Katar’ın Eski Başbakanı Uyardı: Körfez Ülkeleri İran’la Savaşmamalı Böyle Bir Savaş Büyük İsrail Stratejisine Yarar

Katar’ın eski Başbakanı Hamad bin Casim, Körfez ülkelerini İran ile doğrudan bir çatışmaya girmemeleri konusunda uyardı. Bin Casim, olası bir savaşın bölge kaynaklarını tüketeceğini ve bu durumun nihai olarak İsrail’in "Büyük İsrail" stratejisine hizmet edeceğini vurguladı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Katar’ın eski Başbakanı ve eski Dışişleri Bakanı Hamad bin Casim, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarla bölgesel bir savaşın yaratacağı stratejik risklere dikkat çekti. Bin Casim, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in bölge politikalarını eleştirerek, Körfez ülkelerinin İran ile bir savaşa sürüklenmesinin yıkıcı sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Hamad bin Casim, ABD’nin Körfez ülkeleri İran’a savaş ilan eder etmez çatışmadan çekilebileceği senaryosuna vurgu yaptı. ABD’nin bu noktada çatışmanın doğrudan tarafı olmaktan çıkıp, her iki tarafa da silah satan bir "silah tüccarına" dönüşebileceğini savunan Bin Casim, bu stratejinin amacının hem Körfez hem de İran’ın ekonomik kaynaklarını ve askeri kapasitelerini anlamsız bir savaşta tüketerek her iki tarafı da aynı anda zayıflatmak olduğunu belirtti. Bin Casim’e göre, bu karşılıklı zayıflama hali İsrail için bölgedeki tüm engellerin kalkması anlamına geliyor. Eski Başbakan, her iki tarafın da güç kaybetmesiyle birlikte İsrail’in "Büyük İsrail" stratejisini uygulamasının kolaylaşacağını ve İran-Körfez çatışmasından en büyük kazancı İsrail’in elde edeceğini ileri sürdü.

2015 Yılındaki CIA İtirafları Yeniden Gündemde

Bölgedeki gerilimin arka planına dair dikkat çeken bir diğer unsur, eski bir CIA çalışanının ilk olarak 2015 yılında dile getirdiği ancak güncel çatışmalarla birlikte yeniden kamuoyunun gündemine oturan çarpıcı itirafları oldu. CIA’nın bölge stratejilerine dair açıklamalarda bulunan eski istihbaratçı, kurumun Ortadoğu’daki en büyük hedeflerinden birinin Şii-Sünni çatışmasını körüklemek olduğunu doğruladı.

Eski istihbaratçı, bölge ülkelerinin kendi aralarındaki mezhepsel farklılıkların bir savaş gerekçesine dönüştürülmesinin, dış güçlerin müdahale alanını genişlettiğini belirtti. 2015 tarihli bu itiraflara göre, oluşturulan çatışma dinamikleri sayesinde bölge halklarının enerjisi iç mücadelelere kanalize edilirken, stratejik kaynaklar üzerindeki kontrolün dış aktörlere geçmesi kolaylaştırılıyor. Günümüzdeki İsrail-İran gerilimiyle birlikte tekrar dolaşıma giren bu açıklamalar, Hamad bin Casim’in "tarafların birbirini tüketmesi" yönündeki uyarılarıyla paralellik gösteriyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA