Almanya’da aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi’nin (AfD) Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde elde ettiği başarı, ülkede siyasi tartışmaların gündeme gelmesine sebep oldu. Seçim sonucunun ardından Infratest dimap Enstitüsü tarafından yapılan yaklaşık bin kişinin katıldığı anket halkın önemli bir kesiminin gelişmeden kaygı duyduğunu ortaya koyarken eski Başbakan Angela Merkel sonucu Almanya açısından gerçek bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.
6 Eylül’de gerçekleştirilen eyalet meclisi seçimlerinde AfD yüzde 43,8 oy alarak birinci parti oldu. Ancak parti tek başına hükümet kurabilmesi için gereken çoğunluğa ulaşamadı.
2021 seçimlerine kıyasla CDU, 19,9 puan kaybederek yüzde 17,2 oyla ikinci sırada kalırken, Sosyal Demokrat Parti yüzde 9,3 oy ile üçüncü oldu. BSW ise yüzde 5,3 oy alarak eyalet meclisine girdi.
Seçimin ardından ARD’de yayımlanan ankete göre katılımcıların yüzde 64’ü seçim sonucundan kaygılanırken yüzde 24’lük kesimin memnun olduğu görüldü.
Bununla birlikte kamuoyunun AfD’nin siyasi sistem içerisindeki konumuna ilişkin görüşleri tamamen aynı yönde değil. Ankete katılanların yüzde 51’i diğer partilerin AfD’yi siyasi çalışmalara daha fazla dahil etmesini destekliyor.
AfD’nin başbakan adayı Ulrich Siegmund’un eyalet meclisinde başbakan seçilmesine ise yüzde 45’lik kesim olumlu bakarken yüzde 48’i karşı çıkıyor.
Eski Alman Şansölyesi Merkel: “Kalbim kan ağlıyor”
Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel de seçim sonucuna ilişkin değerlendirmesinde yaşadığı hayal kırıklığını açıkça dile getirdi.
Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) üyesi Merkel, katıldığı bir etkinlikte AfD'nin seçim başarısını Almanya Federal Cumhuriyeti açısından “gerçek bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi.
Sonucun kendisini şoke ettiğini belirten Merkel, bir CDU üyesi olarak “‘Kalbim kan ağlıyor’” dedi.
Merkel ayrıca demokratik partilere, seçmenlerle doğrudan iletişimi güçlendirme çağrısında bulundu. Özellikle sosyal medyanın önemine dikkat çeken Merkel, AfD’nin TikTok gibi platformlarda geniş kitleye ulaştığını, diğer partilerin bu alanı görmezden gelmemesi gerektiğine vurgu yaptı.
Geleneksel siyasi iletişim yöntemlerinin artık yeterli olmadığını, siyasi partilerin seçmenlere ulaşmak için kullandıkları yöntemleri değiştirmesi gerektiğini dile getirdi.
Diğer İçerikler