Çin üretimi savaş uçakları, 2025 yılında Pakistan ve Hindistan arasında yaşanan gerilimde gündeme gelmiş ve birden fazla ülkenin bu uçaklara ilgi gösterdiği konuşulmuştu. Geçtiğimiz aylarda gizliliği kaldırılan ve ABD Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan bir rapora göre Çin, bu alandaki nüfuzunu her geçen gün artırıyor ve savaş uçağı pazarında da ABD’nin önemli rakiplerinden biri hâline gelmeye başladı.
Raporda, Çin'in son dönemlerde “yenilikçi kuyruksuz tasarım özelliklerine sahip iki gizli uçağın” tanıtımına vurgu yapılıyor. Bu uçakların daha önce basında kendine yer bulduğu, gayriresmî olarak J-36 ve J-XDS olarak adlandırıldığı biliniyor. Aynı raporda dikkat çekilen bir diğer savaş uçağı ise beşinci nesil olarak ifade edilen, kara konuşlu J-35A uçağı. Bunlara ek olarak Çin’in uçak gemilerinde kullandığı J-15D elektronik harp uçakları ve temelde bir kargo uçağı olan Y-20B’nin havadan erken uyarı ve kontrol uçağı versiyonlarının “gelişmiş gizli uçakları tespit etmek için tasarlandığı” ifadeleri kullanılıyor.
Pentagon tarafından hazırlanan raporda, Çin’in 2035 yılına kadar altı uçak gemisi üretmeyi hedeflediği ve böylece toplamda dokuz uçak gemisine sahip olacağı belirtiliyor. Çin’in üçüncü uçak gemisi olan Fujian’ın, mayıs ayından bu yana deniz denemelerine başladığı biliniyor. Son bilgilere göre nükleer tahrik sistemini kullanması beklenen dördüncü uçak gemisi için de çalışmalar devam ediyor. Mevcut inşa projelerinin aksamadığı bir senaryoda, Çin’in uçak gemisi filosu ile ABD Donanması’nın aktif 11 nükleer enerjili uçak gemisi arasındaki farkın hızlı bir şekilde kapanacağı ifade ediliyor.
Çin’in ürettiği savaş uçaklarına birden fazla ülkenin ilgi duyduğu vurgulanan raporda, beşinci nesil olduğu ifade edilen J-35 uçaklarının ihraç versiyonu olan FC-31 uçakları ve 2025 yılında Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan hava çatışmalarında Fransa üretimi Rafale jetlerini düşüren J-10 uçaklarına dikkat çekildi. Bu uçaklara ek olarak Çin ordusunun envanterinde bulunmayan ancak Pakistan-Çin ortak yapımı olan JF-17 uçaklarının da ihraç potansiyeline dikkat çekildi. Pentagon raporunda yer alan bilgilere göre Mayıs 2025 itibarıyla FC-31 uçakları için herhangi bir satış yapılmadı. Ancak hâlihazırda bir J-10 kullanıcısı olan Pakistan’ın bu uçakları almak konusunda oldukça istekli olduğu biliniyor. Pakistan, daha önce de FC-31 tedariğine ilişkin resmi bir açıklama yapmıştı. Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin de bu uçaklarla ilgilenen potansiyel müşteriler olduğu bilgisine yer verildi.
Kasım ayında yapılan haberlerde ise ABD Başkanı Trump’ın Suudi Arabistan’a 48 adet F-35A satmayı değerlendirdiği iddia edilmişti. ABD’nin daha önce Birleşik Arap Emirlikleri’ne de F-35 satmayı değerlendirdiği, ancak daha sonraki süreçte olası satışa ilişkin endişeler sebebiyle böyle bir satışın gerçekleşmediği biliniyor. Washington’un, İsrail ile stratejik dengeyi bozma korkusuyla Ortadoğu’daki ülkelere F-35 ihraç etmeye isteksiz olduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre ABD’nin bu isteksizliğine karşılık Pekin, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne FC-31’i F-35’in alternatifi olarak sunuyor.
Çok sayıda ülkenin özellikle J-10 uçağına ilgi gösterdiği ifade ediliyor. Bunlar arasında en dikkat çekenler ise Mısır, Endonezya, İran ve Bangladeş gibi ülkeler. Adı geçen ülkelerin tamamının hava kuvvetleri için yeni arayışlar içinde olduğu belirtiliyor. Bu ülkeler arasında potansiyeli en yüksek müşterinin İran olduğu ifade ediliyor.
Çin’in insanlı savaş uçaklarına ek olarak birçok ülkeye insansız hava aracı da teklif ettiği belirtiliyor. Bu hamlelerin, daha küçük ülkeleri bile en yeni operasyon konseptlerine ve hava gücü yeteneklerine ulaştırabileceği ifade ediliyor.
Özellikle Afrika’daki birçok gelişmekte olan ülkenin, Batı sistemlerine kıyasla daha ucuz olmaları nedeniyle Çin’in silah sistemlerini satın almaya yöneldiği belirtiliyor. Pekin’in esnek ödeme seçenekleri sunma konusunda da çoğu Batı ülkesine göre daha istekli olduğu vurgulanıyor. Batı ülkelerinin ambargo tehditlerinden çekinen ülkelerin, bu konuda daha esnek davranılması sebebiyle Çin’e yönelmesinin de önemli bir etken olduğu ifade ediliyor.
Kaynak: Milliyet
Diğer İçerikler