Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
“Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev Özbekistan'daki Demokratik Reformların Başlatıcısı ve Uygulayıcısıdır”
Semerkant Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rüstem Halmuradov'un Ahmet Yesevi Üniversitesi ve TİKA işbirliğinde düzenlenen "Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu"nda yaptığı konuşmanın tamamını sizlerle paylaşıyoruz.
Prof. Dr. Rüstem HALMURADOV
09 Kasım 2021 12:31
A-
A+

Büyük hemşehrimiz Ebu Nasr el-Farabi (870-950) "Fazil insanlar şehri" adlı eserinde Doğu felsefesinde ilk olarak sosyal sistem, siyaset, devlet ve hükümete ilişkin görüşlerini teorik  bir dizi şeklinde beyan etmiştir. Ebu Nasr el-Farabi'ye göre adil bir toplum inşa etmek için onu savunmayı ve akıllıca yönetmeyi bilmek, insanlara kötülükten kaçınmanın yollarını göstermek ve iyilik için çabalamak gerekir. O devlet başkanının liderlik becerilerinin genel mutluluğa ulaşmanın bir yolu olduğuna inanıyor.

Bilindiği gibi insanlık tarihinin her döneminde devletler ve hükümetler, vatandaşlarına hayallerindeki mutlu yaşamı vaat etmiştir ve mutlu bir yaşam arzusu çoğu ülkelerde halen bir hayal olarak kalmaktadır. Aslında insanlar gelecekte mutlu bir hayata kavuşacaklarına inanıyorlar ve bunda haklılar, zaten insanoğlu dünyaya mutlu olmak için gelir, asla bunun aksi değildir.

Kanaatimize göre, Özbekistan  Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev  iktidara gelir gelmez bu konuyu eleştirel bir şekilde analiz etti ve insanların yarın değil, bugünlerde mutlu yaşaması gerektiğini gündeme getirdi.

"Özbekistan Cumhuriyeti'nin 2017-2021 için beş öncelikli kalkınma alanı için Eylem Stratejisi"nin esasına konulmuş felesefe de halkın yarınlarda değil bugün mutlu olması gayesi olmuştur. Böylece Şevket Mirziyoyev’in Özbek halkı için bugünlerde mutlu bir hayatın yaratılması inisiyatifini ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev'in milletin soyut bir yarında değil, bugünü mutlu yaşaması yönündeki önerisi, insanların dünya görüşünü değiştirmiştir.  Bugünlerde ülkede "mutluluğu eliyle yaratır insan, gaipten gelecek mutluluk bir efsanedir" şiarı altında tüm toplum harekete geçmiştir.

Shavkat Mirziyoyev sadece girişimci bir politikacı değil, aynı zamanda inisiyatifinin uygulanması için koşulları ve mekanizmaları yaratmada usta olan bir liderdir. Bu düzenleyicilik her şeyden önce, halkımıza mutlu bir yaşam verme hedefine ulaşmak için toplumu birleştirmede ve tüm yurttaşların reformlara aktif katılımını sağlamada kendini gösterir. Bu amaçla, 7 Şubat 2017'de Ş. Mirziyoyev'in girişimiyle "Özbekistan Cumhuriyeti'nin 2017-2021 için beş öncelikli kalkınma alanı için eylem stratejisi" geliştirilmiştir. Bu Eylem Stratejisi, kamuoyu tarafından mutlu bir yaşam inşa etme stratejisi olarak kabul edilmiştir. Ne de olsa Shavkat Mirziyoyev'in Özbekistan Cumhurbaşkanı olarak faaliyetinin en büyük nihai amacı, Özbek halkının barışçıl ve müreffeh, özgür ve mutlu bir yaşam hayallerini gerçekleştirmede ciddiyetle ve özverili bir şekilde hizmet etmektir.

Bugün dünya demokratik gelişme yolunu seçmiştir, çünkü insanlık sosyo-ekonomik gelişmenin henüz daha iyisini bulamamıştır. Bu nedenle Özbekistan, dünyanın seçtiği demokratik kalkınma yolunu seçmiştir ve bu yolda hızla gelişmektedir.

Yolsuzluğun demokratikleşme sürecini, sosyo-ekonomik reformları, manevi ve aydınlanma reformlarını baltalayan, insanların devlete ve adalete olan güvenini sarsan en büyük sosyal illet olduğu iyi bilinmektedir. Çalışmalarına mevcut durumun eleştirel bir analizinden yola çıkan devlet başkanımız, ülkenin kalkınmasının önündeki en büyük engelin yolsuzluk olduğunu fark ederek, demokratik reformların uygulanmasına odaklandı.

