Anayasadaki Değişiklikler
Kazakistan’da anayasal reform kapsamında yapılan düzenlemeler devletin yönetim yapısında önemli değişiklikler getirdi. Reformun en dikkat çekici yönlerinden biri yasama organının yapısında gerçekleştirilen dönüşüm oldu. Buna göre ülkede uzun yıllardır uygulanan iki meclisli parlamento sistemi kaldırılarak yerine tek meclisli bir yapı oluşturuldu. Yeni yasama organı “Kurultay” adıyla faaliyet gösterecek ve toplam 145 milletvekilinden oluşacak. Milletvekilleri nispi temsil sistemiyle seçilecek ve görev süreleri beş yıl olacak.
Anayasa reformu kapsamında yürütme organının yetkilerinde de bazı düzenlemelere gidildi. Cumhurbaşkanının hükümet üzerindeki yetkileri belirli alanlarda genişletilirken, parlamentonun başbakan adayını iki kez reddetmesi durumunda cumhurbaşkanına parlamentoyu feshetme yetkisi tanındı. Ayrıca cumhurbaşkanı, devlet yönetimindeki bazı üst düzey görevlileri doğrudan atayabilecek. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi başkanı, Yüksek Mahkeme başkanı, Merkez Bankası başkanı, başsavcı, Ulusal Güvenlik Komitesi başkanı ve Merkezi Seçim Komisyonu başkanı gibi kritik görevler için atama yetkisi cumhurbaşkanında olacak.
Reformla birlikte devlet yönetiminde daha önce kaldırılmış olan bazı makamlar da yeniden düzenlendi. Bu çerçevede cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı tekrar anayasal sisteme dahil edildi. 1996 yılından bu yana bulunmayan bu makamın, cumhurbaşkanına özellikle hükümet ve parlamento ile ilişkilerin yürütülmesinde destek sağlaması amaçlanıyor.
Anayasada cumhurbaşkanının hukuki statüsüne ilişkin hükümler de netleştirildi. Buna göre cumhurbaşkanının görev süresi boyunca gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle, vatana ihanet suçu dışında cezai sorumluluğunun bulunmayacağı hüküm altına alındı.
Dil politikası konusunda ise mevcut uygulamanın anayasal çerçevesi korunarak devlet kurumlarında Kazakça ile birlikte Rusçanın da resmi kullanım dili olarak varlığını sürdürmesi güvence altına alındı.
Reform paketi aynı zamanda temel hak ve özgürlükler alanında da bazı yeni güvenceler içeriyor. Kişisel verilerin korunması ve dijital hakların güvence altına alınması anayasal düzeyde düzenlenirken, insan haklarına ilişkin koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflendi. Bunun yanında ölüm cezasının tamamen yasaklanması da anayasal hüküm haline getirildi.
Anayasal düzenlemeler çerçevesinde devlet ile toplum arasındaki diyalogu artırmayı amaçlayan yeni kurumsal mekanizmalar da oluşturuldu. Bu kapsamda vatandaşların yönetime katılımını artırmayı hedefleyen ve ulusal düzeyde bir diyalog platformu olarak tasarlanan Halk Konseyi’nin kurulması öngörüldü. Bu yapının, devlet yönetimi ile toplum arasında istişare ve görüş alışverişi sağlayan bir platform olarak faaliyet göstermesi planlanıyor.