AB'ye Göre ABD’nin Grönland’ı İşgal Girişimi Ukrayna’yı Tehlikeye Atıyor

Avrupa’da hakim görüş, Grönland krizinin sadece Danimarka’yı değil, Ukrayna savaşının seyrini ve NATO’nun geleceğini de doğrudan etkileyebileceği yönünde.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Avrupa, bir yandan Rusya’ya karşı Ukrayna’nın egemenliğini savunmaya çalışırken, diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Danimarka’ya yönelik baskılarıyla yeni bir krizle karşı karşıya kaldı. Avrupalı liderlerin Danimarka’nın toprak bütünlüğünü korumak için hızla harekete geçmesi, Ukrayna savaşı sürecinde sergilenen diplomatik refleksleri andırırken, Atlantik’in iki yakası arasındaki güven krizini de derinleştirdi.

Son dört yıldır Avrupa liderleri, Rusya’nın saldırı savaşı karşısında Ukrayna’yı desteklemek için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyordu. Sert kınama açıklamaları, geç saatlere kadar süren telefon görüşmeleri ve acil kriz toplantıları bu sürecin rutin parçaları haline gelmişti. Ancak bu kez tablo tersine döndü. Avrupa, kağıt üzerinde en büyük müttefiki olan ABD’ye karşı Danimarka’nın egemenliğini savunmak zorunda kaldı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından Grönland’ın ve Danimarka Krallığı’nın egemenliğini koruma konusunda ortak duruş sergilediklerini açıkladı. Von der Leyen, Avrupa’nın stratejik ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korumakta kararlı olduğunu ve bu meydan okumalarla soğukkanlılıkla yüzleşileceğini vurguladı.

Trump’ın Grönland’ı ele geçirmek amacıyla Danimarka başta olmak üzere Finlandiya, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve İngiltere’ye yüzde 10 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunması, Batı ittifakı içinde ciddi endişelere yol açtı. Bir NATO ülkesinin liderinin, uluslararası alanda tanınmış bir toprağı elde etmek için müttefiklerine karşı ticaret savaşı başlatmaya hazır görünmesi, kolektif savunma ilkesinin geleceği açısından kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

Avrupalı liderler açısından bu kriz, Ukrayna’nın savaş sonrası güvenlik mimarisinin tartışıldığı kritik bir döneme denk geldi. Trump’ın geçen yıl şubat ayında Avrupalıları devre dışı bırakarak Putin’le doğrudan temas kurması sonrasında başlayan yeni diplomatik süreç, Fransa ve İngiltere öncülüğünde kurulan “Gönüllüler Koalisyonu” toplantılarıyla ivme kazanmıştı. Paris’te yapılan son görüşmelerde, ateşkesin izlenmesi için ABD öncülüğünde yüksek teknolojili bir mekanizma kurulması ve Ukrayna topraklarında çok uluslu bir gücün konuşlandırılması gibi maddeleri içeren güvenlik garantileri gündeme gelmişti.

ABD’nin özel temsilcilerinden Steve Witkoff, Trump yönetiminin Ukrayna’da barış istediğini ve bu hedef doğrultusunda adımlar atıldığını açıklamıştı. Ancak Trump’ın Grönland üzerinden Danimarka’ya baskı uygulaması, Avrupalı başkentlerde yeni bir soruyu gündeme getirdi: ABD, müttefiklerinin egemenliğini tehdit ederken Avrupa gerçekten Ukrayna konusunda Washington’a güvenebilir mi?

Bu ikilem özellikle Fransa ve İspanya’dan gelen sert açıklamalarla daha görünür hale geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’nın savunulması ile Grönland’ın savunulması arasında doğrudan bir bağ kurarak, “Ukrayna’da da Grönland’da da geri adım atmayacağız” mesajı verdi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise Grönland’ın ABD tarafından fiilen kontrol altına alınmasının Putin’i cesaretlendireceğini ve bunun NATO için “ölüm çanı” anlamına geleceğini ifade etti.

Avrupa’da hakim görüş, Grönland krizinin sadece Danimarka’yı değil, Ukrayna savaşının seyrini ve NATO’nun geleceğini de doğrudan etkileyebileceği yönünde. Avrupa’daki uzmanlara göre, ABD ile Avrupa arasındaki güvenin daha da zedelenmesi, Rusya’ya stratejik bir avantaj sağlayabilir ve Ukrayna’nın savunulmasını daha kırılgan hale getirebilir. Bu nedenle Grönland üzerinden tırmanan gerilim, Avrupa için sadece bir egemenlik meselesi değil, aynı zamanda kıtanın güvenlik mimarisini ilgilendiren kritik bir sınav olarak görülüyor.

 

Kaynak: Euronews

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA