Almanya’da sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eş başkanı Tino Chrupalla, Saksonya’da düzenlenen bir toplantıda ülkenin dış politika vizyonuna dair radikal bir çağrıda bulundu. Chrupalla, Almanya’nın uluslararası arenada kendi kararlarını verebilmesi için müttefik birliklerin ve ABD nükleer silahlarının Alman topraklarından çekilme zamanının geldiğini savundu. Yaklaşık 40 bin Amerikan askerine ve Avrupa Komutanlığı karargahı dahil bir düzineden fazla stratejik üsse ev sahipliği yapan ülkede, Chrupalla’nın "Buna ABD birliklerinin çekilmesiyle başlayalım" sözleri geniş yankı buldu.
Bu çıkış, Donald Trump yönetiminin savunma harcamaları nedeniyle NATO müttefiklerini %5’lik kota üzerinden tehdit ettiği ve Almanya’dan asker çekmeyi değerlendirdiği bir döneme denk geldi. Chrupalla, NATO’nun doğrudan ABD çıkarlarına hizmet ettiğini iddia ederek, Almanya’nın yabancı savaşlara, özellikle de mevcut İran çatışmasına sürüklenmemesi gerektiğini vurguladı. İspanya’nın ABD’ye üslerini İran saldırıları için kullandırmama kararını örnek gösteren AfD lideri, "Tam da yapılması gereken bu, İspanya bu savaşa karışmıyor" diyerek Alman hükümetini eleştirdi.
Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’nün ABD tarafından İran’a yönelik operasyonlarda bir koordinasyon merkezi olarak kullanılması, Berlin’de güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi. Muhalefet, Almanya’nın bir misilleme hedefi haline gelmesinden korkarken, Şansölye Friedrich Merz’in tutarsız politikaları eleştiri oklarının hedefi oldu. Geçtiğimiz hafta Trump’ı çatışmayı tırmandırmakla suçlayan Merz ile Washington arasındaki söylemler giderek düşmanca bir hal alırken, iç siyasette dengeler AfD lehine değişmeye başladı.
Pazar günü yayımlanan son anketler, AfD ile Merz’in Hristiyan Demokratlar (CDU) partisinin %26 ile birinciliği paylaştığını gösterdi. Sosyal Demokratlar (SPD) %14 ile tarihi bir düşük seviyeye gerilerken, Yeşiller %12’de kaldı. Hür Demokratlar (FDP) ise %3 ile baraj altında kalarak parlamento dışı kalma riskiyle karşı karşıya. Bu tablo, yerleşik partilerin AfD ile koalisyon kurmama vaatlerini yerine getirmesini zorlaştırırken, federal düzeyde AfD'yi iktidardan uzak tutmak için yönetilmesi güç "üçlü koalisyon" formüllerini zorunlu kılıyor.
AfD, her ne kadar geçmişte Trump yönetimine yakınlık kurmaya çalışsa da, Washington’ın Venezuela ve İran’a yönelik askeri harekatları iki taraf arasındaki mesafeyi açtı. Saksonya-Anhalt eyaletinde salt çoğunluğa yaklaşan AfD’nin bu yükselişi, Almanya’nın transatlantik ilişkilerinde köklü bir kırılma yaşanabileceği sinyalini veriyor.
Diğer İçerikler
Merz’den ABD ve İsrail’in İran Politikalarına Eleştiri: "İsrail ve Amerika'nın Yaptık..
ABD’nin Dolduruşuna Gelerek Kendi Aleyhine Adım Atan Avrupa Geri Adım Atarak Rus Petr..
Rus Tehdidi Gerekçesiyle Polonya’da Görevlendirilen Alman Savaş Uçakları ve Askerleri..