Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Bu Savaş Çok Soğuk Geçecek

Abuzer PINAR
24 Mayıs 2021 16:04
A-
A+

ABD-ÇHC arasındaki tartışmalarla somutlaşan ticaret savaşlarının kapsamı genişleyecek ve yeni bir soğuk savaşa dönüşecek gibi görünüyor.

2019 yılı Nisan’ında ABD adalet bakanlığı ÇHC şirketi Huawei’ye İran’a yönelik ambargoyu ihlal ettiği gerekçesi ile dava açmıştı. Aynı yılın Aralık ayında aynı firmanın mali işler direktörü Mıng Vancou, ABD’nin talebi üzerine Kanada’da tutuklanmıştı. Yirmiden fazla suçlama içerisinde bankalara yalan beyanda bulunmak, kara para aklamak ve ABD telekomünikasyon şirketi T-Mobile’in ticari sırlarını çalmak da vardı.

Derken karşılıklı adımlar arttı. Geçen yıl ÇHC, Hong Kong’daki ABD konsolosluğu ve çalışanları da dahil olmak üzere Çin’deki ABD Büyükelçilikleri ve konsolosluklarının faaliyetlerine kısıtlamalar getirdi. ABD’den hemen karşılık geldi ve ABD’de görevli üst düzey Çinli diplomatların, üniversite kampüslerine yapılacak ziyaretler ve büyükelçilik binaları dışında 50’den fazla kişiyle düzenlenecek kültürel faaliyetler için ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan onay alma zorunluluğu getirildi.

Yine geçen yıl içerisinde ABD, küresel düzeyde insan hakları ihlalleri işleyen rejimlere destek sağlayan Çinli teknoloji şirketlerinin bazı çalışanlarına vize kısıtlamaları ve ülkeye giriş yasağı uyguladı. Ayrıca bu ürünlerin kamu çalışanları tarafından kullanımına kısıtlama getirildi. Çünkü ÇHC bu ürünlere yerleştirdiği bazı mekanizmalarla ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit ediyordu.

Birkaç gün önce de ÇHC’de bazı kamu çalışanları Amerikan Otomotiv Şirketi Tesla araçlarını hükümet yerleşkelerinin içerisine park etmemeleri konusunda uyarıldı. Sebebi ise bu araçlarda yer alan kameraların güvenlik sorununa yol açması. Tesla bu konuda açıklama yaparak iddiaları yalanladıysa da sonucun değişmesi beklenemezdi. Çünkü asıl mesele bu detaylar değil, teknolojik üstünlük savaşı.  

Bu mücadele anlaşılabilir olmakla beraber fazla düşük seviyeli. Elbette bu tür bir mücadele de taraftar toplayabilir. Topluyor da. Ülkeler duruma göre pozisyon alıyorlar ve alacaklar. Örneğin Kanada Demek ABD demek aslında. Ya da İngiltere’nin harekete geçmesiyle bu mücadele daha da içerik kazanacak. Asya-Pasifik veya ABD’nin yeni tabiriyle Hint-Pasifik’te suların ısınması kaçınılmaz. Karşı taraflarda pozisyon alan Çin ve Hindistan hacimce bölgenin en büyük ekonomileri olsalar da bölge bu ülkelerden ibaret değil. Japonya’dan Endonezya’ya, Malezya’dan Avustralya’ya geniş bir coğrafya. Ayrıca Tayvan gibi sıcak çatışmaya dönüşecek alanlar da var. Dolayısıyla ülkeler kaçınılmaz olarak pozisyon almak zorunda kalacak.

Yukarıda az bir bölümüne değindiğimiz teknolojik üstünlük savaşı ve pay kapma mücadelesi gayet normal. Karşılıklı adımlar, tartışmalar, kol bükmeler de kanaatimce beklenmedik şeyler değil. Lakin öyle bir mesele var ki muhtemelen ÇHC’yi ciddi zorlayacak nitelikte: Emtia fiyatları.

Daha önceki yazılarımızda değinmiştik. Geçen yıldan bu yana emtia fiyatları çok arttı ve bu artış ağırlıklı olarak ABD’nin piyasalara dolar pompalaması ile azdı. Emtia fiyatlarındaki artış ile ABD merkez bankası Fed’in bilanço büyümesi yaklaşık olarak aynı oranda. Yani hemen hemen birebir bir ilişki var. Finansal piyasalar çökmesin diye piyasaya likidite verildi. Bu da menkul kıymet piyasalarını ve emtia fiyatlarını şişirdi. Küresel ekonomi küçülürken borsalar ralli yaptı. Emtia fiyatları da.

Hisse senetleri ile bir servet transferi yapıldığını görmezden gelelim ama bu emtia fiyatları gözardı edilemiyor. Zira demir cevheri, çelik, bakır, gümüş, alüminyum ve platin gibi sanayi üretiminde yoğun olarak kullanılan bu malların fiyatının yükselmesi maliyetleri arttırıyor. Maliyet artışı ise hem üretici sektörleri zorluyor hem de nihai kullanıcıya ciddi bir yük getiriyor. ÇHC birçok sanayi metalinin en büyük kullanıcısı ve bu konuda da hemen harekete geçti. Bu mallarda stokçuluk ve spekülasyonu hedef alan ÇHC, fiyat yükselişlerini kırmak için yalan haberlerin yayılmasından aşırı spekülasyona kadar bazı eylemlere ceza öngören düzenlemeler düşünüyor. Geçtiğimiz hafta sonu önde gelen metal sektörü temsilcilerini toplayarak spot ve vadeli piyasadaki tekellere hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceği yönündeki tavrını ortaya koydu.

İlk bakışta bu hareket tarzı piyasa mantığı ile bağdaşmıyor denilebilir. Çünkü nihayetinde diğer fiyatlar gibi emtia fiyatları da piyasa şartlarında belirlenmiyor mu? Evet piyasa şartlarında belirlendiği doğru da bu “piyasa” hangi şartlarda oluşuyor ve çalışıyor? Bu sorunun cevabı verilmeden devamını konuşmak fazla bir anlam ifade etmez. Ekonomiler küçülürken; yani emtiaya üretim sektöründe talep düşük iken fiyatlarının artması sistemik bir soruna işaret eder. Ekonomiler canlanma işareti verince daha da arttı. Yani ekonomiler küçülürken artıyor, büyürken artıyor!

ÇHC son yıllarda birçok şeye sahip oldu ama en stratejik araç olan rezerv paraya değil. Uluslararası ticaret adım adım bir soğuk savaşa dönüşüyor. Bu konuda bir tarafın diğerinden üstün olduğunu söylemek zor olsa da uluslararası rezerv para işi değiştiriyor. Asıl kopuş oradan olacak.