Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek, 25 Şubat 2009'da park halindeki aracında hayatını kaybetmiş halde bulunan ve ölümü kayıtlara "intihar" olarak geçen eski Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile görüştü.
Görüşmede, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının karanlıkta kalmış ve henüz aydınlatılamamış cinayetlerin ortaya çıkarılması amacıyla yürüttüğü çalışmalara değinen Gürlek, ailelerin ilk olay anına ilişkin gözlemlerinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun." ifadelerini kullandı.
Olayın yaşandığı dönemde Behçet Oktay'ın Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) radarında olduğunu vurgulayan Gürlek, "Çok önemli. O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ'nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman, 2009 yılı." dedi.
Gürlek, özellikle 2007-2010 yılları arasındaki olayların ayrıntılı olarak incelendiğini belirterek, "Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay'ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor." ifadelerini kullandı.
Olayla ilgili şüpheli noktaların bulunduğunu belirten Gürlek, olay tarihindeki baz istasyonu kayıtlarının genişletilmiş şekilde incelenmesi, telefon sinyalleri, varsa kamera görüntüleri, irtibatlı kişiler ile ilk müdahaleyi yapan görevlilerin araştırılması gerektiğini söyledi.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında görev yapan personelin profesyonel olduğunu ifade eden Gürlek, "Zaten bu birimi kurma amacımız da özellikle ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var." dedi.
Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kuruluşundan bu yana yürütülen çalışmalar sonucunda 27 dosyada 30 failin tespit edildiğini belirtti.
En küçük ayrıntının dahi değerlendirildiğini vurgulayan Gürlek, "Ama burada özellikle o tarihteki atmosfere bakmak lazım. Yani rahmetlinin öldürüldüğü ya da intihar eyleminin gerçekleştiği tarih 2009 tarihi. O tarihteki Türkiye atmosferine bakmak lazım. Yani burada kimin menfaatine olacak bu eylem. Özellikle biz devlet olarak yanınızdayız, sonuna kadar bu işle mücadele edeceğiz. İnşallah burada karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi." ifadelerini kullandı.
Behçet Oktay'ın kız kardeşi Şule Oktay ise Ergenekon soruşturmaları sürecinde Taraf ve Zaman gazetelerinde ağabeyi hakkında sürekli haberler yapıldığını belirterek, olayın ardından soruşturmanın çok kısa sürede tamamlandığını söyledi.
Şule Oktay, "Gece saat 03.00'te kapımız çaldı, 'Behçet Oktay intihar etti' diye. Saat 04.00'te bizim biletlerimiz alındı. Apar topar uçağa bindirildik. Birinci haftasında yeğenlerim çağırılmış. Soruşturma bitti. Yani dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bizim bilgimize dahi başvurulmadı. 2 adet cep telefonu var bunlara yer verilmedi. Kasasının anahtarı alınmış götürülmüş, telefonla görüşmeler yapılmış. Dosyayı kapattılar." dedi.
"Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı." diyen Şule Oktay, Behçet Oktay'ın her iki elinde de barut artığı bulunduğuna ilişkin kayıtların şüphe uyandırdığını ifade etti.
Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay ise silahtaki mermilerin babasına ait olmadığını belirterek, "Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil." ifadelerini kullandı.
Burak Oktay, lojmandaki komşularının büyük bölümünün daha sonra FETÖ'den firari olduğunu belirterek, "Babamı 'Hizbullah militanı' diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven 'kendisini öldürttü' yorumunu yaptı." dedi.
Şule Oktay ve Burak Oktay, konuyla yakından ilgilenmesi ve kendilerini kabul etmesi dolayısıyla Adalet Bakanı Akın Gürlek'e teşekkür etti.
Diğer İçerikler