İsrail ve Lübnan arasında Donald Trump arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin yankıları sürerken, İsrail medyasından çarpıcı bir itiraf geldi. İsrail Hayom gazetesine konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, Hizbullah ile girilen son çatışma döngüsünün askeri kazanımlarının şüpheli, ancak siyasi ve itibar maliyetlerinin "muazzam" olduğunu savundu.
Yetkili, İsrail kabinesinin orduya hiçbir zaman Hizbullah'ın askeri gücünü tamamen ortadan kaldırma talimatı vermediğini belirtti. Suikastların ve nokta operasyonların örgütü zayıflatabileceğini ancak füze ve roket fırlatılmasını tamamen durduramayacağını kabul eden yetkili; füzeleri askeri yöntemlerle durdurmanın, halihazırda çok sayıda cephede savaşan ve yedek asker sıkıntısı çeken İsrail ordusu için "gerçekçi olmayan bir insan gücü artışı ve çok daha radikal bir saldırı" gerektireceğini ifade etti.
Haberde, savaşın devam etmesinin İsrail'in uluslararası arenadaki imajına ağır darbe vurduğu vurgulandı:
Avrupa Birliği içinde İsrail ile olan karşılıklı anlaşmaların askıya alınması tartışmaları yeniden alevlendi.
ABD Senatosu'ndaki Demokrat üyelerin %80'inin geçen hafta İsrail'e silah satışının durdurulması yönünde oy kullanması, "stratejik bir sarsıntı" olarak nitelendirildi.
Haberde yer alan analizde, İsrail'in dünyada "savaşı körükleyen devlet" imajının pekiştiği belirtilerek, "Askeri fayda şüpheli, ancak siyasi bedel çok ağır" yorumuna yer verildi. Habere göre, Lübnan'ın kuzeyindeki kasabalara yönelik karadan sızma tehdidinin ortadan kalkmış olması, saldırılara devam edilmesinin askeri getirisini de tartışmalı hale getiriyor.
2 Mart'ta başlayan şiddetli çatışmaların ardından Lübnan makamları, yaklaşık 2 bin 500 kişinin öldüğünü ve 1 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini duyurmuştu. ABD Başkanı Trump’ın 17 Nisan’da duyurduğu 10 günlük ateşkes, geçtiğimiz Perşembe günü üç hafta daha uzatılmıştı.
Diğer İçerikler