İngiliz haber ajansı Reuters tarafından geçilen haber analizde; Türkiye'nin, ABD ile ilişkilerini yeni bir zirveye taşımak amacıyla Ankara semalarında kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşan görkemli bir hava gösterisi düzenlediği ve havalimanındaki yeni bir terminal binasına Başkan Donald Trump'ın adını verdiği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günü mevkidaşı Trump'ı havalimanında bizzat karşıladı. İki liderin kol kola yürüdüğü sıcak görüntüler dünya medyasının ilgisini çekerken Trump, altı yıl önceki ilk başkanlık döneminde bizzat uygulamaya koyduğu ve ABD-Türkiye ilişkilerinin en karanlık dönemlerinden biri olarak tarihe geçen yaptırımları kaldırma sözü verdi. İki günlük zirve boyunca devam eden bu olumlu hava, Trump'ın Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satışı konusunda istekli olduğunu belirtmesi ve tercümanlar aracılığıyla sürekli gülümseyerek Erdoğan'ı övmesiyle daha da pekişti.
Birçok diplomat için zirve öncesindeki en büyük belirsizlik, öngörülemez çıkışlarıyla tanınan ve NATO müttefiklerinin savunma yükünü yeterince paylaşmadığını savunan Trump'ın Ankara'ya gelip gelmeyeceğiydi. Trump'ın, sadece Erdoğan ev sahibi olduğu için bu zirveye katıldığını açıkça beyan etmesi, Ankara adına büyük bir diplomatik başarı olarak nitelendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da zirve kapanışında yaptığı açıklamada, "Trump'ın şahsıma ve dostluğumuza verdiği önemi vurgulaması çok değerliydi. Değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum" diyerek bu yakınlığın altını çizdi.
Trump, çarşamba günü İspanya ile ticari bağların kesilmesini talep edip Grönland üzerindeki iddialarını yineleyerek ittifakı kısa süreli bir şoka uğratsa da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile gerçekleştirdiği görüşmede yine Türkiye'yi savundu. ABD lideri, Ankara'ya F-35 satışına karşı çıkan bir diğer bölgesel güç olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun eleştirilerine karşı doğrudan Erdoğan'ın pozisyonunun arkasında durdu.
Kameralar önünde yapılan görüşmede Trump, Türkiye'nin 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri alması nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını ilan ederek Erdoğan'dan büyük bir onay (başparmak işareti) aldı. Bu hamle, Ankara'nın geri adım atmadan yıllardır sürdürdüğü kararlı politikanın bir sonucu olarak yorumlandı.
Ancak Trump'ın bu vaatlerinin, mevzuat gereği Türkiye'nin S-400'lere sahip olmamasını şart koşan ABD Kongresi'nde ciddi bir dirençle karşılaşabileceği belirtiliyor. Ayrıca Rusya ile yapılan alım anlaşmasındaki "son kullanıcı" yükümlülükleri nedeniyle, bu durumun Ankara-Moskova hattında da bazı diplomatik pürüzler yaratma potansiyeli bulunuyor. Yine de ABD mahkemesinin kısa süre önce Halkbank davasını kapatmış olması ve ardından gelen bu askeri yakınlaşma, iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açıldığını gösteriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iç siyasetteki muhalefete yönelik adımları ve bazı tutuklamalar zirve öncesinde Batılı liderler tarafından hafif sitemlerle (Genel Sekreter Rutte'nin basın özgürlüğü hatırlatması gibi) karşılansa da Batılı güçlerin genelde sessiz kalmayı tercih etmesi dikkat çekti. Reuters analizine göre bunun temel sebebi, Türkiye'nin son yıllarda devasa bir savunma sanayii gücüne dönüşmesi ve NATO'nun güneydoğu kanadında Rusya'ya karşı vazgeçilmez bir kale (istihkam) rolü oynaması.
Bu askeri gövde gösterisi, Trump'ın Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gelişiyle zirveye ulaştı. 100 süvari eşliğinde külliyeye giren Trump, resmi tören kıtasının yanı sıra Osmanlı askerlerini simgeleyen muhafızlar tarafından karşılandı. İki lider yürürken, Türk jetlerinin gökyüzünde bıraktığı kırmızı, beyaz ve mavi dumanlar Ankara semalarını kapladı.