Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Suriye'nin başkenti Şam'da önce mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi, ardından Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara tarafından kabul edildi. Fidan'ın ziyareti kapsamında Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de görüştüğü bildirildi. Fidan, Şam Havalimanı'nda Şeybani tarafından karşılanmış, karşılamada Türkiye'nin Şam Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Nuh Yılmaz da hazır bulunmuştu.
Fidan ve Şeybani, ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Şeybani, Türkiye'nin Suriye'nin yeniden inşa sürecindeki öncülüğünün "Suriyelilerin ulusal hafızasında daima yerini koruyacağını" belirterek, Şam ile Ankara arasındaki ilişkilerin diğer tüm ikili ilişkileri geride bırakacak bir ivme kazandığını söyledi. Görüşmelerin, iki ülke arasındaki Yüksek Stratejik İşbirliği Komitesi'nin yeniden etkinleştirilmesi üzerine yoğunlaştığını belirten Şeybani, Suriye'nin tek bir ulusal ordu kurulması, silahların meşru devlet kurumlarının elinde toplanması ve ülkenin kuzeydoğusunun tamamen Suriye'ye ait bir süreçle ulusal bütünlüğe yeniden kazandırılması yönünde kararlı adımlarla ilerlediğini vurguladı.
Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 18 Ağustos'ta düzenlenen İsrail saldırısına da değinen Şeybani, saldırının doğrudan askeri boyutunun ötesinde anlamlar taşıdığını, Suriye devletinin yeniden inşa sürecini hedef alan yıkıcı bir mesaj niteliğinde olduğunu söyledi. Saldırının Suriye-Türkiye yakınlaşmasını engelleme çabasını ve bölgeyi zayıflık ile bölünmüşlük içinde tutma yönünde açık bir arzuyu yansıttığını belirten Şeybani, Suriye'nin bu tırmandırma karşısındaki tutumunun "sabit ve kararlı" olduğunu vurguladı.
Fidan da basın toplantısında İsrail'e sert eleştiriler yöneltti: "Suriye'nin istikrarsızlaştırılması için gayret gösteren bir aktör var. O aktörün adını da biliyorsunuz: İsrail. İsrail'in izlediği politikalar, olumlu gidişatın önündeki en ciddi engeli teşkil etmekte. Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik gerçekleştirilen saldırı bunun en son örneklerinden biridir." İsrail'in Suriye'nin askeri kapasitesini sistematik biçimde hedef alarak DEAŞ gibi terör örgütlerine dolaylı destek verdiğini öne süren Fidan, Suriye'nin kendi topraklarında güvenliği sağlaması ve terörizmle mücadele etmesinin ülkenin egemenlik hakkı olduğunu vurguladı.
Şam yönetimiyle ilişkilerin özellikle Aralık 2024'ten bu yana büyük ivme kazandığını belirten Fidan, YPG/SDG'nin kendini feshetme kararının sahada da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın gelecekte Suriye'yi ziyaret etmeyi planladığını, bu ziyaretin şartlarının oluşturulmaya çalışıldığını ve kendisinin de bu kapsamda Yüksek Planlama Grubu'nun çalışmalarını gözden geçirdiğini açıkladı.
Basın toplantısında, Suriye'de Türkçenin seçmeli ders kategorisinden çıkarılıp yerine Fransızcanın getirildiği yönünde son günlerde kamuoyuna yansıyan iddialara da değinildi. Fidan, konunun Şeybani ile görüşüldüğünü belirterek, "Özellikle son günlerde yanlış anlaşılan, kamuoyuna farklı şekilde yansıyan Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer alması konusunda, bu konuda herhangi bir sıkıntı olmadığını kendileri bize ilettiler." dedi. Türkçenin müfredattaki seçmeli ders statüsünde bir değişiklik olmadığı açıklandı. Şeybani de Fidan ve beraberindeki heyeti Şam'da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, ağustos ayında Ankara'da yapılan görüşmelerin üzerinden yalnızca birkaç gün geçmiş olmasına rağmen iki ülke arasındaki ortaklığın ivmesinin bu ziyaretle bir kez daha ortaya konduğunu söyledi.
Fidan'ın 13-14 Eylül tarihlerindeki Suriye ziyareti, iki ülke arasında Aralık 2024'ten bu yana çeşitli alanlarda tesis edilen yakın iş birliğinin bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Kaynak:TRT Haber, Haber7
Diğer İçerikler