Körfez İşbirliği Konseyi Bir Sonraki Hürmüz Boğazı Krizine Karşı Kendini Güvence Altına Almalıdır

Al Jazeera’de yayımlanan ve Nikolay Kozhanov ile Şaban Kardaş tarafından kaleme alınan analizde, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin gelecekte yaşanabilecek yeni bir Hürmüz Boğazı krizine karşı şimdiden ortak ekonomik ve enerji mekanizmaları oluşturması gerektiği savunuldu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Al Jazeera’de yayımlanan ve Nikolay Kozhanov ile Şaban Kardaş tarafından kaleme alınan analizde, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin gelecekte yaşanabilecek yeni bir Hürmüz Boğazı krizine karşı şimdiden ortak ekonomik ve enerji mekanizmaları oluşturması gerektiği savunuldu.

Analizde, İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında yaşanan savaşın Körfez ülkelerini farklı düzeylerde etkilediği belirtilirken, mevcut krizlerin Körfez’de ortak hareket eksikliğini yeniden ortaya çıkardığı ifade edildi.

Bazı Körfez ülkeleri ağır etkilendi

Yazıya göre Umman limanları ve terminallerini açık tutmayı başarırken, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri petrol ihracatının bir kısmını Yanbu ve Füceyre terminalleri üzerinden yönlendirerek Hürmüz Boğazı’nı kısmen devre dışı bırakabildi.

Ancak Kuveyt, Bahreyn ve Katar’ın küresel pazarlardan ciddi şekilde izole olduğu ve ekonomik küçülme riskiyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı.

“Kolektif hareket olmazsa Körfez zarar görür”

Analizde, BAE’nin OPEC’ten ayrılmasının da kriz ortamını daha fazla pazar payı kazanmak için fırsat olarak görmesinden kaynaklandığı öne sürüldü. Ayrıca Körfez ülkeleri kriz anlarında bireysel çıkarlarla hareket etmeye devam ederse, bölgesel blok olarak etkilerini kaybedebilecekleri ifade edildi.

Çözüm olarak “swap sistemi” önerildi

Analizde en dikkat çekici öneri ise enerji “swap” yani takas mekanizması oldu.

Bu modele göre Hürmüz Boğazı’ndan çıkamayan Katar, Bahreyn veya Kuveyt petrolü yerine; Suudi Arabistan, Umman veya BAE terminallerinden eşdeğer petrol ya da LNG sevkiyatı yapılabilecek.

Daha sonra taraflar arasındaki fark; gelecekte teslimat, nakit ödeme veya ürün değişimiyle dengelenecek.

Körfez ülkeleri daha önce de benzer yöntem kullandı

Analizde Körfez ülkelerinin geçmişte de benzer enerji takas modellerini kullandığı hatırlatıldı.

Katar’ın 2013 yılında Mısır adına LNG sevkiyatı yaptığı, 2021’de ise BAE merkezli Emirates National Oil Company (ENOC)’un Irak yakıtını Lübnan’a ulaştırmak için swap anlaşması gerçekleştirdiği belirtildi.

Oman LNG’nin de 2024 yılında düzenli enerji takası ihaleleri yaptığı ifade edildi.

Suudi Arabistan’a merkezi rol biçildi

Analize göre kurulacak olası sistemin temel taşı Suudi Arabistan olacak.

Riyad’ın Kızıldeniz ihracat altyapısı, büyük petrol kapasitesi ve Saudi Aramco üzerinden yürüttüğü küresel enerji ağı sayesinde Körfez için ana dengeleyici güç konumunda olduğu belirtildi.

BAE’nin Füceyre limanı ve Umman’ın Ras Markaz ile Dukm altyapısının da sisteme destek sağlayabileceği ifade edildi.

“Bu sistem Körfez’in sigortası olabilir”

Analizde, müşterilerin Körfez ülkelerine olan güvenini koruyabilmesi için kriz anlarında çalışacak ortak mekanizmaların hayati olduğu vurgulanırken, bunun uzun vadede Körfez İşbirliği Konseyi için “bölgesel kriz sigortası” işlevi görebileceği belirtildi.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA