İsrail Cumhurbaşkanı Herzog “Vahşileştik, Hayvanileştik” Dedi, Bakan Ben Gvir Bu Sözün “İsrailoğullarının Yüzüne Tükürmekten Farklı Olmadığını” Söyleyerek Cevap Verdi

İsrail siyaseti, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un radikal Yahudi yerleşimcilerin uyguladığı şiddeti ve cezaevlerindeki işkence savunuculuğunu eleştirerek, "İsrail toplumunda canavarlaşma süreci yaşanıyor" açıklamasıyla derinden sarsıldı. Herzog’un İsrail toplumunun vicdanını sorgulayan bu "vahşileşme" çıkışına, işgal altındaki Filistin topraklarında terör estiren faşist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve partisi Yahudi Gücü sert tepki gösterdi. Aşırı sağcı liderler, Herzog'un bu sözlerle "milyonlarca İsraillinin yüzüne tükürdüğünü" ve cumhurbaşkanlığı makamına layık olmadığını iddia etti.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım ve işgal politikalarıyla uluslararası hukuku ayaklar altına alan haydut devlet İsrail, bu kez bizzat devletin zirvesinden yükselen bir itirafla iç siyasi krize sürüklendi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, son dönemde işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli sivil halka yönelik etnik temizlik ve katliam girişimi yürüten yasadışı Yahudi işgalcilerin (yerleşimcilerin) estirdiği terörü ve ordu içindeki yozlaşmayı çok sert sözlerle eleştirdi. Herzog, İsrail toplumunun kenar mahallelerinden merkeze doğru tehlikeli biçimde hareket eden bir "canavarlaşma", "vahşileşme" ve "hayvanileşme" sürecinin yaşandığına dikkat çekerek; "Tutuklanan ve sorgulananların hiçbir insani hakkı olmadığını düşünen bir avuç insanın vahşi, ilkel davranışlarına maruz kalıyoruz" ifadelerini kullandı. Herzog’un, gözaltına alınan Filistinlilere tecavüz ve işkence eden İsrail askerlerinin yargılanmasını engellemeye çalışan faşist kitleyi hedef alan bu tarihi konuşması, Tel Aviv’de adeta bomba etkisi yarattı.

Cumhurbaşkanı Herzog'un bu çarpıcı özeleştirisi, Kahanist ideolojiye sahip olan ve işgal ordusu içindeki radikal grupları koruması altına alan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile ipleri tamamen kopardı. Batı Şeria’daki azgın Yahudi terörist gruplardan güç devşiren Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketi üzerinden yayımladığı küstah mesajında Herzog’u istifaya davet ederek, "İsrail devletinin yüz binlerce vatansever vatandaşını canavar olarak nitelendiren bir cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı görevine layık değildir. Nokta" tepkisini gösterdi. İsrail toplumundaki radikalleşmenin başmimarı olan soykırımcı Ben-Gvir, Filistinli esirlere yönelik uygulanan insanlık dışı şiddeti ve işkenceleri övmekten de geri durmadı. Küstah açıklamalarını sürdüren Ben-Gvir, "Hapishanelerdeki teröristlere yönelik 'kreş düzeninin' sona erdirilmesiyle, cezaevlerinin gerçek birer cehenneme dönüşmesiyle ve öncülük ettiğim bu radikal değişimlerden gurur duyuyorum. İsrail’in artık terör destekçilerine diğer yanağını çevirmemesinden de gurur duyuyorum" diyerek faşizan yüzünü bir kez daha dünyaya gösterdi. Küresel insan hakları örgütleri, Ben-Gvir'in bakanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte İsrail zindanlarında Filistinli esirlere yönelik sistematik tecavüz, aç bırakma ve elektrikli işkence suçlarının tavan yaptığını rapor ediyor.

Herzog'un "canavarlaşma" tespitine karşı ırkçı ve faşist Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) Partisi de adeta toplu bir linç kampanyası başlattı. Ben-Gvir'in partisinden milletvekili olan Yitzhak Kroizer, Cumhurbaşkanı Herzog'u hedef tahtasına koyarak, "İsrail vatandaşlarını 'canavar' olarak nitelemek sadece kırmızı çizgiyi aşmakla kalmaz, aynı zamanda milyonlarca İsraillinin, tüm İsrailoğullarının yüzüne tükürmek anlamına gelir" diyerek faşist yerleşimcileri savundu. Aynı partinin radikal kadın milletvekillerinden Limor Son Har-Melech de kervana katılarak, kendi toplumuna "canavar" diyen bir cumhurbaşkanının tüm ülkeyi temsil edemeyeceğini, Herzog'un yalnızca sol-liberal tek bir siyasi kampın cumhurbaşkanı olduğunu öne sürdü.

Son dönemde özellikle Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in tam koruması altında hareket eden istilacı Yahudi teröristlerin, Batı Şeria genelinde Filistinli köyleri yakarak, zeytin ağaçlarını keserek ve yerel halkı katlederek tam bir etnik temizlik faaliyeti yürüttüğü biliniyor. Batı Şeria'da tırmanan bu istilacı Yahudi terörü ve işkenceler, nisan ayında İtalyanların ünlü L'Espresso dergisi tarafından da "İstismar" başlığı ve gözaltındaki Filistinlilere yapılan vahşeti simgeleyen çarpıcı bir kapak fotoğrafıyla dünya gündemine taşınmıştı. İsrail içindeki bu son kavga, işgalci rejimin kendi içinde nasıl bir ahlaki ve insani çöküş yaşadığını en net kanıtı olarak kayıtlara geçti.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA