İsrail/Makor Rishon: Türkiye Avrupa Güvenliğinin Zirvesine Doğru Hızla İlerliyor

İsrail basınından Makor Rishon analizinde, Türkiye’nin gelişen savunma sanayisi, NATO’daki askeri kapasitesi ve Avrupa ülkeleriyle artan savunma iş birlikleriyle Avrupa güvenliğinde daha stratejik bir aktör haline geldiği belirtildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail merkezli Makor Rishon gazetesi, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişini ve Avrupa güvenliğinde artan rolünü analiz etti. 

“Silah tedarikçisinden stratejik aktöre: Türkiye Avrupa güvenliğinin zirvesine doğru adım adım ilerliyor” başlıklı analizde, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğu belirtildi. 

Türkiye’nin artık yalnızca silah tedarikçisi olarak değil, Avrupa güvenliğinde stratejik ortak olarak konumlanmak istediği ifade edilen analizde, Ankara’nın NATO’daki askeri kapasitesi ve gelişen savunma sanayisine dikkat çekildi. 

Analizde, Türkiye’nin ABD’nin ardından NATO’daki en büyük ikinci orduya sahip olduğu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 355 bin aktif asker ve 378 bin yedek personele sahip olduğu aktarıldı. 

Türkiye’nin savunma sanayisinin Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre dünya genelinde 11. sırada bulunduğu ve küresel silah pazarının yüzde 1,8’ini oluşturduğu belirtildi. 

Türkiye’nin savunma ihracatının 2025’te yüzde 48 arttığı, bu artışın bir önceki yıl kaydedilen yüzde 29’luk yükselişin ardından geldiği ifade edildi. Analizde Türkiye’nin İHA, tank, zırhlı araç ve savaş gemisi ihracatındaki artışa da dikkat çekilerek, “Eskiden bir yılda elde ettiğimizi şimdi bir haftada elde ediyorlar” değerlendirmesine yer verildi. 

Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma iş birliklerinin de ele alındığı analizde, İspanya, Romanya, Polonya ve özellikle İtalya ile güvenlik ilişkilerinin derinleştiği belirtildi. Baykar’ın İtalyan Piaggio Aerospace’i satın aldığı ve Leonardo ile ortaklık kurduğu aktarıldı. 

İngiltere’nin de Türkiye’nin KAAN projesiyle iş birliği yaptığı belirtilen analizde, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin SAFE programına erişimi de değerlendirildi. Türkiye’nin SAFE kapsamındaki fonlardan daha fazla yararlanabilmesi için AB ile güvenlik ortaklığı kurması ve Brüksel ile özel erişim konusunda müzakere yürütmesi gerektiği ifade edildi. 

Analizde, bunun için 27 AB üyesinin tamamının onayının gerektiği belirtilirken, mevcut jeopolitik ortamda Türkiye’nin SAFE programına katılımına izin verilmemesinin “rasyonel olmadığı” değerlendirmesine yer verildi. 

Makor Rishon, Türkiye’nin gelişen savunma sanayisi, NATO’daki askeri kapasitesi, artan savunma ihracatı ve Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma ortaklıklarıyla Avrupa güvenlik mimarisindeki rolünü artırdığını kaydetti. 

Kaynak: Makor Rishon 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA