Euronews’te yayınlanan raporda, savaşta, dini sembollerin nasıl kullanıldığı ve doğrudan askeri boyutun ötesinde daha geniş sembolik düzeylerde savaş anlatılarında nasıl kullanıldığı ele alındı.
Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:
İranlı yetkililer savaş bağlamında sık sık dini metinlere başvurdu
Dini sembollerin kullanımı Tahran'ın söyleminde, örneğin resmi açıklamalarda veya kullanılan silahların ve diğerlerinin isimlendirilmesinde açıkça görülmekte.
İranlı yetkililer savaş bağlamında sık sık dini metinlere başvurarak çatışmayı siyasi boyutun ötesine geçip Müslümanların duygularına hitap eden daha geniş bir ideolojik ufka uzanan bir anlatı çerçevesinde çerçevelemeye çalışıyor.
Örneğin, bu savaş sırasında bir ABD-İsrail saldırısında öldürülen İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi eski başkanı Ali Laricani, aralarında İmam Hüseyin'e atfedilen bir sözün de bulunduğu dini alıntılar içeren broşürler dağıtmıştı: "Ölümü mutluluktan başka bir şey olarak görmüyorum, zalimlerle yaşamayı ise sefaletten başka bir şey olarak görmüyorum" ifadesinin de yer aldığı dini alıntıların bulunduğu broşürler, İran'ın önde gelen isimleri hakkında bilgi verenlere verilecek ödüllerle ilgili bir postere iliştirilmişti.
Beyaz Saray’da ayin
Beyaz Saray'da ise dikkat çekici anlar yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın etrafı bir dizi dini lider tarafından sarıldı, bazıları kamuoyu önünde ellerini omzuna koydu ve dualar yoğunlaştı.
Kutsal Hafta boyunca- İsa'nın çarmıha gerilmeden önceki son günlerini anımsatan Hristiyan inancına göre, Beyaz Saray ruhani nitelikte bir kutlama için dini heyetleri kabul etti. Dijital platformlarda Trump yönetiminin YouTube kanalında yayınlanan ve daha sonra silinen bir video klipte Evanjelik bir papazın dua okuduğu görülüyordu: "Baba, Donald Trump'ı sen yetiştirdin, onu böyle bir an için hazırladın ve ona zafer vermen için dua ediyoruz, Baba." Klip, silinmeden önce sosyal medyada geniş çaplı eleştirilere yol açtı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın dini danışmanı Paula White Cane, Beyaz Saray'da düzenlenen bir Paskalya etkinliğinde, Trump'ın hayat yolunu İsa Mesih'in dini hikayelerine benzetti.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ise bir basın toplantısı sırasında Körfez'de görev yapan ABD askerleri için "İsa Mesih adına" dua edilmesi çağrısında bulunmuş, bu da bakanın ordu içindeki dini çeşitliliği göz ardı ettiği eleştirilerine yol açmıştı.
Sık sık İncil'den yaptığı alıntılarla tanınan Hegseth, CBS'ye verdiği demeçte ayrıca "Armageddon'a hazırlanmak için nükleer kapasite elde etmeye çalışan aşırı dincilere" karşı savaştığını söyledi. Bu da İncil'de anlatılan, kıyamet öncesinde iyi ve kötü arasında gerçekleşecek son savaşa bir gönderme.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in vücudundaki dövmeler, özellikle “Deus Vult” (Latince “Tanrı böyle istiyor”) ifadesi daha önce çevresinde yoğun eleştirilere neden oldu. Bu ifade, tarihsel olarak Orta Çağ’daki Haçlı Seferleri sırasında savaşçıların kullandığı bir slogan olarak değerlendiriliyor.
Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, Hegseth’in sağ kolunda Arapça كافر (“kafir”) yazılı bir dövmenin yer aldığı görülüyor. Arapça kelime bazı çevrelerce “inançsız” anlamına gelirken, eleştirmenler bu durumun İslam dünyasında rahatsızlık yarattığını belirtiyor. Aynı zamanda dövmenin hemen yanında Orta Çağ’a referansla kabul edilen “Deus Vult” ifadesi de yer alıyor.
“Deus Vult” ifadesi tarihsel kaynaklarda Haçlı Seferleri’nin başlangıç parolası olarak geçiyor ve bugün bazı radikal gruplar tarafından da kullanılabiliyor.
İsrail İran’ı Amalek'lilerle karşılaştırdı
İran'a karşı savaşın başlangıcından bu yana İsrail, askeri harekâtının adını Yahudi dini geleneğinde derin sembolik çağrışımlar taşıyan bir seçimle "Yahuda Kalkanı" yerine "Aslan Kükremesi" olarak değiştirdi.
Başbakan Benjamin Netanyahu, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana söyleminde Eski Ahit'e yaptığı atıfları yoğunlaştırdı ve çatışmayı çerçevelemek için dini sembollere başvurdu. Örneğin Hamursuz Bayramı'ndan hemen önce İran'a karşı yürütülen savaşı İsrailoğullarının Firavun'dan kurtuluş öyküsüne benzetti.
Daha önce Tevrat'a atıfta bulunarak İran'ı İncil'deki eski bir düşman olan ve Yahudi geleneğinde "mutlak kötü" olarak bilinen Amalek'lilerle karşılaştırmıştı.
Dikkat çeken bir başka olayda ise Washington'un Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee, Şubat ayında muhafazakâr Amerikalı yorumcu Tucker Carlson'a verdiği bir röportajda İsrail'in "Ortadoğu'nun çoğunu" ele geçirmesinin "sorun olmadığını" çünkü bunun İncil'de kendisine vaat edildiğini söyledi.
Diğer İçerikler