Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Finansal Pandemi

Abuzer PINAR
18 Mart 2020 12:31
A-
A+

İlk olarak geçen yılın Aralık ayında Çin’in Hubei eyaletindeki Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve Corona’nın bir türü olan virüs bütün dünyaya hızla yayıldı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edildi. İlk defa ortaya çıkan ve hızla yayılan pandemik hastalıkların tarihte örnekleri çokça vardır. Veba, kolera, değişik grip türleri gibi. Örneğin 14. Yüzyılın ortalarında görülen veba ile Avrupa nüfusunun yaklaşık yarısı hayatını kaybetmiştir. 1918 yılında ortaya çıkan İspanyol gribi dünya çapında 75 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur. Bir gerçek var ki küreselleşme ile beraber hastalıklar da küreselleşmekte, ancak sağlık alanındaki gelişmeler nüfusa oranla daha az insanın ölümüne neden olmaktadır.

Küresel hastalıkların etkileri de küresel oluyor ve özellikle de dünya ekonomisinin bileşik kaplar tanımına tam da oturduğu bu çağda. Hastalık bulaşıcı olunca ekonomik hayatı doğrudan ve derin bir şekilde etkiledi. Üretim durdu, tedarik zincirleri bozuldu, talep daraldı. Dünya piyasaları altüst oldu. İlk çıkan haberler dünyanın en zenginleri hakkında. Yüz milyarlarca dolar kaybettiklerine dair. Kim bunlar? Dünyanın en zengin insanları. Amazon’un sahibi Jeff Bezos, Microsoft’un sahibi Bill Gates ve LVMH’nin yönetim kurulu başkanı Bernard Arnault. Sırasıyla ağırlıklı olarak elektronik, yazılım ve kozmetik alanlarında faaliyet gösteriyorlar.

ABD merkez bankası toplantıyı öne çekerek alelacele faizleri düşürdü. Artık sıfır sayılabilecek bir orandan piyasayı fonluyor. ABD tahvil faizleri sıfır civarına indi. Diğer ülkeler de hızla bunu takip ettiler ve faiz düşürmeye devam ediyorlar. Tabi TCMB de aynı şekilde faiz düşürdü. Henüz diğer ülkelere oranla yüksek olsa da tek haneye düşmüş oldu. Buna ek olarak maliye tedbirleri de gelecek. Vergilerin ertelenmesi, teşvik paketleri vs.

Bütün bu önlemler neden alınıyor?

Virüs bir süre etkili olacak gibi görünüyor. Bu yüzden de işini kaybedenler olacak. Ya da üretime devam edip çalışanların ücretleri dâhil işletme giderlerini karşılamada zora düşen şirketler olacak. Ekonomide de pandemik bir durum var maalesef. Bütün ülkeler hızla tedbir almaya çalışıyorlar. Öyle ki ABD kişilere para dağıtmaya kadar tedbirler düşünüyor. Balık verme yerine balık tutmayı öğretin diyen kapitalist sistemin ana aktörü balık dağıtmaya karar verdi.

Kısa dönemde bütün bunlar ve fazlası yapılacak. Başka çare de yok. Peki, çözüm olacak mı?

Kısmi çözüm olur elbette. Sorunların hafifletilmesi açısından bir ölçüde etkili olur. Birkaç ay içerisinde salgın kontrol altına alınabilirse ekonomik hayat da normale dönmeye başlar. Ancak dünya ekonomisinin konjonktürün ötesinde sorgulanması gereken yönleri var. Sistemik sorunlar maalesef “normal” zamanlarda sorgulanmaz. Çünkü alan-satan razıdır. Sorunlar birikiyordur belki ama sürdürülüyordur.

Peki, bu gibi olağanüstü dönemlerde ne olur? Yine sorgulanmaz. Çünkü daha acil sorunlar vardır ve bu tür “lüks” tartışmaların zamanı değildir!

Ne yazık ki insanlık bununla er veya geç, olağan veya olağanüstü bir dönemde yüzleşmek zorunda kalacaktır. Küresel ekonomi çarpık bir yapı üzerinden ve zaman zaman negatif enerjiyi boşaltarak yoluna devam ediyor. Ettikçe de sorunlar birikiyor ve büyüyor. Ekonomi büyüdükçe bu sorunlar da büyüyor. Hunharca tahrip ettiğimiz çevre, gelir dağılımındaki adaletsizlik, fırsat eşitsizlikleri vs. Bunun arkasındaki çarpık yapı ise uluslararası ticaretteki adaletsizlik, finansal sektörün reel sektör üzerindeki baskısı ve gözü doymak bilmeyen küçük küresel azınlıkların dünya sistemini bir oyun alanı olarak görmeleri.

Bu çarpık yapıdan kaynaklı çözümlerin de küresel olması gerektiği açıktır. Bir ülke tek başına bir ölçüde adil bir yapı kurabilir. Bu küresel yapıda, hastalıkların da ekonomik ve sosyal sorunların, hatta siyasal sorunların bile pandemik olduğu bu çağda ülkelerin tek başına örnek yapılar oluşturmaları mümkün görünmemektedir. Ancak küresel ekonomik sistemin büyük aktörlerine teslim olma kolaycılığı da sorunları hafifletmemektedir.

Bazı sorgulama alanlarına cesaretle girmek zorundayız. Toplumun bir kesimi borsa, tahvil ve emtia fiyatlarının yarın ne olacağını düşünürken, geniş bir kitle yarın marketlerin açık olup olmayacağını, çocuklarının aç kalıp kalmayacağını düşünmektedir. Bu bir yönüyle doğal olmakla beraber, küresel ekonomideki sorun alanlarını bize unutturmamalıdır. Devletin müdahale alanları nedense hep böyle olağanüstü dönemlerde gündeme gelir ve pek de itiraz görmez. Acaba normal zamanlarda ortaya çıkabilecek risklere hazırlık yapılamaz mı? Ya da her şey normal görünse de hayatın diğer alanlarında olduğu gibi ekonomik hayatta da kuralsız bir yapı olmayacağını, kuralsızlığın bir gün mutlaka bir yerden patlak vereceğini ve götürüsünün getirisinden fazla olacağını baştan düşünmek çok mu zor?

Salgın geçecek. Hayat normale dönecek. Üretime devam edilecek. Tedarik zincirleri de yeniden onarılacak ve faaliyetlerine devam edecek. Ancak finansal sistemde, özellikle de türev araçlardan kaynaklı çılgınlık her zaman ekonomik hayatı tehdit etmeye devam edecek. Umarız ki öze ilişkin sorunlar da salgına yüklenip gündemden çıkmaz.