İsrailli emekli Tümgeneral Yisrael Ziv, Ankara’nın Suriye ve bölgedeki askeri-siyasi varlığının basit bir üs tartışmasının ötesinde, kapsamlı bir stratejiye dayandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran eksenindeki gerilemeyi ve Gazze krizini fırsata çevirdiğini vurgulayan Ziv; Türkiye’nin savunma sanayisi, Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü ve Pakistan’ın nükleer kapasitesiyle şekillenen üçlü bir iş birliği modelini öne çıkardığını ifade etti. İsrailli generale göre Ankara, Mısır’ı da bu denkleme dahil ederek İsrail’in etrafında belirleyici bir "Sünni halka" oluşturmayı ve Arap-İslam dünyasında ana aktör haline gelmeyi hedefliyor.
Suriye Hava Sahası ve Ebu Zuhur Saldırısının Anlamı
Ankara’nın Suriye’ye konuşlandırabileceği hava savunma ve radar sistemlerinin İsrail’in Lübnan ve Irak operasyonlarını doğrudan kısıtlayacağını aktaran Ziv, mücadelenin temelinde "hava sahası hakimiyeti" yattığını kaydetti. İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik son saldırısını da bu çerçevede değerlendiren emekli general, amacın yalnızca bir üssün kullanımını engellemek değil, Türk askeri varlığına karşı daha geniş bir "kırmızı çizgi" çekmek olduğunu savundu. Ancak pistlerin vurulmasının Türkiye’nin Suriye’deki kalıcı etkisini değiştiremeyeceğini ekledi.
"İran Tehdidinden Daha Karmaşık Bir Meydan Okuma"
Ziv’e göre Türkiye öncülüğündeki bu yapı, Tel Aviv açısından İran’dan çok daha yönetilmesi zor bir tablo sunuyor. Türkiye’nin NATO üyeliği, Avrupa ile güçlü ticari bağları ve İslam dünyasındaki yüksek diplomatik meşruiyeti sebebiyle, İsrail’in İran’a karşı kurduğu uluslararası baskı mekanizmalarının Ankara karşısında işlemeyeceğini vurguladı. Olası bir gerilimde küresel aktörlerin otomatik olarak Tel Aviv’in yanında yer almayacağını belirtti.
"Türkiye, İsrail'in Kendi Politikalarıyla Açtığı Boşluğu Dolduruyor"
Türkiye’nin Gazze’nin geleceğindeki denetim ve yeniden inşa süreçlerinde söz sahibi olmak istediğine dikkat çeken Ziv, Netanyahu hükümetine de sert eleştiriler yöneltti. İsrail’in Gazze’de net bir siyasi çözüm sunamaması sebebiyle bölgede devasa bir otorite boşluğu doğduğunu ifade eden Ziv, Türkiye’nin kendiliğinden oluşan bir alanı değil, İsrail’in kendi yanlış politikalarıyla açtığı stratejik boşluğu doldurduğunu savundu.
İsrail İçin Askeri Yöntemler Yetersiz: Diplomatik Hamle Çağrısı
Suriye’deki askeri hava saldırılarının İsrail’e sadece kısa vadeli zaman kazandıracağını dile getiren emekli general, NATO üyesi Türkiye ile askeri çatışma riskinin son derece tehlikeli olduğunu belirtti. Tel Aviv’in bu durumu tek başına askeri yöntemlerle çözemeyeceğini aktaran Ziv; Gazze’de derhal siyasi çözüm üretilmesini, Mısır ve Ürdün’le ilişkilerin onarılmasını; Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Hindistan ile ittifakların güçlendirilmesini önerdi.
Diğer İçerikler