Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Ali El-Karadaği "İslami Birleşmiş Milletler" Kurulmasını Teklif Etti

Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, İstanbul'da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nda, uluslararası barış ve güvenliğe katkı sağlamak amacıyla "İslami bir Birleşmiş Milletler" kurulmasını önerdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından "Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler" temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nda konuştu. 

Beş kıta ve 60 ülkeden katılımın sağlandığı sempozyumda konuşan Karadaği, dünyanın insani, inanç, ahlak ve fıtri krizlerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, sorunların yalnızca Müslümanların değil bütün insanlığın ortak sorunu olduğunu ifade etti. 

Karadaği, "Bu konferansta sadece İslam ümmetinin sorunlarına değil, bütün insanlığın sorunlarına çözüm aramalıyız. Çünkü dünya artık küçük bir köy haline geldi ve sorunlarımız ortaktır, dolayısıyla çözümlerimiz de ortak olmalıdır." dedi. 

İslam ümmetinin Kur'an ve sünnete dayalı fikri birlik doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirten Karadaği, bu anlayışın medeniyet, bilim, üretim, yenilik ve yaratıcılığı da kapsaması gerektiğini söyledi. 

Karadaği, uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına katkı sunacak "İslami bir Birleşmiş Milletler" kurulmasını önerdi. Birleşmiş Milletler sistemini eleştiren Karadaği, "Bugünkü Birleşmiş Milletler sistemi, beş ülkenin veto hakkına sahip olması nedeniyle temelde ırkçı bir anlayış üzerine kurulmuştur." ifadelerini kullandı. 

Bu tür projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi amacıyla alimler ve hukukçuların yer aldığı bir komite veya yapı oluşturulmasını isteyen Karadaği, "Bu projeleri açıklayacak, geliştirecek ve hayata geçirecek bir komite veya yapı oluşturmalıyız. Bu yapıda alimler ve hukukçular yer almalıdır." diye konuştu. 

Gazze'deki duruma da değinen Karadaği, uluslararası toplumun saldırıları durdurmakta yetersiz kaldığını belirterek, "Gazze'ye baktığımızda, dünyanın sessizliğini gördüğümüzde bunun için başka bir delile ihtiyacımız yok. Adaletsizlik bütün sınırları aşmıştır." dedi. 

Suriye başmüftüsü Usame er-Rıfai ise Bediüzzaman Said Nursi'nin İslam'ın inanç, ahlak ve değerlerinin korunmasındaki rolüne dikkati çekti. 

Rıfai, son iki yüzyılda Batı öncülüğündeki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin din, inanç, ahlak ve değerlere yönelik olumsuz etkileri beraberinde getirdiğini savunarak, "Son iki asırda Batı'nın öncülüğündeki büyük medeniyet, bilim ve uygulamalı bilim sıçramaları, dinimize, inancımıza, ahlakımıza ve bağlılığımıza yönelik olumsuz etkileri de beraberinde getirdi." ifadelerini kullandı. 

Müslüman ülkeler, dini ve kültürel kurumlar ile alimlerin işbirliği yapması gerektiğini belirten Rıfai, genç nesillerin korunması için eğitim müfredatları hazırlanması çağrısında bulundu. 

Suriye'deki gelişmelere de değinen Rıfai, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk hükümeti ve Türk halkına teşekkür ederek, "Suriye'nin eski rejimden kurtulması ve yeniden inşa edilmesi sürecinde Türkiye'nin desteğini gördük." dedi. 

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılış programı Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Akademik oturumlar 5-6 Ekim'de İstanbul'da devam edecek. 

Kaynak: Haber7

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA