Dünyada Yükselen Tehditler Karşısında Müslüman Ülkeler Askeri İttifak Çalışmalarını Hızlandırdı

Katar’ın eski başbakanı Hamad bin Jassim bin Jaber Al Thani, değişen bölgesel ve küresel dengeler karşısında Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ı kapsayan dört ülkeli stratejik bir savunma ittifakının kurulması çağrısında bulundu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

X platformunda yayımladığı açıklamada Katar’ın eski başbakanı Al Thani, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında Eylül 2025’te imzalanan ortak stratejik savunma anlaşmasının — ilerleyen aşamada Türkiye’nin de katılımına açık olduğu belirtilen — önemli bir adım olduğunu ifade etti. Bu anlaşmanın, Arap ve Müslüman bileşenleri de kapsayacak şekilde bölgenin korunması ve istikrarının güçlendirilmesi açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Al Thani, böyle bir oluşumu mevcut koşullarda “acil bir ihtiyaç” olarak nitelendirdi.

Al Thani’ye göre, Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır’ı bir araya getirecek bir ittifakın kurulması uzun süredir gündemde olan ve hâlen geçerliliğini koruyan stratejik bir zorunluluk. Bu tür bir yapının, özellikle Batılı ittifak ülkelerinin, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, politikalarında yaşanan hızlı değişimlere karşı ortak çıkarların korunmasını ve kolektif gücün artırılmasını sağlayacağını dile getirdi.

Körfez ülkelerinin de gecikmeden bu tür bir ittifaka katılmasının kendi çıkarlarına olacağını belirten Al Thani, özellikle coğrafi ve askeri kapasite bakımından daha küçük devletler için kolektif güvenlik düzenlemelerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Öte yandan Al Thani, önerilen ittifakın İran’a karşı düşmanca bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, İran’ı “büyük bir Müslüman ülke” olarak tanımladı. Bunun yerine, dengeli bölgesel yaklaşımlara dayanan kapsayıcı bir çerçevenin inşa edilmesi çağrısında bulundu.

İttifakın kalıcı ve etkili olabilmesi için “sağlam ilkeler ve güçlü temeller” üzerine oturtulması gerektiğini belirten Al Thani, 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgalinin ardından aceleyle ilan edilen Şam Bildirisi’nin eksikliklerinin tekrar edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Al Thani’ye göre, kurulması öngörülen ittifak yalnızca askeri boyutla sınırlı kalmamalı; ekonomik ve siyasi alanları da kapsayan bütüncül bir stratejiye dayanmalı. Bu yapının, yalnızca kriz dönemlerinde değil, sürekli ve güvenilir bir bölgesel blok olarak tüm üye ülkelerin ortak çıkarlarına hizmet edecek net stratejik hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA