Sene 1992. Azerbaycan SSCB’den yeni çıkmış. Devlet sistemi daha oturmamış, hatta Rus ordusu bile ülkeden tam çıkmamış. Kafkaslarda bir kaos rüzgarı esiyor. 1991 yılından beridir Azerbaycan ve Ermenistan resmi olarak savaşıyor. Konum Karabağ.
1980’li yıllarda Azerbaycan’ın toprağı Karabağ’da Ermeniler hak idda ederek Azerbaycan köylerine baskınlar yapmaya başlamış ve insanları öldürüyolrar, haneleri dağıtıyorlardı. Çökmekte olan Sovyetler Birliği bölgeyi yönetmekte çok zorlanıyordu. 1980’li yılların sonunda artık durum dayanılmaz hale gelmiş ve hatta Dağlık Karabağ’daki Ermeniler bağımsızlık ister olmuşlardı.
Bağımsızlıktan sonra Ermenistan açıkça Karabağdaki Ermenilerle birlikte bölgeyi işgale başladı. 1991 yılı Aralık ayında Karabağ’da bulunan Hocavend kenti işgal edildi.
Ama yapılanlar sadece işgal değildi. Çok uzun senelerdir birlikte yaşadıkları, üstelik, hem hukuken, hem tarihen onlara ait olan Azerbaycan Türklerine katliam yapıyorlardı. Dönemin güçsüz Azerbaycanhükumeti halkı korumak için yeterli kaynağı ve askeri bulamıyordu. Kendin korumak sadece halkın üstesine kalmıştı.
1992 yılı başlamıştı. Kışı ise oldukça sertti. Karabağ’daki Azerbaycanlılar merkezle bağlarını neredeyse tamamen kaybetmişlerdi. Karabağla Bakü’nün en kısa ulaşım yeri ise Hocalı’ydı. Çünkü bölgedeki tek havalimanı buradaydı.
Ermenilerin ikinci hedefi Azerbaycan’ın bu şehri olmuştu. 1992 yılının Ocak-Şubat ayları şehrin etrafında sert çatışmalar sürüyordu. 25 Şubat 1992’de halk gece çatışma ve ateş seslerinde uyumak zorundaydı.
Fakat Ermeniler artık geceleyin şehri kuşattı ve hücuma başladı. Önce Havalimanı elegeçirildi ve şehrin dış dünyayla fiili bağlantısı tamamen kesildi. Savunmasız halk Ağdam kentine doğru giden ormana doğru kaçmaya başladı. Şehirdeki birkaç gönüllü savaşçı ve havalimanını koruyan hükumet polisleri Ermeni ordualrına ve Ruslar tarafından Ermenilere destek veren 366. Motorize edilmiş tank alayına çok fazla direnemiyordu.
Ermeniler o gece 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 Azerbaycan Türkünü katletti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı kurtuldu, Ermeni güçleri 1275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden hala haber alınamadı, 8 aile ise tamamen yok edildi. Şehir resmen yakıldı ve dağıtıldı.
Hocalı’da savaştan önce 11 bin 365 kişi yaşıyordu, ama savaş sonrasında sayı iyice azalmışdı. Hocalı’ya Ermeni hücumu yaşanırken ise halkın birçoğu Ağdam’a giden ormana yöenldi ve çoğu da zaten burada katledildi. Kışta, ayaklarına ayakkabı bile giymeye, üzerlerine sıcak kıyafet bile bulmaya mecali kalmayan halk 1992nin sert kışında karın üzerinde kendi topraklarından kaçmaya çalıştılar. Olay şahitleri bebeklerin donarak öldüğünü, annelerin bebek ağlamalarını susturmak için bebklerinin ağızlarını tutarken ölümlerine sebep olduklarını anlatırlar.
Azerbaycan'a göre, Hocalı'da yaşananlar, 1949 Cenevre Sözleşmeleri'nin, Birleşmiş Milletlerin (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ciddi ihlali anlamına geliyor.
Azerbaycan Parlamentosu Hocalı’da yaşananların “soykırım” olduğunu ilan etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22 Nisan 2010 tarihli kararında Hocalı'da yaşananlar, savaş suçları veya insanlık aleyhine suçlarla eş değer eylemler olarak görüldü.
Bugüne kadar 18 ülkenin parlamentosu ve ABD'nin 24 eyaletinin meclisi, Hocalı'da yaşananları kınayan ve soykırım olarak gören kararları kabul etti.
Azerbaycan’ın Hocalı’nın soykırım olarak tanınması için oaln hak davası (Justice fo Khojaly- Hocalıya Adalet) hala devam etmektedir.
Eğer bu metin 2020 yılından önce yazılsaydı, metnin bir “ama”sı olmayacaktı. Fakat biz 2026 yılındayız ve yazdığımız bu yazıda bir ama var. Azerbaycan ordusu 2020 yılında 44 günlük Vatan savaşıyla önce Hocalı’da kontrolü ele aldı. Eylül 2023’deki anti terör operasyonu ile ise kent tamamen merkeze bağlandı. Artık Azerbaycan bayrağı 34 yıl önce Ermenilerin Azerbaycanlılara soykırım yaptığı Azerbaycan topraklarında yeninden ve ilelebet olmak üzere Ay Yıldızlı Azerbaycan bayrağı dalgalanıyor.
Azerbaycan 30 yıl sonra BM’nin işlevsiz kalan mekanizmasının yapması gerekeni yaptı ve topraklarını işgalcilerden temizledi. Hocalı ve Azerbaycan yıllardır emperyalist güçlerin hedefleri olan topraklarda devam eden çatışmaların, ölen masum canların karşısında yine sessiz kalan “uluslararası sistem”e rağmen de birşeyler yapılabileceğini gösterdi. Aynı İlham Aliyev’in dediği gibi “Hiçbir zaman işgalle barışmayın, Biz bunu yaptık”.