Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (29 Haziran - 5Temmuz 2020)

SDE Editör
06 Temmuz 2020 14:46

Hong Kong’ta Ulusal Güvenlik Kanunu

Geçtiğimiz yıldan bu yana devam eden toplumsal hareketlerin hayatı durma noktasına getirdiği Hong Kong’da yeni gelişmeler yaşanıyor. Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde, tartışmalı Ulusal Güvenlik Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından yasayı ihlal gerekçesiyle ilk suçlama 23 yaşındaki bir protestocuya yöneltildi.

Hong Kong'da geçen hafta yürürlüğe giren tartışmalı Ulusal Güvenlik Yasası’na yönelik protestolar sürerken, yasa kapsamında ilk suçlama da gerçekleşti. Hong Kong Polisi’nden yapılan açıklamada, “23 yaşındaki kent sakini bir erkeğe, ‘terörist eylemlerde bulunma’ ve ‘bölünmeye kışkırtma’ suçları yöneltildi” denildi. Yetkililer, söz konusu kişinin protestolar sırasında motosikletini polislere doğru sürdüğünü açıkladı. Sosyal medyaya yansıyan bazı videolarda, adamın, protestoların simgesi olan ‘Hong Kong'u Kurtarın, zamanımızın devrimi’ sloganının yazılı olduğu bir bayrak taşıdığı görüldü. Olayda üç polis yaralanırken, motosikletinden düşen adam da tutuklandı.

Çin'in en üst düzey yasama organı Ulusal Halk Kongresi (UHK) Daimi Komitesinde oybirliğiyle kabul edilen yasa, Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından da imzalamıştı. Devleti yıkmaya teşebbüs, vatana ihanet ve ulusal güvenliği tehlikeye atan eylemleri yasaklayan ilgili yasa, Çin hükümetinin onayı sonrasında Hong Kong yerel hükümetinin resmi gazetesinde yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Yasa, içeriği itibarıyla asıl olarak geçen yıl haziran başında suçluların Çin'e iadesini öngören yasa tasarısına karşı başlatılan ve yıl sonuna kadar yoğun kitle protestolarıyla sürdürülen demokrasi yanlısı protesto hareketini hedef alıyor. Hong Kong'un Baş Yöneticisi Carrie Lam, yasanın ‘ulusal güvenliği tehdit eden çok küçük bir azınlığı cezalandıracağını’ açıklamıştı.

Christchurh Saldırısı Mahkemesi

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlediği silahlı saldırıda 51 kişiyi öldüren 49 kişiyi de yaralayan terörist Brenton Tarrant, 24 Ağustos'ta mahkemeye çıkacağı bildirildi. 24 Ağustos Pazartesi sabah 10: 00'da başlayacak mahkemenin sonunda, Brenton Tarrant'ın ömür boyu hapse mahkum edilmesi bekleniyor. Christchurch kentindeki Nur ve Linwood camilerine 15 Mart 2019'da cuma namazı esnasında Tarrant, otomatik silahlarla terör saldırısında bulunmuştu. Yeni Zelanda ve tüm dünyada tepkiyle karşılanan saldırıda 1'i Türk 51 kişi hayatını kaybetmiş, 2'si Türk 49 kişi de yaralanmıştı.

Belçika Kralı’ndan Açıklama

Belçika Kralı Philippe, bir ilke imza atarak, ülkesinin Kongo’da sömürge yönetimi boyunca neden olduğu zararlar için ‘en derin pişmanlıklarını’ sundu. George Floyd’un öldürülmesinin ardından başlayan ırkçılık karşıtı protestolar dünya çapında sömürgecilik tarihinin kara sayfalarını tartışmaya açarken, Kongo’yu yıllarca yağmalayan Belçika’dan geç de olsa ‘pişmanlık’ açıklaması geldi. Belçika Kralı Philippe, bağımsızlığının 60. yıldönümünü kutlayan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanı Felix Tshisekedi’ye bir mektup göndererek pişmanlığını iletti. Kral Philippe, “Geçmişin bu yaraları için en derin pişmanlığımı ifade etmek istiyorum, ki onun acısı,  bugün hâlâ toplumlarımızda var olan ayrımcılıkla tekrar depreşti” ifadelerini kullandı.

Belçika’nın Kongo’da sömürgeci geçmişinin simgesi olan Kral 2. Leopold'un adını anmayan Philippe, bu dönemde ‘kolektif hafızaya işlenen şiddet ve zulüm eylemleri gerçekleştirildiğini’ belirtti. Philippe, “1908 ile 1960 arasında devam eden sömürge dönemi ayrıca acı ve aşağılanmaya yol açtı” dedi. Irkçılığın her türlüsüne karşı olduğunu belirten Kral Philippe, Belçika Parlamentosunun sömürgeci geçmişe ilişkin araştırma yapılmasına dair başlattığı çalışmaları desteklediğini belirtti. Kral her ne kadar mektubunda açıkça özür dilemese de Belçika Kraliyet ailesinden sömürgecilik geçmişine dair açıklama yapan ilk isim oldu. Irkçılık karşıtı protestolar sırasında Belçika’da Kral 2. Leopold'un büst ve heykellerini hedef alındı. Ülkenin dört bir yanında bulunan heykellerin bazısı tahrif edildi, bazısı da ateşe verildi. Belçikalılar, heykellerin yanı sıra Kral'ı anımsatan sokak isimleri ve otobüs duraklarının kaldırılması için kampanya başlattı. Kral 2. Leopold, kendi mülkü ilan ettiği Kongo'yu yıllarca yağmaladı, milyonlarca kişinin ölümüne neden oldu. Kral, aynı zamanda Kongo'dan ‘köle’ olarak getirdiği insanları, Belçika’daki hayvanat bahçelerinde ‘teşhir etmesiyle’ biliniyordu.