Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Komşu Ekonomisinde Hazin Sonun Başlangıcı

Abuzer PINAR
11 Nisan 2021 18:18
A-
A+

Yunanistan’da Miçotakis hükümeti Yıllar süren mali krizi aşmak için kamuya ait varlıklarını satışa çıkardı. Girit Adası'nın Kandiye bölgesinde yolcu gemilerine, feribotlara ve yük gemilerine hizmet veren ve avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdikleri en büyük limanı olan Heraklion’un çoğunluk hissesinin satışı için ihale açıldı. Yunanistan Özelleştirme Ajansı, yatırımcıların limanın yüzde 67 hissesi için 30 Temmuz'a kadar teklifte bulunabileceğini açıkladı. ABD, stratejik öneme sahip Dedeağaç ve Elevsina limanının ardından Skaramanga limanını da almak için Yunan yetkililerle masaya oturmuştu zaten.

Yetkilendirilen yatırım bankaları potansiyel yatırımcıları ziyaret edip satışa çıkan varlıklar ve fırsatlar hakkında bilgi veriyor. 50 milyar euroluk özelleştirme geliri hedefleyen hükümetin özelleştirme programında gaz şirketleri, ulusal piyango şirketleri, benzin istasyonları, oteller, marinalar, alış-veriş merkezleri, turizm arazileri ve limanlar var. Buna ek olarak devletin hissesinin bulunduğu çeşitli şirketler de listede yer alıyor.

An itibariyle 23 liman satışa çıkarıldı. Yetkililerden gelen açıklamalara göre satışa çıkarılacak limanlara olan ilgi yoğun ve ilgilenenler arasında Türk yatırımcı grupları da var. Limanların öncelikle gündeme gelmesi tesadüfi değil elbette. Ülkenin Doğu Akdeniz'deki yat trafiğini ve ticareti yönlendirebilecek önemdeki konumu limanları öne çıkarıyor. Ayrıca krizin etkisiyle varlık fiyatları oldukça ucuz.

Küresel daralmanın ciddi boyutlarda olduğu 2020 yılında Yunanistan ekonomisi %8’in üzerinde daraldı ve ihracatı %10’un üzerinde küçüldü. 2008 krizinde dip yapan ülke ekonomisi takip eden 10 yılda uygulanan ve AB içerisinde ciddi tartışmalara yol açan kurtarma programına rağmen belini doğrultamadı. Krizi takip eden beş yıl boyunca küçüldü. Aynı dönemde İspanya, Portekiz, Romanya ve Hırvatistan da AB ortalamasından daha fazla küçülmüş olmakla beraber Yunanistan’da durum vahimdi. 2009-2013 döneminde beş yıl üst üste ortalama küçülme yaklaşık %6 oldu.

Şu an işgücünün yaklaşık dörtte biri ve genç işgücünün yaklaşık yarısı işsiz. Devletin borcu milli gelirin iki katı düzeyine geldi. Bu rakamlar AB’nin en yüksek rakamları. İspanya ve İtalya’da da durum iyi sayılmaz ancak bu kadar değil. Ayrıca rekabet gücü açısından karşılaştırılamazlar bile.

AB’ye üye olduğunda beklentiler çok yüksekti. Altyapı yatırımları ve bölgesel kalkınmaya yönelik fonlar kullanıldı. İhaleler AB’nin en büyük ekonomilerinin şirketleri tarafından alınırken Yunanistan vatandaşları da iş bulma keyfini yaşadı. Asgari ücretler olabildiğince yüksek ve sendikal yapı da oldukça güçlü.

Başlangıçta AB’ye tam üye olmanın keyfini çıkaran ülkede üretim ve verimlilik olmayınca işler sarpa sardı. Devlet borçları arttıkça arttı. İhracata konu olan fazla bir mal çeşitliliği olmadığı gibi AB’nin devleri ile rekabet edecek nitelikte bir ekonomik yapı zaten mevcut değildi.

Gelinen noktada AB’nin 2008 krizi sonrasında sağladığı kurtarma paketi de bitti ama düzelen bir şey olmadı. Tek çare malların satışına kaldı. Bununla da kalsa ne ise. Bundan daha önemlisi herhalde ABD’nin ülkede açmakta olduğu askeri üslerdir. Limanların satın alınması ile beraber düşünüldüğünde siyaseten de sıkıntılı bir durum olabilir ülke için.

İktisadi analizde nesillerarası transfer diye bir kavramdan söz edilir. Yani önceki nesil tasarruf ederse sonraki nesiller için yatırıma dönüştürülebilir. Bireysel anlamda da sonraki nesle bir miras kalmış olur. Bu transfer düşünülmeyebilir de. Her nesil başının çaresine bakar. Lakin daha kötüsü sonraki nesillere borç bırakmaktır herhalde. AB üyeliğinin nimetlerinden bir nesil doyasıya yararlandı. Hem de yüksek tüketim düzeyleri ile. Ekonomik güç buna el vermiyorsa tek çareniz vardır. O da borçlanmadır.

Bir mesele var ki sonsuza kadar borçlanamazsınız. Maliyetiniz ve riskiniz artar. Derken deniz biter. Bu durumda yapılacak şey varlıkların elden çıkarılmasıdır. Bu işin sonu keşke sadece ekonomik kayıp olsa. Devletin ülkedeki egemenliği bile sorgulanır hale gelebilir.

Komşuyu zor günler bekliyor…