Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

26 Şubat Kararı: Game Stop!

Abuzer PINAR
28 Şubat 2021 19:54
A-
A+

ABD sermaye piyasaları düzenleyici ve denetleyici kuruluşu SEC (Securities and Exchange Commission), GameStop hisselerinin de içerisinde bulunduğu onbeş hissenin işlemlerini askıya aldı. Olay açığa satış yaparak hisse senetleri işlemlerinden kazanç elde eden büyük fonların ciddi zarara uğraması ile gündeme gelmişti. Küçük tasarruf sahipleri sosyal medyada örgütlenerek normalde beklenmeyen alış davranışına girmişlerdi. Bunun üzerine büyük fon sahipleri çağrıda bulunarak bunun önüne geçilmesini istemişlerdi. Bu çağrı karşılık buldu ve sosyal medya örgütlenmesi ile değeri bazı günler %100 artan hisse senetleri 26 Şubat’ta işleme kapatıldı.

Ekonomi gündeminde yeni olan bu olaylar serisini nasıl anlamalı? Demokrasi tartışmasında da benzer bir karşılığı var aslında. Yıldönümü nedeniyle yeniden gündem olan 28 Şubat ile demokrasi ve çoğunluk tartışması bana bunu hatırlattı. Demokraside oy çokluğu yeterli midir?

Çoğunluk oyunu alanlar bunu bir meşruiyet gerekçesi olarak savunurken, çoğunluğa hitap edemeyenler demokrasinin oy çokluğundan ibaret olmadığını, anayasal kurum ve kuralların dikkate alınmasını gerektiğini hatırlatırlar. Yani çoğunluk oyunu alsanız da sizi bağlayan bir anayasa ve diğer hukuk düzenlemeleri vardır.

Doğru ama anayasa ve diğer hukuki düzenlemelerin de adil yapılmış olması gerekmez mi? Yürürlükteki kurum ve kurallardan azami ölçüde menfaat sağlarken, oy çokluğu kaybedildiğinde; küçük ve önemsiz saydıkları bir kesim bir gün oy çokluğu sağladığında, dönüp kurumları ve hukuku hatırlatmak herhalde ahlaki olmayacaktır. Baştan toplumun nitelikli çoğunluğunun onayladığı bir hukuki çerçeve oluşturulduğu takdirde bu sorun zaten yaşanmayacaktır. Ancak değişik toplum kesimlerinin dışlandığı bir süreçte yapılan bir düzenleme bir gün gelir muhalifleriniz tarafından menfaate tahvil edilebilir ve pekâlâ en az sizinki kadar “meşruiyeti” olacaktır.

Bu çerçeveden bakıldığında, sosyal medya platformlarında örgütlenen kesimin davranışı yeni olmakla beraber en az birkaç büyük fonun davranışı kadar yasaldır. Fark şudur: Dünya piyasalarını kontrol eden, hatta ülkeleri finansal olarak ciddi zorluğa itebilen birkaç büyük fon, sayıca az ancak büyük varlıklara sahipler. Sosyal medyada örgütlenen kesimin ise sayısı çok ancak sahip oldukları fonlar küçüktür. Bir araya geldiklerinde etkili olabiliyorlar sadece. Bu durumda mesele şuraya geliyor: Küçükler büyüklerin işine karışmaz, karışamaz!

Neden mi? Küçüklerin yaptıkları işlemler gayet yasal. Büyükler de yapıyordu. Sosyal medya aracıyla yapıldığından ve herkes bundan haberdar olduğundan mı sorun oluyor? Büyükler sayıca ve gözden ırak yaptıkları için mi sorun olmuyordu? Eğer küçüklerin yaptığı işlemler kabul edilebilir değilse, buna izin veren düzenlemeler neden sadece büyükler piyasaları domine ederken sorun olarak görülmedi?

Ekonomi ve finansı bilenlerin itirazlarını tahmin edebiliyorum. Aşırı yükselişlere neden olan spekülatif hareketlere karşı işlem durdurulması gibi uygulamalar hep vardı, diyecekler. Evet vardı. Spekülatif hareketler de hep vardı. Ama hiç bu kadar gündem olmadı. Hatta bazı spekülatif işlemler hiç fark edilmedi bile. Belki de fark edilmesi istenmedi. Sezgisel olarak varlığı biliniyor ancak açıklanamıyordu. Çünkü elde yeterli malumat yoktu.

Hisse senedi piyasası belki de finansal araçlar arasında en meşru yatırım aracıdır. Şirketler, borçlanmak yerine sermaye piyasalarında ilgili kurumlara müracaat ederek halka arz için izin alırlar. Bunun ölçütleri ve nasıl yapılacağı yasal düzenlemelerle belirlenmiştir. Küçük veya büyük, tasarruf sahipleri şirketlerin hisselerini alarak ortak olurlar. Hisselerin hareketlerinden sermaye kazancı sağlarlar ve kar dağıtımından faydalanırlar. Şirketlerin performansına göre hisseleri piyasada değerlenir veya değer kaybeder. Tasarrufçu da gidişata göre o hissede kalmaya veya satıp başka bir hisse almaya karar verir.

Bu anlamda hisse senedi piyasaları adildir ve helaldir. Ancak işi bozan adil olmayan düzenlemeler ve büyüklerin işine yararken asimetrik bilgi nedeniyle küçükleri dezavantajlı duruma düşüren uygulamalardır. Para otoritesinin davranışıdır. GameStop gibi şirketlerin hisseleri çok dikkat çekmiş olabilir ama bir de sorunsuzmuş gibi görünen büyük şirketlere bakalım. Gerçekten sorunsuz bir şekilde mi işlem görüyorlar. Fiyat/kazanç oranlarına bakalım. Ya da yüksek not alan kurum veya ülkelere bakalım. O kadar isabetli miydi değerlendirmeler? 2008 krizi döneminde olan biteni hatırlayalım. Büyükler küçükleri yıllarca manipüle etti de sosyal medya gibi araçlar olmadığı için birbirlerinden haberdar mı olamadılar acaba? Olsalar bile ellerinden bir şey mi gelmedi?

Sosyal medyaya fazlasıyla ihtiyatlı bakan birisi olarak bunda bir hayır olduğunu düşünüyorum. “GameStop” ama sanki büyüklerin bugünde kadar oynadığı oyun değişecek gibi. Umarım buradan sermaye piyasalarının adaleti sorgulanır ve daha adil bir işleyişi sağlayacak düzenlemelere kapı açar.