Politico dergisinde yayımlanan analizinde John Bolton, ABD ve müttefiklerinin İran stratejisini sert bir dille eleştirerek bölgeyi bekleyen riskleri sıraladı. 1 Mart 2026 tarihli yazısında Bolton, nükleer tesislerin hedef alınması veya geniş çaplı bir çatışmanın başlaması durumunda, savaşın sadece sınırlarla kısıtlı kalmayıp tüm bölgeye derinlemesine yayılacağını öngördüğünü belirtti. Eski danışmana göre, bu durum mevcut devlet yapılarının zayıflamasına ve "geniş çaplı bir güvenlik boşluğu" oluşmasına neden olacak.
Bolton, yazısında askeri bir müdahalenin getireceği "türbülans ve dökülecek kanın" sadece taktiksel bir sonuç değil, on yıllarca sürecek jeopolitik bir istikrarsızlığın başlangıcı olabileceğini vurguladı. Mevcut diplomatik çabaların ve yaptırımların İran'ın nükleer hırslarını dizginlemekte yetersiz kaldığını ancak askeri seçeneğin de bölgedeki terör grupları ve radikal unsurlar için yeni bir harekat alanı yaratacağını savundu.
Makalede yer alan verilere göre Bolton, Washington’ın bölgedeki askeri varlığını ve caydırıcılığını yeniden tanımlaması gerektiğini ifade ediyor. Bolton’a göre, oluşacak güvenlik vakumu sadece yerel aktörler tarafından değil, aynı zamanda Rusya ve Çin gibi küresel güçler tarafından doldurulmaya çalışılacak. Bu durumun, ABD’nin on yıllardır sürdürdüğü bölgesel hegemonyasını ve müttefiklik bağlarını temelden sarsabileceği uyarısında bulunuyor.
Söz konusu analiz, ABD-İran müzakerelerinin devam ettiği bir dönemde şahin kanadın endişelerini yansıtması bakımından dikkat çekiyor. Bolton, 2026 yılı itibarıyla Ortadoğu'nun hiç olmadığı kadar kırılgan bir dengede olduğunu ve yanlış bir askeri adımın "stratejik bir felakete" dönüşebileceğinin altını çizerek makalesini sonlandırıyor.