olan ilişkilerinde yeni bir sayfa açılıyor.