Devlet Bahçeli: “ABD’nin 50 Parçaya Bölüneceği Günler Uzak Değildir”

ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarını sert bir dille eleştiren Bahçeli, Trump’ın yaklaşımını küresel çeteleşmenin açık bir savunusu olarak nitelendirdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında iç ve dış politikaya ilişkin son derece kapsamlı ve sert mesajlar verdi. Bahçeli’nin konuşmasında küresel düzenin çözülmesi, ABD’nin izlediği dış politika, Orta Doğu’daki çatışmalar, İran’daki gelişmeler, Suriye sahası, PKK-YPG meselesi, DEM Parti’ye yönelik uyarılar ve Türk-Kürt kardeşliği geniş yer tuttu.

Fikirlerin Kanatları Vardır, Engellenemez

Konuşmasının başlangıcında siyaset ve basiret kavramı üzerinde duran Bahçeli, basiret yoksunluğunun devletleri ve toplumları büyük felaketlere sürükleyebileceğini söyledi. Siyasetin yalnızca görünenle sınırlı olmadığını vurgulayan Bahçeli, olayların arka planını okuyabilmenin ve saklı gerçekleri sezgiyle ya da bilgiyle kavrayabilmenin hayati önem taşıdığını ifade etti. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın yaklaşımının da bu olduğunu belirten Bahçeli, fikrin hayatın ve siyasetin özü olduğunu, doğru fikrin önünde hiçbir engelin duramayacağını dile getirdi.

Kurdun Dünyası Başka, Sırtlanın Dünyası Bambaşkadır

Bahçeli, mücadele ve ahlak ilişkisine dikkat çektiği bölümde, haklı davaların hiçbir zaman kolay yollardan geçmediğini söyledi. Pakistanlı düşünür Muhammed İkbal’den ve Bahtiyar Vahapzade’den alıntılar yapan Bahçeli, bireysel çıkarların değil “biz” anlayışının esas alınması gerektiğini vurguladı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin temel hedefinin benlerden oluşan büyük bir topluluğu ortak değerler etrafında birleştirmek olduğunu ifade etti.

İnsanlık tarihine dair değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, insanlığın iki temel sorunu çözemediğini söyledi. Bunlardan birincisinin birlikte yaşama sorunu, ikincisinin ise ahlaki ve bağlayıcı kurallara dayalı bir uluslararası düzen kurulamaması olduğunu belirtti. İsveç merkezli Uppsala Çatışma Verileri Programı’nın verilerine atıf yapan Bahçeli, dünyada orta ve büyük ölçekli çatışma ve savaş sayısının 185’e ulaştığını, yaklaşık 5 milyar insanın doğrudan ya da dolaylı olarak bu çatışma ortamlarından etkilendiğini ifade etti.

Trump’ın Savunduğu Küresel Çeteleşmedir

ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarını sert bir dille eleştiren Bahçeli, Trump’ın yaklaşımını küresel çeteleşmenin açık bir savunusu olarak nitelendirdi. Devletin hukuka uymadığı noktada çetelerden farkının kalmayacağını söyleyen Bahçeli, ABD’nin küresel kurum ve kuruluşlardan çekilerek dünyayı ateşe sürdüğünü ileri sürdü. Ona göre demokrasi, insan hakları ve özgürlükler emperyalist çıkarların saldırısı altında büyük bir tahribata uğramış durumdadır.

Venezuela Bir Testtir, Sırada Grönland Vardır

Bahçeli, Venezuela üzerinden yürütülen politikaların yalnızca bir ülkeyi hedef almadığını, küresel ölçekte tepkileri ölçmeye yönelik bir test niteliği taşıdığını savundu. ABD’nin bu süreçte Danimarka’ya bağlı Grönland’ı da hedef tahtasına koyduğunu söyleyen Bahçeli, bir NATO üyesinin başka bir NATO üyesinin toprağı üzerinde hak iddia etmesinin ittifakın ahlaki ve hukuki temelini sorgulanır hale getirdiğini ifade etti.

Gerçek Hasta Adam ABD’dir

Konuşmasında tarihsel bir göndermede bulunan Bahçeli, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti için kullanılan “hasta adam” tanımının bugün ABD için geçerli olduğunu söyledi. Amerikan toplumunun içeriden çürüdüğünü, sosyal ve siyasal bütünlüğünü kaybettiğini ileri süren Bahçeli, ABD’nin gelecekte ciddi bir parçalanma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve 50 parçaya bölünmesinin uzak bir ihtimal olmadığını dile getirdi.

Mazlum Abdi İsrail Ajanıdır

Suriye ve terörle mücadele konusuna değinen Bahçeli, SDG-YPG’nin elebaşı konumundaki Mazlum Abdi’yi hedef aldı. Bahçeli, Mazlum Abdi’nin İsrail’in kuklası ve ajanı olduğunu söyledi. YPG’nin sahada attığı adımların Suriye’nin bütünlüğünü hedef aldığını belirten Bahçeli, bu yapının dış güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini savundu.

Türk-Kürt Kader Ortağıdır

İç siyasete ilişkin değerlendirmelerinde DEM Parti’ye de seslenen Bahçeli, kullanılan dilin ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerektiğini vurguladı. Türkler ile Kürtlerin tarih boyunca kader ortağı olduğunu ifade eden Bahçeli, “Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı Türk’e haramdır” sözleriyle etnik ayrışmaya karşı net bir duruş sergiledi.

YPG, PKK’nın Kurucu Önderini Dinlemiyor

Bahçeli, PKK’nın örgütsel varlığının sona erdiğini ve silah bırakıldığını belirterek, bu örgütün uzantısı olan YPG ve SDG’nin de aynı sürece dahil olması gerektiğini söyledi. İmralı’dan yapılan 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını ifade eden Bahçeli, YPG’nin bu çağrıyı dikkate almamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

İran’ın Toprak Bütünlüğü Hayati Önemdedir

Konuşmasının son bölümünde İran’daki gelişmelere geniş yer ayıran Bahçeli, ekonomik kriz sonrası başlayan protestoların yalnızca görünen yüz olduğunu söyledi. İran’a yönelik çok aktörlü istihbarat faaliyetleri ve provokasyonlara dikkat çeken Bahçeli, İran’ın toprak bütünlüğü ve iç istikrarının Türkiye ve bölge ülkeleri açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. İran’daki olaylar ile Gezi Parkı süreci arasındaki benzerliklere işaret eden Bahçeli, Orta Doğu’nun etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmek istendiğini savundu.

Bahçeli, konuşmasını Türkiye’nin çok kutuplu dünyada adalet, denge ve hakkaniyet temelinde güçlü bir aktör olması gerektiğini vurgulayarak tamamladı ve Türkiye’nin tarihsel sorumluluğuna dikkat çekti.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA