İsrailli Düşünce Kuruluşu: Husilerin Saldırısı Geniş Bölgesel Bir Yaklaşıma Geçişi Hızlandırabilir

İsrailli Misgav Ulusal Güvenlik ve Siyonist Strateji Enstitüsü'nde, Emekli Albay Dr. Hanan Shai tarafından kaleme alınan “Mekke Paktı: Askerî Tehditten Stratejik Fırsata” başlıklı analizde, Husilerin saldırılarının bölgesel güvenlik yaklaşımını genişletme sürecini hızlandırabileceği ve Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun (IMEC) stratejik önemine dikkat çekiliyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrailli Misgav Ulusal Güvenlik ve Siyonist Strateji Enstitüsü'nde yayımlanan analizde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Paktı'nın İsrail açısından oluşturabileceği askerî ve stratejik sonuçlar değerlendirildi. 

Emekli Albay Dr. Hanan Shai tarafından kaleme alınan analizde, Türkiye'nin askerî kapasitesi, Pakistan'ın nükleer yetenekleri ve Suudi Arabistan'ın ekonomik kaynaklarını bir araya getiren anlaşmanın, İsrail'in bölgedeki hareket alanını kısıtlayabileceği ve Türkiye'nin etkisini İsrail'in kuzey sınırına doğru genişletebileceği ileri sürüldü. 

İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan Mekke İttifakı'nın daha geniş bir bölgesel güvenlik yapılanmasına dönüşmesini hızlandırabileceği belirtildi. 

Husi tehdidinin, Körfez ülkelerinin güvenlik ihtiyaçlarını yeniden değerlendirmelerine yol açabileceği ifade edilen değerlendirmelerde, Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayisi, insansız hava araçları ve operasyonel deneyimiyle Körfez ülkelerinin güvenlik ortağı olarak konumunu güçlendirebileceği kaydedildi. Bu sürecin Ankara'nın Riyad ile ilişkilerini geliştirmesine ve bölgesel güvenlik politikalarındaki etkisini artırmasına imkan sağlayabileceği öne sürüldü. 

Mısır ve Suriye'nin katılımı gündemde 

İsrail basınındaki haberlerde, Mekke İttifakı'nın kapsamının genişletilmesi konusunda Mısır ve Suriye'nin de aralarında bulunduğu ülkelerle görüşmelerin sürdüğü aktarıldı. Görüşmelerin ilerlemesi durumunda, Körfez sınırlarını aşan ve daha geniş askeri ve coğrafi kapasiteye sahip aktörleri kapsayan bir güvenlik yapılanmasının ortaya çıkabileceği değerlendirildi. 

Suriye'nin olası katılımının, Şam yönetiminin Arap dünyasına yeniden entegrasyonu açısından yeni bir aşama oluşturabileceği ifade edildi. Bu kapsamda, Suriye'nin bölgesel statüsünü güçlendirmek ve güvenlik alanında iş birliği geliştirmek için yeni fırsatlar elde edebileceği belirtildi. 

Mekke Paktı'nın İsrail açısından stratejik boyutu 

Misgav Ulusal Güvenlik ve Siyonist Strateji Enstitüsü'nde Emekli Albay Dr. Hanan Shai tarafından kaleme alınan Mekke Paktı: Askerî Tehditten Stratejik Fırsata başlıklı analizde geçmişte Orta Doğu'da kurulan savunma ittifaklarının ortak komuta, operasyonel planlama ve karşılıklı savunma taahhütlerini uygulama konularında sorunlar yaşadığı hatırlatıldı. Bununla birlikte, İsrail'in Mekke Paktı'nın etkisiz kalacağını varsaymaması ve olası askeri riskleri savunma planlamalarına dahil etmesi gerektiği savunuldu. 

IMEC alternatif bir bölgesel yapılanmanın merkezinde 

Analizde, İsrail'in askeri tedbirlerin yanı sıra Hindistan, Körfez ülkeleri, İsrail ve Avrupa'yı birbirine bağlayan ekonomik ve güvenlik temelli bir yapılanma oluşturması önerildi. Bu çerçevede, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun (IMEC) geliştirilmesi öne çıkarıldı. 

Hindistan'dan Körfez ülkelerine, oradan İsrail üzerinden Kıbrıs ve Yunanistan aracılığıyla Avrupa'ya ulaşması planlanan IMEC'in; ticaret, enerji, lojistik ve dijital altyapı alanlarında iş birliğini güçlendirebileceği belirtildi. Analizde, Türkiye üzerinden geliştirilen alternatif güzergâhların Ankara'nın Asya ile Avrupa arasındaki geçişlerdeki stratejik konumunu güçlendirebileceği, bu nedenle İsrail üzerinden geçen güzergahın da geliştirilmesi gerektiği ileri sürüldü. 

Önerilen yapılanmanın Türkiye karşıtı bir askeri ittifak olarak değil, ticaret ve seyrüsefer özgürlüğünü korumayı, enerji ve ulaşım güzergahlarını çeşitlendirmeyi ve kritik altyapının güvenliğini sağlamayı amaçlayan bir iş birliği çerçevesi olarak oluşturulması gerektiği kaydedildi. 

İsrail basınındaki değerlendirmelerde Mekke İttifakı'nın genişlemesinin Türkiye'nin bölgesel etkisini artırabileceği öne sürülürken, Shai'nin analizinde İsrail'in bu ihtimale karşı ekonomik ve altyapısal iş birliğine dayalı alternatif bir bölgesel yapılanma oluşturması gerektiği savunuldu. 

Kaynak: (The Misgav Institute for National Security and Zionist Strategy), Emekli Albay Dr. Hanan Shai, The Mecca Pact: From Military Threat to Strategic Opportunity (Mekke Paktı: Askeri Tehditten Stratejik Fırsata), Star

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA