Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Keşmir Statüsü Tartışması ve Çin
Doç. Dr. Erkin Ekrem
09 Ağustos 2019 13:04

5 Ağustos 2019’da, Hindistan yönetimi Müslüman nüfusun ağırlıkta olduğu Jammu-Keşmir Özerk Eyaleti'nde 70 yıldan beri uygulana gelen özel statüsünü kaldırdığını beyan etmiştir. Hindistan Federal Parlamentosu'nun üst kanadı Eyaletler Meclisi’nde yapılan oylamada 61 ret oyuna karşı 125 oy ile kabul edilmiştir. Böylece Hindistan Anayasasının Jammu-Keşmir bölgesinin özel statüsü için düzenlenen 370. geçici maddesini kaldırmıştır. Söz konusu bölge de Jammu Keşmir ile Ladakh Birlik Bölgesi (UnionTerritory of Ladakh) olarak ikiye bölünerek hepsi merkeze bağlanmıştı. Jammu-Keşmir Eyaleti, ulusal savunma ve diplomasi dışında neredeyse tamamen bağımsız yönetilmekteydi. Kendi bayrağı, anayasası ve hatta para birimi vardı. Fakat sadece daimi ikamet edenlerden emlak parası alma ve satma hakkı vardı. Bölgenin ekonomisi de iyileştirilememiş, halkı fakir, işsizlik oranı son derece yüksek ve devamlı çatışmalar yaşandığı için istikrar ve barış tam sağlanmış değildi.

İktidardaki Hindistan Halk Partisi (Bharatiya Janata Partisi) Lideri ve Başbakanı Narendra Modi 2014 yılında söz konusu eyaletin özel statüsünü kaldıracağını dile getirmişti. Nisan 2019’daki seçim esnasında da bu görüşünü tekrarlamıştı. Seçimi kazanan Modi artık bu isteğini gerçekleştirmiştir. Hindistan yönetimi bu kararı beyan etmeden önce bölgeye ordu sevk etmiş ve denetim altına almaya çalışmıştı. Ayrıca Jammu Keşmir Özerk Yönetimi'nin eski Başbakanlarından Omar Abdullah ve Mehbuba Mufti ile Jammu ve Keşmir Halkının Konferansı liderlerinden Sajjad Lone ve Imran Ansari de tutuklamıştı.

1947 yılında İngiltere sömürge bölgesi olan Hindistan’dan çekilince 15 Ağustos 1947’de Hindistan ve Pakistan devletleri bağımsızlığına kavuşmuştu. Ancak iki ülkenin İngiltere’nin bıraktığı prenslikle yönetiği Keşmir bölgesi üzerindeki hak iddiası da başlamıştı. Bölge için çatışmaya giren iki ülke, 1 Ocak 1949’da BM gözetiminde aralarında ateşkes antlaşmasına imza atmakla geçici barış sağlanmıştı. 5 Ocak’ta BM yeni bir kararla sorunun bir çözümü olarak bölge halkın oylaması ile tarafların birinin özerk ya da bağımsız olmasını bırakmıştı. Ancak sağlıklı bir ortam ve her iki ülkenin geri adam atmaması ile bir sonuç alınamamıştır. İki ülke sınır ihtilafları çözmek için 1947, 1965 ve 1971 yıllarında savaşa girmişti.

Keşmir bölgesinin yüzde 45’i Hindistan’ın kontrolünde olup Jammu Keşmir olarak adlandırmaktadır; yüzde 35’i Pakistan’ın kontrolünde olan bölgeye de Azad Keşmir denilmektedir. 1962 Hindistan-Çin sınır savaşı ve 1963’te Pakistan-Çin sınır anlaşmasından sonra bölgenin yüzde 20’si Çin Halk Cumhuriyetine geçmişti. Dolayısıyla Keşmir sorununun çözümlenmesi sadece Hindistan ve Pakistan’ı ilgilendirmemektedir, tam çözümü için diğer bir aktör Çin’i de ilgilendirmektedir.

Ağustos 2018’den bu yana görevde olan Pakistan Başbakanı İmran Han, Jammu Keşmir’in özel statüsünün kaldırılma kararının ırkçı ideolojisinin bir sonucu olduğunu belirtirken duyduğu endişesini dile getirmiş: “Keşmir halkı daha fazla baskı altında kalacak ve direnişi daha gaddarca bastıracaklar. Keşmir’de tüm yerli halkı ortadan kaldıracak bir etnik temizlikten korkuyorum” ifadelerini kullanmıştı

Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e yazdığı Jammu Keşmir konulu mektupta, BM’nin Hindistan kontrolündeki Keşmir’de yaşanan şiddet olaylarına karşı sesini çıkarması gerektiğini bildirmiştir.

Keşmir'in mevcut güç dengesini değiştiren Hindistan’ın bu kararı, bölgeye istikrar ve barışı getiremediği gibi toplumun öfkeli durumunu artıracağını tahmin etmek zor değildir. Nitekim “Hindistan demokrasisinin en karanlık günü” olarak niteleyen Jammu-Keşmir bölgesi eski Başbakanı Mehbooba Mufti, bu kararın Güney Asya alt kıtası için feci sonuçları doğuracağını, Hindistan'ın Keşmir taahhüdünü yerine getiremediğini ileri sürmüştür.

Keşmir sorunu konusunda Pakistan tarafını destekleyen Türkiye de tepki göstermiştir. Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamasında: “Hindistan Anayasası’nın Jammu-Keşmir Eyaletine özel statü tanıyan 370’nci maddesinin 5 Ağustos 2019 tarihinde ilga edilmesinin mevcut gerilimi arttırmasından endişe duyuyoruz. Sorunun diyalogla ve ilgili BM kararları çerçevesinde, tüm Jammu-Keşmir halkı ile Pakistan ve Hindistan’ın meşru çıkarları gözetilerek çözüme kavuşturulması en samimi dileğimizdir. Ülkemiz tarafların rıza göstermesi halinde bölgede gerginliğin azaltılması için katkı sağlamaya hazırdır” diye belirtmektedir.

Çin, bölgenin Jammu Keşmir ile Ladakh Birlik Bölgesini Delhi merkezine bağlanmasından rahatsızdır. Ladakh bölgesinin bir kısmının Çin toprağı olduğunu savunan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Hindistan’ın, Çin topraklarını idari yargı yetkisi alanına dâhil etmesine her zaman karşı çıkıldığını ve Çin’in bu tutumunun sağlam, devamlı ve hiç değişmediğini belirtmiştir.

Hindistan tarafı, iç hukuk yasalarını tek taraflı olarak bölge statü ve sınırı değiştirerek, Çin’in toprak egemenliğinin zarar vermeye devam ettiğini ifade eden Hua Chunying, Hindistan’ın uygulaması kabul edilemez ve bir sonucu olmayacağını vurgulamıştır. Hua Chunying, Hindistan’ın sınır meseleleri konusundaki sözlerinde ve eylemlerinde ihtiyatlı davranmasını, Hindistan’ın taraflar arasında varılan ikili anlaşmalara kesinlikle uymasını, sınır sorununun daha da karmaşık haline getirecek eylemlerden kaçınması gerektiğini bildirmiştir.

Keşmir’deki mevcut durumla ilgili ciddi endişe duyduğunu ve Hindistan ile Pakistan gerilime daha sakin ve dikkatli hareket etmesini belirten Hua Chunying, ilgili tarafların bölgedeki mevcut statüsünü tek taraflı değiştiren ve gerginliği artıran eylemlerden kaçınması gerektiğini açıklamıştır. Huan Chunying, her iki tarafı diyalog ve istişare yoluyla ihtilafları barışçıl bir şekilde çözmeye ve bölgesel barış ve istikrarı korumaya çağırmıştır.

Hindistan Hükümeti de Çin’in açıklamasına tepki göstermiştir. Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Raveesh Kumar yaptığı açıklamada, yeni düzenlenen Jammu Keşmir ile Ladakh Birlik Bölgesini Hindistan’ın yasasına dayandırırken, "Bu Hindistan’ın içişleridir; Hindistan diğer ülkelerin içişlerine karışmadığına göre diğer ülkelerin de Hindistan’ın içişlerine karışmamasını istiyoruz" ifadesini kullanmıştır.