Gelişmekte olan müslüman ülkeler gibi Özbekistan’ın da bu alanda acı bir deneyimi vardır. Şevket Mirziyoyev 5 Ekim 2016'da cumhurbaşkanlığı görevine başladığının ilk haftalarından ititbaren ''Yolsuzlukla Mücadele Yasası"nın geliştirilmesi sürecini başlattı. Bu kanunun geliştirilmesi ve kabul edilmesi, sosyal gözetimin ayrılmaz bir parçası olan kamu gözetiminin yasal dayanağı olmuştur. Sivil toplum kuruluşlarının kamu kontrolünün örgütlenmesi için yasal temeli de bu yasaya dayanmaktadır.

24 Ocak 2020'de Âli Meclis'e hitaben yaptığı konuşmada Devlet Başkanı, ülkenin kalkınmasının önündeki en büyük engelin yolsuzluk olduğunu belirterek, "Beni endişelendiren ve kaygılandıran en ciddi sorunun yolsuzluk belası olduğunu" sözlerine eklemiştir. Yolsuzluk ve diğer sosyal hastalıkları devletin ve toplumun ortak kontrolü - “Sosyal kontrol” yoluyla, bir de  demokrasi ve sivil toplumun açıklık,  şeffaflık gibi mekanizmaları ile önlenebilir.

Bilindiği gibi demokrasinin ilk ve en önemli ilkesi halkın iktidara değil, iktidarın halka  hizmet etmesidir. Bunu sağlamak için Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev inisiyatifi üstüne aldı ve milletin devlet kurumlarına değil, devlet kurumlarının halka hizmet etmesi gerektiği ilkesini geliştirdi. Bu ilkenin adım adım uygulanması son beş yılın adlardırılmasında da görülebilir:

2017, ''Halk ve İnsan Çıkarları ile Halk ile Diyalog Yılı'' seçildi. Ülke genelinde emekçilerin isteklerini dinlemek ve halkın sorunlarına çözüm aramak için hükümet nezdinde "Halk Kabülhaneleri" açıldı. Devletin her kademesinde ve yetkili makamlar sisteminde elektronik "Halk Kabülhaneleri" portalları açılmıştır. Şimdi uzak köydeki işçi, hakkını talep ederek doğrudan Bakana veya başkentteki diğer bürokratlara başvurabilecekti. Yıllardır halkın dertlerine kulak vermeyen bürokratlar, sorumsuz devlet görevlileri halk'ın “çapraz ateşine tutuldu”. Eskice düşünen memurlar yerini halkı önemseyen genç, eğitimli liderlere bırakmıştır.

2018, ''Aktif Girişimcilik, Yenilikçi Fikir ve Teknolojilerin Desteklenmesi Yılı'' ilan edildi. Özgürlük ve sosyal adaletin önceliği, insanlardaki sosyal enerjinin ortaya çıkmasını ve onların  yaratıcı çalışma yönüne yönlendirmiştir. Bu nedenle Cumhurbaşkanı, devlet ve toplum tarafından milyonlarca girişimci, meraklı ve yaratıcı insanı destekleme işinde öncülük yapmıştır. Bu konuda özel Devlet Programi geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuştur.

2019 yılı “Aktif Yatırım ve Sosyal Kalkınma Yılı” olarak adlandırılmış ve bu yıl yabancı yatırımın ve girişimcilerin ülkedeki yatırım faaliyetlerinin önünü açacak programların benimsenmesine sahne olmuştur. Örneğin, 2019 yılında  ülkede yabancı sermayeli 3 bin 330 işletme kurulmuştu. Bu zaman diliminde Özbekistanda 305 adet şirket kurarak ilk sırada yer alan Türkiye’yi 265 şirketle Rusya takip etmişti.

Ulusal Canlanmadan Ulusal Yükseliş için  fikrinden gelerek ve kalkınmanın önemli bir koşulunun bilimsel başarılara dayandığı gerçeğinden hareketle 2020, “Bilim, Aydınlanma ve Dijital Ekonominin geliştirme Yılı” olarak adlandırılmıştır.

Eylem Stratejisinin beşinci aşaması olan 2021. Yıl, "Gençliği Destek ve Halk Sağlığı Yılı'' olarak adlandırılmıştır. Devlet başkanının başlattığı reformların etkinliğinin gençlerimizin berkemal yetişmesine bağlı olduğu bilinmektedir.  Pandeminin komplikasyonlarını ortadan kaldırma ihtiyacından gelerek ve gençleri kapsamlı bir şekilde eğitmek ve sağlık sistemini iyileştirmek için mahsus  Devlet Programı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Bu programın başarılı bir şekilde uygulanması sonucu ülkemiz Özbekistan, COVID-2019 pandemisinde en az kayıp yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır.

Cumhurbaşkanımız'ın "Yeni Özbekistan okul eşiğinden, eğitim sisteminde başlar" gayesi temelinde geniş çaplı reformlar gerçekleştirildi ve gerçekleştirilmektedir. O'nun teşebbüsü ile Özbekistan'ın kaybolmak üzere olan okul öncesi eğitim sistemi yeniden canlandırılmış ve şimdilik okul öncesi eğitim alan bebek ve çocukların kapsama oranı yüzde 85'e ulaşmıştır.

Okulun, öğretmenin toplumdaki rolü en kilit nokta olarak belirlenmiş, toplumun ve devletin tüm imkânları reforma, okul eğitimini daha da geliştirmeye ve dünya standartlarında ulusal bir okul modeli oluşturmaya odaklanmıştır. Öğretmen toplumda en saygın kişi ilan edildi.

Bilimin, modern bilgi ve teknolojinin toplumsal yaşamın önceliği olarak ilan edilmesi ve bunların her şekilde geliştirilmesi, bilim ve teknolojide ulusal markaların yaratılması, üretilmesi ulusal bir görev olarak belirlenmiştir.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev'in demokratik reformların uygulanmasına yönelik girişimlerinin ve örgütsel faaliyetlerinin etkin bir şekilde uygulanması, toplumun birlik ve beraberliğine bağlıdır. Toplumda birlik ve beraberliği sağlamak için Şevket Mirziyoyev, devirin gereksinimlerinden gelerek ''Ulusal canlanmadan - ulusal yükselişe'' fikrini önermiştir. Bu girişim, toplumu yeni bir ulusal mefküre vegaye temelinde birleştirerek demokratik reformların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayacaktır. Demokratik reformlar ise sirasıyla  ülkedeki demokrasiyi ve sivil toplum kuruluşlarını güçlendirecek ve mükemmel bir kontrol sistemi oluşturacaktır.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in Orta Asya bölgesindeki Sovyet sonrası ülkeler arasındaki dostluk ve işbirliğinin güçlenmesine ve Türk Birliği'nin oluşumuna yaptığı katkıları O'nun yaptığı en güzel reformlardan biridir.

Şevket Mirziyoyev'in siyasi iradesi, açık ve pratik dış politikası sonucunda son beş yılda Orta Asya'daki durum kökten değişti ve bölge ülkeleri arasındaki dostluk ilişkileri daha da güçlendi. 2016 yılında Ş.M. Mirziyoyev iktidara geldiğinde, Orta Asya ülkeleri arasındaki mayınlı sınırlar, su kaynaklarının dalaşı sonucu"soğuk savaş" ilişkileri mevcuttu. İki yıl gibi kısa bir tarihsel süreçte bu talihsiz tablo yerini samimi dostluk, kardeşlik ve bölgesel işbirliğine bırakmıştır.

Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev e Türk dünyası ülkeleri arasındaki dostluk ve işbirliğinin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Şevket Mirziyoyev'ın 30 Nisan 2018'de Taşkent'te  Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmenin arifesinde Özbekistan, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'ne katılacağını duyurdu. Türk Konseyi'nin Kırgızistan'ın Çolpon-Ata kentinde 3 Eylül 2018'de düzenlenen altıncı zirvesine onur konuğu olarak katılan Shavkat Mirziyoyev yaptığı konuşmada şunları söylemişti: ''Ülkelerimiz, güncel uluslararası ve bölgesel konularda karşılıklı uyumlu veya yakın görüş ve yaklaşımlar izliyor. Aynı zamanda, halklarımızın hayati çıkarlarını tam olarak karşılayan ekonomi, yatırım, inovasyon, ulaşım ve iletişim, turizm, bilim ve eğitim alanlarında işbirliği aktif olarak gelişmektedir”.

14 Eylül 2019'da Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyinin Kurulmasına Dair Nahçıvan Anlaşmasının Onaylanması Hakkında Kanun (Nahçıvan, 3 Ekim 2009)” imzaladı. Belgeye göre Özbekistan, uluslararası örgütün beşinci üye ülkesi oldu. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in siyasi iradesi ve Özbekistan'ın bu uluslararası örgüte üyeliği Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin prestijini artırmaya hizmet edecektir.

Türkçe konuşan ülkeler tarih boyunca benzer kültürler, manevi değerler ve işbirliği ile birbirine bağlanmıştır. Bu ülkeler, mevcut uluslararası ve bölgesel konularda karşılıklı olarak uyumlu veya yakın görüşler izlemektedir. Şu anda, halklarımızın hayati çıkarlarını tam olarak karşılayan ekonomi, yatırım, inovasyon, ulaşım ve iletişim, turizm, bilim ve eğitim alanlarında işbirliği aktif olarak gelişmektedir. Bugün Yıldırım Beyazit Üniversitesi'nde düzenlenmiş Özbekistan'ın bağımsızlığının 30. yıldönümüne adanan uluslararası sempozyum bunun açık bir örneğidir.

Bu kapsamda Yıldırım Beyazit Üniversitesi kadrosuna, rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydınlı, Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Murat Demirkol'a ve sempozyumun düzenlenmesini candan destekleyen TİKA Başkanı Serkan Kayalar’a  teşekkür eder, Özbek-Türk kardeşliği ve dostluğu, Türk Dünyası'nın birliği için her zaman el ele çalışacağımıza Siz Türk kardeşlerimizi inandırmak isterim.

İlginiz için teşekkür ederim!