İngiltere’de 2019-2025 Arasında Filistinlilere Karşı Belgelenmiş 964 Baskı Olayı Yaşandı

2019–2025 arasında İngiltere’de Filistin dayanışmasına yönelik 964 baskı vakası belgelendi. Rapora göre özellikle Ekim 2023 sonrası gözaltı, işten çıkarma ve etkinlik yasaklarında ciddi artış yaşandı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İngiltere’de Filistin’e destek veren kişi ve gruplara yönelik baskıların sistematik bir nitelik kazandığına dair dikkat çekici bir rapor yayımlandı. Avrupa Hukuki Destek Merkezi (ELSC) tarafından hazırlanan yeni raporda, Ocak 2019 ile Ağustos 2025 tarihleri arasında ülke genelinde Filistin dayanışmasına karşı doğrulanmış 964 baskı vakasının kayda geçirildiği bildirildi.

“Britain’s Index of Repression” (Britanya Baskı Endeksi) adı verilen ve Forensic Architecture iş birliğiyle geliştirilen ulusal veri tabanı, Londra’daki Frontline Club’ta düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Almanya’da 2025 yılında başlatılan veri tabanının İngiltere ayağı, ülkede bu alanda kamuya açık ilk kapsamlı ve erişilebilir veri tabanı olarak tanımlanıyor.

Ekim 2023 Sonrası Belirgin Artış

Rapora göre veri tabanında yer alan olaylar arasında gözaltılar, işten çıkarmalar, görevden uzaklaştırmalar, disiplin soruşturmaları ve etkinlik iptalleri bulunuyor. Özellikle Ekim 2023 sonrası dönemde vakalarda belirgin bir artış yaşandığı belirtilirken, Gazze’deki gelişmelerin ardından baskı vakalarının kayda değer biçimde yükseldiği ifade ediliyor.

Raporda, Filistin dayanışmasına yönelik baskılarda farklı aktörlerin rol aldığına dikkat çekiliyor. Emniyet güçleri ve devlet bağlantılı kurumlar 220 olayla en sık yer alan aktörler olarak öne çıkarken, eğitim kurumları 192 vakadan sorumlu tutuldu. İsrail yanlısı savunuculuk ve hukuk yoluyla baskı (lawfare) gruplarının 141 vakada yer aldığı, gazeteci ve medya aktörlerinin ise 113 olayla bağlantılı olduğu kaydedildi.

En Fazla Öğrenciler ve Akademisyenler Hedef Alındı

Veriler, baskıların özellikle kamusal alanlarda ve örgütlü yapılarda aktif olan kesimleri hedef aldığını gösteriyor. En fazla hedef alınan grup 336 vakayla öğrenciler, akademisyenler ve öğretmenler oldu. Aktivistler ve organizatörler 229 vakayla ikinci sırada yer alırken, kamu ve özel sektör çalışanları toplam 169 olayda baskıya maruz kaldı. Sanatçılar ve kültür çalışanları ise 71 vakada hedef alındı.

“Karalamadan Yaptırıma” Üç Aşamalı Süreç

Raporda baskı süreci “karalamadan yaptırıma” uzanan üç aşamalı bir modelle açıklanıyor. İlk aşamada sansür, dezenformasyon kampanyaları ve kamuoyuna yönelik suçlamaları içeren “karalama ve çarpıtma” süreci yer alıyor. Bu kapsamda 261 olay kaydedildi.

Ardından iddiaların kurumsal mekanizmalara taşındığı ikinci aşamada 136 hukuki işlem tehdidi, 81 iş veya fon kaybı tehdidi ve 41 gösteri yasağı ya da etkinlik iptali tespit edildi. Ayrıca 114 vakada okul, üniversite veya iş yerlerinde resmi disiplin yaptırımları uygulandı.

Son aşamada ise doğrudan müdahaleler yer alıyor. Rapora göre 131 gözaltı veya kolluk müdahalesi, 111 taciz, ifşa (doxing) veya gözetim vakası ve 90 olayda hukuki, mali ya da mesleki sonuç doğuran yaptırımlar kayda geçti.

Antisemitizm ve Terör Suçlamaları Merkezde

ELSC raporu, baskı mekanizmasının iki temel suçlama etrafında şekillendiğini savunuyor: antisemitizm ve terörizme destek. Özellikle IHRA Antisemitizm Çalışma Tanımı ile 2000 tarihli Terörle Mücadele Yasası’nın bu süreçte merkezi rol oynadığı ileri sürülüyor. IHRA tanımı, bizzat taslak metnin başyazarı Kenneth Stern tarafından da eleştirilmiş; Stern, tanımın İsrail politikalarını eleştirenlere karşı araçsallaştırıldığını ve meşru siyasi ifadeleri bastırmak için kullanıldığını belirtmişti.

Raporda ayrıca UK Lawyers for Israel (UKLFI) adlı hukuk firmasının 128 vakada kurumsal baskı süreçlerinde rol aldığı ifade edildi.

Veri Tabanı Kamuoyuna Açıldı

Londra’daki Frontline Club’ta düzenlenen tanıtım toplantısında, ELSC araştırmacıları Ekim 2023 sonrası eğilimler ve sektör bazlı dağılımlar hakkında detaylı sunum yaptı. Toplantıda ayrıca, iş yerinde baskıya maruz kaldığını belirten bir ELSC müvekkilinin ilk kez kamera karşısında tanıklığı paylaşıldı.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA