Trump, Küba’yı Tartışmaya Açarak İran Fiyaskosunu Unutturmaya Çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran ile işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz” sözleri, Washington’un Küba’ya yönelik baskı politikasını yeniden gündeme taşıdı. ABD Hazine Bakanlığı ise Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ve ailesinin de aralarında bulunduğu beş ismi yaptırım listesine ekledi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulunarak, Havana yönetimini hedef aldı. Oval Ofis’te düzenlenen bir etkinliğin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Küba’daki mevcut yönetimin “neredeyse tamamen çöktüğünü” öne sürdü.

Trump, Kübalıların ABD’den yardım istediğini savunarak, “Orası bir nevi çökmüş durumda. İran ile işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz. Her seferinde tek bir iş yapmayı severim. Dönüş yolunda (Küba’da) kısa bir mola vereceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı ayrıca, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’e karşı getirilen yeni yaptırımların etkili olacağını savundu. Washington yönetiminin açıklamaları, ABD Hazine Bakanlığının Küba’nın üst düzey yöneticilerini hedef alan yeni yaptırım kararlarını duyurmasının ardından geldi.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, eşi Lis Cuesta Peraza, üvey oğlu ve hukuk danışmanı Manuel Anido Cuesta ile eski Devlet Başkanı Raul Castro’nun oğlu Alejandro Castro Espin ve torunu Raul Alejandro Castro Calis yaptırım listesine eklendi.

Associated Press’in haberine göre, yaptırımlar kapsamında listedeki isimlerin ABD’deki tüm mal varlıkları dondurulurken, ABD vatandaşları ve kurumlarının bu kişilerle herhangi bir ticari veya finansal işlem yapması yasaklandı.

Yeni yaptırımlar, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik ambargoları genişleten kararnameyi imzalamasının ardından geldi. ABD’nin Venezuela’da Nicolas Maduro yönetiminin devrilmesinin ardından Küba’ya karşı başlattığı enerji ablukası ise ada ülkesinde ciddi elektrik kesintileri, gıda kıtlığı ve ekonomik krize yol açtı.

Trump’ın açıklamaları, Washington’un Havana üzerindeki baskısını artırdığı bir dönemde geldi. ABD yönetimi, Küba liderliğinin ekonomisini Amerikan yatırımlarına açmaması ve ABD karşıtı unsurları ülkeden çıkarmaması halinde “dostane bir devralma” söylemini de gündemde tutuyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Trump yönetiminin Küba politikasına destek verdi. Rubio, Trump’ın tercihinin Küba’nın sosyalist liderliğiyle bir anlaşmaya varmak olduğunu ancak mevcut Havana yönetimiyle diplomatik çözüm ihtimaline şüpheyle yaklaştığını söyledi.

Rubio’nun desteklediği yaptırımların en büyüğünün, Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri tarafından işletilen Grupo de Administracion Empresarial SA adlı ticari holdinge yönelik olduğu belirtildi.

ABD’nin devlet başkanları ve aile üyelerine yaptırım uygulaması ilk kez yaşanmıyor. Washington yönetimi daha önce eski Sudan Devlet Başkanı Ömer Beşir, eski Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe ile eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşine yönelik benzer yaptırım kararları almıştı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA