Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun yakından takip ettiği fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Soruşturmanın başlangıçta piyasa aktörleri üzerinden yürütüldüğünü ancak elde edilen bulguların finans bürokrasisinin üst kademelerine kadar uzanan bağlantıları ortaya çıkardığını belirten Gürlek, devletin ilgili kurumlarının süreci eş zamanlı olarak takip ettiğini ifade etti.
Soruşturmanın hiçbir karanlık nokta kalmayacak şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Gürlek, "İlk andan itibaren şeffaf bir şekilde gündeme aldığımız bu süreçte ilgili tüm veriler toplanıyor, gerekli işlemler yapılıyor. Milletimizin de çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi bu adli ve hukuki soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacaktır. Konu milletimiz olunca bizim için akan sular durur." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuya ilişkin tavrını açıkça ortaya koyduğunu belirten Gürlek, fon soruşturmalarının gündeme gelmesiyle birlikte devletin tüm kurumlarının harekete geçtiğini, adli ve mali eylem planlarının hazırlanarak uygulamaya alındığını söyledi.
Suç yapılanmasının finans bürokrasisine uzandığı belirlendi
Soruşturma kapsamında kapsamlı bir piyasa dolandırıcılığı ve organize suç yapılanmasının tespit edildiğini açıklayan Gürlek, üst düzey denetim mekanizmalarına kadar sızan bağlantıların ortaya çıkarıldığını kaydetti.
Gürlek, soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin, "Geldiğimiz noktada da aziz milletimize şunu açıklıkla ifade ederim ki soruşturmaya da kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir. Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisinin de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz." ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamında elde edilen ifadelerin yeni şüpheleri beraberinde getirdiğini belirten Gürlek, incelemelerin derinleştirilerek sürdürüldüğünü ve sorumluluğu bulunan kişilerin yargı önüne çıkarılmaya başlandığını bildirdi.
Bakan Gürlek, yapılanmanın niteliğine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu: "Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık."
Borsa bürokrasisi, medya ve manipülasyon ilişkisi araştırılıyor
Soruşturmanın yalnızca finans piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Gürlek, borsa bürokrasisi, manipülasyon faaliyetlerini yürüten kişiler ve medya arasında bağlantılar bulunduğuna yönelik bulgulara ulaşıldığını açıkladı.
Gürlek, "Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir." dedi.
Söz konusu yapılanmanın bazı hisse senetleri üzerinden piyasadaki likiditeyi kontrol etmeyi ve piyasa üzerinde hakimiyet kurmayı amaçladığını belirten Gürlek, bu faaliyetlerin kartelleşmeye yol açarak ekonomiye zarar verdiğini ifade etti.
Suç teşkil eden faaliyetlere katılarak servet elde eden kişiler hakkında yasal işlem başlatıldığını aktaran Gürlek, finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine uzanan bağlantıların araştırıldığını kaydetti.
433 şüpheli hakkında soruşturma yürütülüyor
Soruşturmanın mevcut durumuna ilişkin sayısal verileri de paylaşan Gürlek, dosyada 433 şüphelinin bulunduğunu açıkladı. Şüphelilerden 112'sinin tutuklu olduğunu, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını ve 38 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını bildirdi.
Ayrıca 359 gerçek kişi ile 111 tüzel kişinin mal varlıkları ve banka hesaplarına bloke tedbiri uygulandığını belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu'nun sekizinci toplantısını gerçekleştirdiğini aktardı.
Kurulun soruşturmanın ekonomik ve idari boyutunu takip ettiğini ifade eden Gürlek, ilgili kurumların ortak çalışmalarıyla para hareketlerinin, mal varlıklarının ve mali bağlantıların ortaya çıkarılmasına yönelik tedbirlerin sürdürüldüğünü söyledi.
Yaklaşık 30 milyar liralık varlık yatırımcılara iade edildi
Soruşturmanın önemli başlıklarından birinin mağdur vatandaşların birikimlerine yeniden kavuşması olduğunu belirten Gürlek, fonların tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler konusunda çalışmaların devam ettiğini açıkladı.
Bu kapsamda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulan gönüllü iade hesabı üzerinden yaklaşık 30 milyar lira değerinde para, taşınmaz ve hisse senedinin iade edildiğini bildiren Gürlek, yurt dışına çıkarılan kaynakların da Türkiye ekonomisine kazandırılacağını ifade etti.
Gürlek, "Yaklaşık 30 milyar Türk Lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi Tasarruf ve Mevduat Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir. Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar mutlaka milli ekonomimize kazandırılacaktır." açıklamasında bulundu.
Tasfiye işlemleri tamamlanan fonlarda vatandaşlara ödemelerin gerçekleştirildiğini, diğer fonlarda da işlemlerin ilerlemesiyle iadelerin devam edeceğini belirtti.
Hukuka uygun şirketlerle suç şüphesi taşıyan işlemler ayrılmalı
Finans piyasalarının soruşturma nedeniyle olumsuz etkilenmemesi için gerekli hassasiyetin gösterildiğini vurgulayan Gürlek, hukuka uygun faaliyet gösteren şirketlerin suç şüphesi altındaki işlemlerle aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Vatandaşların ticari itibarlarının dayanaksız iddialarla hedef alınamayacağını belirten Gürlek, ekonomik sistemin güvenliğinin korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.
Gürlek, konuya ilişkin açıklamasında, "Milletin parasını korurken milletin hukukunu da koruyacağız. Suç işlediği kesinleşen kişi hesabını verecek, hakkında hüküm bulunmayan insanın masumiyet karinesi de gözetilecektir. Hukuk devletinin ölçüsü budur." ifadelerini kullandı.
Gürlek: Ucu nereye kadar giderse gitsin peşini bırakmayacağız
Soruşturmanın siyasi tartışmaların dışında, elde edilen somut deliller doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşların eleştiri ve sorularının önemsendiğini ancak adli sürecin siyasi çıkarlar doğrultusunda değerlendirilmesine karşı olduklarını ifade etti.
Devletin ilgili kurumlarının soruşturmayı kararlılıkla sürdürdüğünü kaydeden Gürlek, "Her zaman ifade ettiğim gibi ucu nereye kadar giderse gitsin biz bunun peşini bırakmayacağız." dedi.
Sürecin büyük bir titizlikle yürütüleceğini vurgulayan Bakan Gürlek, yargı sürecinde temel ölçütün kanun ve deliller olduğunu belirterek, "Yargının yolunu kanun belirler, kararını delil şekillendirir. Bu süreçte ölçümüzü kaybetmeyecek, sorumluluğumuzdan da geri durmayacağız." ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın faili meçhul bir mesele olmadığını ve suça konu eylemlerle bağlantılı şüphelilerin somut delillerle ortaya konulduğunu dile getiren Gürlek, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini sağlayacaklarını bildirdi.
Kaynak: Yeni Şafak
Diğer İçerikler
Cumhurbaşkanı Erdoğan Sokak Eylemi Düşünenlere Seslendi: Türkiye’yi Sokakta Bulmadık,..
Mısır Dışişlerinin Açıklamasına Hakan Fidan’ın Cevabı: Bazıları Tepki Göstermeleri Ge..
İçişleri Bakanı Çiftçi, Doğu ve Güneydoğu'da 2 bin 63 Yol Kontrol Noktasının Kaldırıl..