ABD yönetimi, gümrük vergilerini stratejik bir pazarlık unsuru olarak kullanarak müttefik ülkelerin sermayesini yerli sanayi ve teknoloji yatırımlarına yönlendiren yeni bir finansman modelini hayata geçiriyor. Son olarak 14 Ekim’de açıklanan karara göre, New York’ta kurulacak iki yeni çip fabrikasının tüm maliyeti Japonya tarafından karşılanacak.
Washington, Japonya’nın 550 milyar dolarlık yatırım taahhüdü kapsamında her birinin maliyeti yaklaşık 10 milyar doları bulan iki dev çip fabrikası New York eyaletinde inşa edilecek. Tesislerin işletmesini ABD merkezli yarı iletken üreticisi GlobalFoundries üstlenecek. ABD hükümeti bu fabrikalara doğrudan ortak olurken, ABD Ticaret Bakanlığı da GlobalFoundries’in %4’lük hissesini devralacak.
Anlaşma, Trump yönetiminin gümrük tarifelerini yalnızca ticaret politikası aracı olarak değil, yabancı sermayeyi ABD’ye yönlendirmek için de kullandığını gösteriyor.
ABD’nin 4 Adımlı Yatırım Yöntemi Nasıl İşliyor?
Analistler, Washington’ın gümrük vergilerini devasa sermaye akışlarına dönüştürme stratejisini dört temel adımda uygulandığını belirtiyor:
Gümrük Vergisi Artışı: ABD ilk aşamada gümrük tarifelerini yükseltiyor. Geçtiğimiz yıl Japon otomobillerine ve diğer Japon mallarına %25 oranında ek gümrük vergisi getirildi.
Pazarlık Süreci: Vergi yükünü azaltmak isteyen ülkelerle masaya oturuluyor. Japonya, gümrük vergisini %15 seviyesine çekebilmek adına ABD’ye 550 milyar dolarlık dev bir yatırım sözü verdi.
Proje Seçimi: Hangi projelere finansman sağlanacağına tamamen ABD karar veriyor. Belirlenen projelere kaynak aktarılmaması halinde vergilerin tekrar artırılması riski bulunuyor.
Gelir Paylaşımı: Yatırımın geri dönüş modeli çerçevesinde, Japonya yatırdığı parayı faiziyle geri alana kadar elde edilen kazanç %50-%50 bölüşülecek. Sermaye geri ödendikten sonra ise gelirin %90’ı ABD’ye, %10’u Japonya’ya kalacak.
Japonya yatırım yapıyor, ABD stratejik kontrolü artırıyor
Yeni çip fabrikaları, iki ülke arasındaki anlaşmanın yalnızca finansman boyutunu değil, teknoloji ve sanayi politikası boyutunu da gösteriyor. Japon sermayesi ABD’de üretim kapasitesi oluşturulmasına yönlendirilirken tesislerin işletilmesini ABD merkezli GlobalFoundries üstlenecek. Japon şirketi Renesas Electronics’in de bu fabrikalarda üretilecek çiplerden yararlanması bekleniyor.
Washington açısından temel hedef, stratejik öneme sahip üretimin ABD sınırları içinde yapılmasını sağlamak ve dış tedarikçilere bağımlılığı azaltmak. Japonya açısından ise ABD pazarına erişimi korumak, tarifelerin etkisini sınırlamak ve kendi şirketlerinin Amerikan sanayi yatırımlarından pay almasını sağlamak öne çıkıyor.
Güney Kore de benzer bir yatırım çerçevesinde
Japonya örneği, ABD’nin Asya’daki müttefikleriyle yürüttüğü daha geniş ekonomik pazarlığın bir parçası. Güney Kore de Washington’la yaptığı anlaşma çerçevesinde ABD’ye 350 milyar dolarlık yatırım planını kabul etti. Bu tutarın 150 milyar dolarlık bölümünün gemi inşası iş birliğine ayrılması öngörülüyor.
Japonya ve Güney Kore örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, Washington’ın gümrük tarifeleri üzerinden elde ettiği pazarlık gücünü yabancı sermayeyi ABD’deki stratejik sektörlere yönlendirmek için kullandığı görülüyor.
Tarihten Günümüze Vergi Yaptırımları ve Değişen İttifaklar
ABD’nin gümrük vergilerini teknoloji ve ticaret savaşlarında silah olarak kullanması yeni bir durum değil. 1980’lerin sonunda küresel çip pazarının yarısını elinde tutan Japonya, 1987 yılında çip anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle ABD’nin 300 milyon dolarlık Japon ürününe uyguladığı %100’lük gümrük vergisi yaptırımıyla karşılaşmıştı.
O dönemde Japon çiplerini baskılamak için kullanılan vergi enstrümanı, günümüzde Japon sermayesini doğrudan ABD toprağındaki üretime yönlendirmek için kullanılıyor. 1980'lerde ABD için temel bir ekonomik tehdit olarak görülen Japonya, günümüzde Çin’in küresel yükselişine karşı Washington’ın en kritik sanayi ve teknoloji ortaklarından biri konumuna gelmiş durumda.
Bu model, ABD’nin kendi pazarına erişim ve gümrük tarifeleri üzerindeki gücünü kullanarak yabancı sermayenin nereye gideceğini, hangi stratejik sektörleri büyüteceğini ve ortaya çıkacak ekonomik getirinin kimler arasında paylaşılacağını belirlemeye yönelik bir strateji olarak dikkat çekiyor.
Diğer İçerikler
Trump Yönetimi, Müslüman Kongre Üyesi Ilhan Omar'ı Sudan Gerekçelerle Sınır Dışı Etme..
ABD Savaş Bakanı Hegseth, Uzaydan Denizaltı Faaliyetlerine Kadar Alanı Koordine Edece..
Demokratlar 3 Kasım Seçimlerini Kazanmaları Halinde Başkan Trump’ı Geniş Çaplı Soruşt..
Trump’ın "Enerji Ateşkesi" Tepki Çekiyor: Anlaşma Rusya’ya Alan Açarken Ukrayna ve Av..
3 Kasım Seçimleri için 276 Milyon Dolar Veren Elon Musk Cumhuriyetçi Parti’nin En Büy..
ABD Polisi Müslüman Senatör İlhan Omar’ın Evine Uyduruk Gerekçelerle Baskın Düzenledi..
Piskopos Timothy Broglio, Katolik Askerlerin Müslüman Nidal Hasan’ın Kurşuna Dizilmes..
Trump Atina Büyükelçisi Yaptığı Oğlunun Eski Nişanlısını Rüşvet Gerekçesiyle Görevden..