Avrupa genelinde yapılan kapsamlı kamuoyu araştırmaları, Transatlantik ilişkilerinde on yıllardır süregelen "güven" köprülerinin sarsıldığını ortaya koyuyor. Bertelsmann Vakfı’nın verilerine göre, Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının %73 gibi ezici bir çoğunluğu, Avrupa’nın Washington’dan bağımsız bir dış ve güvenlik politikası izlemesi gerektiğine inanıyor. Bu oran, Trump’ın yeniden seçildiği 2024 yılından bu yana 10 puanlık bir artış göstererek, Avrupalıların "stratejik özerklik" arayışının toplumsal bir mutabakata dönüştüğünü kanıtlıyor.
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri de ABD’nin imajındaki erozyon oldu. Katılımcıların %58’i ABD’yi artık güvenilir bir ortak olarak görmediğini beyan ederken, Amerika’yı "AB’nin en önemli ortağı" olarak tanımlayanların oranı 20 puanlık sert bir düşüşle %31’e geriledi. Analistler, Donald Trump’ın kutuplaştırıcı yönetim tarzı, korumacı ekonomi politikaları ve artan jeopolitik gerilimlerin Avrupa halkını Washington’a mesafeli durmaya ittiğini vurguluyor. Avrupa sokaklarındaki bu hava, liderlerin "Avrupa sütununu güçlendirme" söylemleriyle de paralellik gösteriyor.
Gerilimi tırmandıran bir diğer gelişme ise Washington’dan gelen ağır suçlamalar oldu. Trump yönetimi, Çarşamba günü yayımladığı yeni terörle mücadele stratejisinde Avrupa’yı hedef aldı. Belgede, Avrupa’nın kitlesel göçün beslediği terörizm için bir "kuluçka merkezi" haline geldiği iddia edildi. Washington’ın bu sert ithamları, Brüksel ile olan ipleri daha da gererken, kamuoyu araştırmalarına yansıyan "bağımsızlaşma" arzusunun sadece ekonomik değil, aynı zamanda derin bir retorik çatışmasından beslendiği görülüyor.
Diğer İçerikler