Kritik Draghi zirvesi öncesinde açıklamalarda bulunan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, oy birliği sağlanamaması halinde ekonomik entegrasyonda ilerlemek isteyen ülkelerin daha küçük gruplar halinde hareket edebileceğini belirterek “iki vitesli Avrupa” tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Von der Leyen, 27 üye ülkenin tamamı arasında “iddialı” bir ekonomik gündem üzerinde uzlaşmanın temel hedef olmaya devam ettiğini vurguladı. Ancak siyasi görüş ayrılıklarının Avrupa’nın rekabet gücünü ve hareket kabiliyetini zayıflatması halinde, AB anlaşmalarında yer alan “güçlendirilmiş iş birliği” mekanizmasının devreye sokulabileceğini ifade etti. Bu ilke, en az dokuz ülkenin mutabakatıyla diğer üyelerin katılımı olmadan entegrasyonun derinleştirilmesine imkân tanıyor.
Von der Leyen’in bu çıkışı, Avrupa’nın ekonomik ve stratejik geleceğine dair en etkili isimlerden biri olan Mario Draghi’nin “pragmatik federalizm” çağrısının hemen ardından geldi. Draghi, enerji, savunma ve sanayi politikası gibi kritik alanlarda Avrupa’nın gerçek bir birlik gibi davranması gerektiğini savunarak daha bütünleşik bir yapının altını çizmişti.
Perşembe günü Belçika’daki Alden Biesen Şatosu’nda düzenlenecek gayri resmî liderler toplantısında, Draghi’nin yanı sıra eski İtalya Başbakanı Enrico Letta da hazır bulunacak. Zirvenin, 2024 yılında yayımlanan Draghi ve Letta raporlarının hayata geçirilmesine yönelik somut adımların tartışılmasına odaklanması bekleniyor.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, toplantının liderlere “net siyasi yönlendirmeler” sunacağını ifade ederken, Almanya, İtalya ve Belçika’nın davetiyle 10 ülkenin zirve öncesinde ortak tutum belirlemek üzere bir araya gelmesi dikkat çekti. Diplomatik kaynaklara göre Fransa’nın da bu görüşmelere katılması öngörülüyor.
Öte yandan Komisyon, sadeleştirme gündemini hızlandırmayı ve Avrupa Parlamentosu’ndaki yasa yapım süreçlerinde daha yapıcı bir yaklaşım benimsenmesini hedefliyor. Von der Leyen, üye ülkelerin AB direktiflerinin üzerine ek yükümlülükler getirmesi anlamına gelen “altın kaplama” uygulamasına karşı yeni bir girişim başlatılacağını da duyurdu. Avrupa iş dünyası uzun süredir bu uygulamanın maliyetleri artırdığını ve düzenleyici karmaşayı derinleştirdiğini savunuyor.
Diğer İçerikler