Kopenhag’da düzenlenen üst düzey zirvenin ardından açıklama yapan Danimarka Göç Bakanı Morten Bødskov, 2027 yılına kadar ilk düzensiz göçmen grubunu AB dışındaki ortak bir ülkeye nakletmeyi hedeflediklerini duyurdu. Anlaşma sağlanması planlanan üçüncü ülkelerin isimleri resmi olarak gizli tutulsa da diplomasi kulislerinde ve uluslararası basında Uganda ile Ruanda en güçlü adaylar arasında öne çıkıyor. Hazırlanan ilke belgesine göre, söz konusu merkezlerin finansmanı tamamen bu 5 ülke tarafından karşılanacak; ev sahibi ülkelere ise ticari ortaklıklar ve ek mali teşvikler sunulacak.
"Gözaltı Kampı Değil, Yeni Bir Şans"
Tesislerin bir gözaltı kampı ya da hapishane olmadığını savunan Avrupalı bakanlar, hedeflerinin yasa dışı göçü sıfıra yaklaştırmak olduğunu bildirdi. Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner ile Yunanistan Bakanı Thanos Plevris, sürecin uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü ve müzakerelerin verimli ilerlediğini belirtti. Taraflar, eylül ayı sonunda Almanya'nın Münih kentinde tekrar bir araya gelerek projenin hukuki ve lojistik detaylarını netleştirecek.
STK'lardan Sert Tepki: "İnsan Hakları Kara Deliği"
Avrupa Parlamentosu'nun haziran ayında onayladığı yeni göç yasası çerçevesinde meşruiyet kazanan proje, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları örgütlerinin sert tepkisini çekti. İnsan hakları savunucuları, göçmenlerin hiç bilmedikleri üçüncü ülkelere gönderilmesinin ciddi ihlallere yol açacağı konusunda uyarılarda bulundu. Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) gibi kurumlar, özellikle Ruanda ve Uganda gibi ülkelerin insan hakları karnesine dikkat çekerek bu merkezlerin "insan hakları için acımasız bir kara deliğe" dönüşebileceği eleştirisinde bulundu.
Diğer İçerikler