Trump-Soros Tartışması ABD’nin Küresel Rolünü Tartışmaya Açtı

Brezilyalı analist Gonçalves ve Mısırlı Uzman Saber, Trump’ın George Soros’a yönelik eleştirilerini ABD içindeki müdahaleci küreselcilere yönelik savaşın bir parçası olduğu yaklaşımıyla değerlendirdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD Başkanı Donald Trump’ın, milyarder yatırımcı George Soros’a yönelik sert eleştirileri, ABD’nin küresel rolüne dair derin bir çatışmayı gün yüzüne çıkardı.

ABD başkanı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda George Soros ve oğlunu ABD genelinde şiddetli protestoları destekleyerek ülkeyi paramparça etmek istediklerini iddia ederek bunlara ve  Çılgın Batı Yakası arkadaşları izin vermeyeceklerini söyleyerek örgütlü suçlar kapsamında(RICO) yargılanmaları gerektiğini açıklamıştı.

Rio de Janeiro Eyalet Üniversitesi’nden Prof. Williams Gonçalves, bu tartışmanın kişisel bir çekişmeden öte, ABD’nin dünya sahnesindeki konumuna ilişkin farklı vizyonları temsil ettiğini vurguladı. Gonçalves, Soros’un Open Society Foundations aracılığıyla dünya genelinde çeşitli örgütleri finanse ettiğini ve bu yapıların “demokrasi savunusu” adı altında ülkelerin iç işlerine müdahale ettiğini belirtti. “Kendiliğinden sokak hareketleri diye bir şey yoktur; her zaman lojistik ve finansal organizasyon gerekir” diyen Gonçalves, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası hegemon konumunu bu tür fonlarla güçlendirdiğini, özellikle Latin Amerika’da bu taktiklerin yaygın olduğunu ifade etti.

Gonçalves, Soros’un “müdahaleci küreselci” kanadı temsil ettiğini, Trump’ın ise küreselleşmeyi ABD’nin çıkarlarına zarar veren bir düşman olarak gördüğünü belirtti. Trump’ın, Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin ABD’nin hegemon konumunu koruma hedefindeki “partiler üstü mutabakatı” bozduğunu ifade eden Gonçalves, Ukrayna örneğini verdi. Soros’un oğlu Alex’in Ukrayna’ya destek verdiği, ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı kredilerin Amerikan savunma sanayisini beslediği ve Ukrayna’yı borçlandırdığı belirtilirken, Trump’ın bu stratejik planı sekteye uğrattığı vurgulandı.

Mısırlı uluslararası terör ve bilgi savaşları uzmanı Hatem Saber ise Trump’ın suçlamalarının, Soros’un “yönetilen kaos” modelindeki rolünü açığa çıkardığını savundu. Saber, Demokratların Soros’un organizasyonlarını rejim değişiklikleri için bir araç olarak kullandığını, ancak bunu açıkça ifade etmekten kaçındığını belirtti. Soros’un insan hakları ve medya alanındaki “yumuşak güç” araçlarının, hükümetlere baskı uygulamak veya iktidar değişimlerini desteklemek için kullanıldığını vurgulayan Saber, bu yapıların ABD içinde bile sokak hareketlerini mobilize edebileceğini, böylece daha önce yurt dışında test edilen “yönetilen protesto” modelinin Trump’a karşı uygulanabileceğini ifade etti. Saber, Soros’un Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’daki faaliyetlerinin BRICS ülkeleriyle ilişkileri etkilemeye odaklandığını da ekledi.

Trump’ın Soros’a yönelik suçlamaları, 94 yaşındaki milyarderin Open Society Foundations üzerinden USAID ile bağlantılı projelerden haksız kazanç sağladığı, mali suçlar işlediği ve seçimlere müdahale ettiği iddialarını içeriyor.

Soros, 1992’de İngiliz sterlinine karşı spekülasyonla 1 milyar dolar kazanıp “İngiltere Merkez Bankası’nı batıran adam” olarak anılmış ve 2002’de Fransa’da içeriden bilgi ticareti suçundan 2,2 milyon euro cezaya çarptırılmıştı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA