Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev: Türkiye Söz Konusu Olduğunda Bu Bizim İçin Müzakere Meselesi Değildir, Kardeşlik Görevimizdir

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, İsrail’in Türkiye’yi kışkırtma amaçlı sözde Ermeni soykırımını tanıma girişimini Bakü'nün doğrudan müdahalesiyle nasıl boşa çıkardıklarını açıkladı. Türkiye’nin Azerbaycan dış politikasındaki bir numaralı konu ve kırmızı çizgi olduğunu belirten Hacıyev; İsrail ilişkilerinden SOCAR iddialarına, İran sınırındaki dengelerden Ermenistan ile yürütülen barış sürecine kadar gündeme dair kritik değerlendirmelerde bulundu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Türkiye Azerbaycan Dostluk ve İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ile Kültürlerarası Ağ Derneği tarafından düzenlenen "Barışın Coğrafyası Karabağ" programında gazetecilerle bir araya gelen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, iki ülke arasındaki sarsılmaz bağları vurguladı. Azerbaycan’ın iç ve dış politikasında bir numaralı konunun Türkiye olduğunu belirten Hacıyev, Ankara'nın çıkarlarını korumanın kendileri için bir müzakere konusu değil, temel bir ilke olduğunu söyledi.

İsrail’de gündeme getirilen sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı derhal devreye girdiklerini belirten Hacıyev, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in talimatıyla Ankara ile önceden konuşmaya dahi gerek duymadan harekete geçtiklerini ifade etti. "Bir millet, iki devlet" ilkesi ve Şuşa Beyannamesi'nin felsefesi gereği masada Türkiye'nin olmadığı yerde Azerbaycan'ın var olduğunu hatırlatan Hacıyev, İsrail tarafına ilettikleri uyarıyı şu sözlerle aktardı:

"Yaptığınız iş doğru değil. Eğer bu konuyla Türkiye’yi rahatsız edeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Türkiye için bu mesele artık eski bir propaganda konusudur. Bu adımla Türkiye-İsrail ilişkilerine ve Azerbaycan kamuoyundaki imajınıza zarar verirsiniz. Sonuçta size hiçbir şey kazandırmayacak, bunu geri çekmeniz daha akıllıca olur."

Hacıyev, İsrail yönetiminin bu uyarının ardından geri adım attığını belirterek, "Bu bizim borcumuzdur. Bunun için teşekkür beklemeyiz; bu bizim kardeşlik görevimizdir" dedi.

Filistin Tutumu, SOCAR İddiaları ve Bölgesel Dengeler

Azerbaycan’ın Filistin konusundaki duruşuna ilişkin yürütülen spekülasyonlara da yanıt veren Hacıyev, Doğu Kudüs merkezli bağımsız bir Filistin devletini öngören iki devletli çözümü desteklediklerini yineledi. Bakü'nün Ramallah'ta diplomatik temsilciliği bulunduğunu ve Filistin Başbakanı ile yapılan görüşmelerdeki talepleri İsrail tarafına bizzat ilettiklerini kaydetti.

Türkiye’de SOCAR’a yönelik sosyal medyada yürütülen karalama kampanyalarına tepki gösteren Hacıyev, şirketin Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak gururu olduğunu vurguladı. SOCAR’ın Türkiye’ye 20 milyar dolarlık yatırım yaptığını ve enerji güvenliğinde kritik rol oynadığını belirten Hacıyev, "SOCAR’ın soykırımda eli varmış gibi yapılan haberler ve İsrail’in tüm petrolünü sağladığı yönündeki iddialar kirli bir propagandadır. Bu propagandayı yapanlar Türkiye ve Azerbaycan’ın düşmanlarıdır" ifadelerini kullandı.

Bölgedeki jeopolitik risklere değinen Hacıyev, Bakü’nün hemen güneyinde İran, ABD ve İsrail gerilimi yaşanırken kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğüne dikkat çekti. İran’ı kardeş ülke olarak gördüklerini ve Aras Nehri’nin diğer yakasında soydaşların yaşadığını belirten Hacıyev, Azerbaycan topraklarının Mossad veya başka unsurlarca İran’a karşı kullandırıldığı iddialarını kesin bir dille yalanladı: "Kendi topraklarımızdan bir komşumuza müdahaleye asla izin vermeyiz. Kaldı ki İsrail’den buraya askeri bir unsurun gelmesi teknik olarak da imkânsızdır; Türkiye de Azerbaycan da buna geçit vermez."

Ermenistan ile Barış ve "Trump Koridoru"

Ermenistan ile yürütülen barış görüşmelerinde artık ciddi bir engel kalmadığını ifade eden Hacıyev, Erivan yönetiminin işgal politikalarının kendilerini esir aldığını fark ettiğini ve "gerçek Ermenistan" konseptini kabul ettiğini belirtti. İki yıl gibi kısa bir sürede barış anlaşması metninin paraflanıp kesinleştirildiğini bildiren Hacıyev, Ermenistan’ın yeni anayasayı kabul etmesinin ardından sürecin nihai imzalarla tamamlanacağını duyurdu.

Zengezur Koridoru’nun yeni jeopolitik gerçekliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Hacıyev, ABD ile Ermenistan arasındaki mutabakat çerçevesinde "Trump Koridoru" olarak adlandırılan güzergaha ilişkin fizibilite çalışmalarının bu yaz tamamlanacağını açıkladı. Bölgesel altyapı projelerinin Tiflis ve Bakü-Tiflis-Kars hattı üzerinden zaten işlediğini belirten Hacıyev, Ermenistan’ın da barışçıl bir tutumla bu transit ağlara katılabileceğini i fade etti.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA