Avrupa Birliği’nin işgal altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren bazı Yahudi yerleşimci örgütler ve liderlere yaptırım uygulama kararı, İsrail’de sert tepkilere yol açtı. İsrail hükümeti içindeki sağcı çevreler ile hükümete yakın düşünce kuruluşları, Brüksel’in kararına karşı atılabilecek adımları değerlendirmeye başladı.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, masadaki en dikkat çekici önerilerden biri Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik diplomatik faaliyet yürüten Avrupa ülkelerine ait konsoloslukların kapatılması oldu.
Kudüs'teki Avrupa Konsoloslukları Hedefte
İsrail’de etkili sağcı düşünce kuruluşlarından Kohelet Politika Forumu, Doğu Kudüs’te faaliyet gösteren Avrupa ülkelerine ait konsoloslukların kapatılması çağrısında bulundu.
Kuruluşun hazırladığı değerlendirmede, Fransa, İspanya, İtalya, Belçika, İsveç, Yunanistan, Birleşik Krallık, Türkiye ve Vatikan’ın Kudüs’teki diplomatik temsilciliklerinin Filistin Yönetimi ile çalıştığı ve Kudüs üzerindeki İsrail egemenliğini tanımadığı öne sürüldü.
Kohelet’e göre bu temsilciliklerin faaliyetleri İsrail’in egemenlik anlayışıyla çelişiyor ve Avrupa’ya karşı verilecek en güçlü siyasi mesajlardan biri söz konusu konsoloslukların kapatılması olabilir.
Avrupa Fonlarına ve Sivil Topluma Yeni Kısıtlamalar Gündemde
İsrailli hukukçu ve Kohelet Politika Forumu araştırmacısı Avraham Shalev, Avrupa Birliği'nin İsrail karşıtı politikalarının karşılıksız bırakılmaması gerektiğini savundu.
Shalev, Avrupa kaynaklı fonlardan yararlanan İsrail merkezli siyasi dernek ve kuruluşlara yönelik yeni vergi yükümlülükleri getirilmesini, bu fonların vergi avantajlarının kaldırılmasını ve Avrupa destekli projelerin daha sıkı denetlenmesini önerdi.
Ayrıca İsrail Sivil İdaresi'nin, Avrupa Birliği finansmanıyla inşa edildiği belirtilen ruhsatsız yapılara yönelik kapsamlı yıkım operasyonları başlatması da öneriler arasında yer aldı.
Yerleşimcilere Bilgi Veren İsraillilere Yaptırım Talebi
Kohelet Politika Forumu, Batı Şeria’daki yerleşimci saldırıları hakkında Avrupa kurumlarına bilgi aktaran İsrail vatandaşlarını da hedef aldı.
Kuruluş, yerleşimcilere yönelik yaptırım kararlarının alınmasında bu kişilerin rol oynadığını savunarak, söz konusu kişilere karşı yaptırım uygulanmasını ve mevcut boykot yasalarının genişletilmesini talep etti.
Öneriler arasında, İsrail vatandaşlarına yönelik uluslararası yaptırım çağrılarının yasaklanması ve bu çağrılar nedeniyle zarar gördüğünü iddia eden kişilere tazminat hakkı tanınması da bulunuyor.
AB'nin Hedefindeki Yerleşimci Kuruluşlar
İsrail basınında yer alan değerlendirmelere göre Avrupa Birliği’nin yaptırım listesinde yer alabilecek kuruluşlar arasında Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in kurduğu Regavim, Batı Şeria ve Gazze’de yeni yerleşim projelerini savunan Nachala hareketi ile lideri Daniella Weiss ve uzun yıllardır yerleşim faaliyetleri yürüten Amana örgütü bulunuyor.
İsrail Avrupa Mahkemelerine Gitmeyi Değerlendiriyor
İsrail’deki bazı hukuk çevreleri ise yaptırımlara siyasi karşılık vermenin yanı sıra hukuki mücadele yürütülmesini de savunuyor.
İsrailli hukukçu Sarah Shialom, Avrupa Birliği’nin yaptırım kararlarına karşı AB Genel Mahkemesi’nde dava açılabileceğini belirterek, yaptırım listesine alınan kişi ve kuruluşların isimlerinin listeden çıkarılması için hukuki yolların bulunduğunu söyledi.
Shialom, Avrupa hukuk sisteminde ispat yükünün yaptırıma maruz kalan taraflarda değil, yaptırımı uygulayan kurumlarda olduğunu vurgulayarak, yeterli delil sunulamaması halinde yaptırımların iptal edilebileceğini ve tazminat talep edilebileceğini ifade etti.
Diğer İçerikler