Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (13-19 Temmuz 2020)

SDE Editör
20 Temmuz 2020 12:05

AB Buluşması

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin lideri, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ekonomik sonuçlarıyla mücadele için hazırlanan kurtarma programı ve gelecekteki bütçe konusunda iki gündür devam eden müzakerelerde anlaşma sağlayamazken, zirve programı bir gün uzatıldı.

AB Konseyi Başkanı Sözcüsü Barend Leyts, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, AB üyesi ülke liderlerini 17-18 Temmuz'da Brüksel'de fiziksel olarak bir araya getiren AB Liderler Zirvesi'nin uzatıldığını açıkladı. Leyts, liderlerin 19 Temmuz'da tekrar bir araya geleceklerini bildirdi. AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in başkanlık ettiği zirveye, üye 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanları ile AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen katılıyor. Zirvede, salgının ekonomik etkilerine karşı hazırlanan toplam 750 milyar avroluk ekonomik kurtarma programı ile yaklaşık 1 trilyon avroluk AB'nin 2021-2027'deki bütçesini belirleyecek "Çok Yıllı Mali Çerçeve" taslağı müzakere ediliyor.

Liderler, kurtarma programının boyutunu, içerisindeki hibe ve kredilerin miktarını ve bunlar için uygulanacak denetim mekanizmasıyla koşulları ele alıyor. AB'nin 2021-2027 dönemi bütçesini de müzakere eden liderler, bütçenin boyutunu, harcama alanlarını ve üye ülkelerin gelecekteki bütçeye ne oranda katkı sağlayacaklarını tartışıyor.  Üye ülkelerin oy birliğiyle belirlenecek kurtarma paketi ve gelecekteki bütçe konusunda anlaşma sağlanması için AB ülkeleri arasında zorlu müzakereler gerçekleşiyor.

AB ülkeleri içinde "Tutumlu 4'lü" olarak adlandırılan Hollanda, Danimarka, İsveç ve Avusturya, özellikle kurtarma programındaki hibeleri soğuk karşılıyor. Bu ülkeler, ihtiyaç duyan AB ülkelerine "koşullu" biçimde kredi verilmesini ve bunların ileride geri ödenmesini istiyor. Söz konusu ülkeler, hibe verilmesi durumunda sıkı bir denetim mekanizması talep ediyor. 

Macaristan ve Polonya, AB fonlarının hukukun üstünlüğü şartına bağlanmasına soğuk bakıyor. Böyle bir durumda bütçe ve kurtarma programını veto etmeyi planlıyor. AB bütçesi ve kurtarma programına ilişkin karar, üye ülkelerin AB Konseyindeki oy birliği ve Avrupa Parlamentosu (AP) onayıyla alınıyor.

Çin Dışişleri Bakanı’ndan Açıklama

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, "ABD hiçbir şey karşısında durmuyor, hatta sıcak noktaları ve uluslararası ilişkilerde çatışmalar yaratıyor. Onlar artık aklını, ahlakı ve güveni kaybetti" açıklamasında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı yazılı açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile telefon görüşmesinde, "ABD yükümlülüklerini başkalarına yüklüyor, salgını diğer ülkeleri karalamak ve suçu diğerlerine atmak için kullanıyor. Onlar hiçbir şey karşısında durmuyor, hatta sıcak noktaları ve uluslararası ilişkilerde çatışmalar yaratıyor. Onlar artık aklını, ahlakı ve güveni kaybetti" ifadelerini kullandı.

Washington’un artık saklamadan 'önce Amerika' politikasını uyguladığını ve benciliğini,tek taraflı yaptırımlar ve yıldırma politikasını son eşiğe getirdiğini dile getiren Wang,"ABD, Çin politikasında meşhur McCarthyism’i ve uzun süredir eskiyen soğuk savaş zihniyetini canlandırıyor, uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal ederek kasıtlı olarak ideolojik çatışmayı kışkırtıyor" dedi.

Çin ve Rusya’nın ikili ilişkileri çok daha yüksek seviyeye taşıması ve 'tarafsız ve adil duruş sergileyen' ülkelerle birlikte çalışması gerektiğini dile getiren Çinli diplomat, böylece uluslararası düzeni ihlal eden eylemlere karşı koymanın, küresel barış ve istikrarı birlikte desteklemenin, uluslararası adalet ve tarafsızlığı savunmanın mümkün olacağını kaydetti.

Trump’tan Hong Kong Kararı

ABD Başkanı Donald Trump, Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ne getirilen Ulusal Güvenlik Yasası nedeniyle Çin'i sorumlu tutan bir yasa tasarısını onayladı ve Hong Kong'a yönelik imtiyazları kaldıran bir başkanlık kararnamesi imzaladı.  

Trump, Beyaz Saray bahçesinde, Hong Kong konusunda Çin'e yönelik atılacak yeni adımları ele aldığı basın toplantısında, "Bugün Çin'i Hong Kong halkına yönelik baskı politikalarından dolayı sorumlu tutan bir yasa tasarısı ve başkanlık kararnamesi imzaladım" ifadesini kullandı. 

Hong Kong'a Ulusal Güvenlik Yasası'nı getiren Çinli yetkililerle iş yapan tüm bankalara yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarının Kongrenin büyük desteği ile geçtiğini anımsatan Trump, "Bugün ben de bu kararnameyi onayladım. Bu kararname Hong Kong'un özgürlüğünü elinden alan kişileri ve kurumları sorumlu tutmamızı sağlayan yeni araçlar sağlıyor" dedi.  Trump, Hong Kong'daki durumu yakından izlediklerini ve durumun iyi olmadığını kaydederek, "Hong Kong halkınının özgürlükleri elinden alındı ve artık serbest piyasada rekabet edemiyor. Birçok insanın Hong Kong'u terk edeceğinden şüphe ediyorum" ifadesini kullandı.

ABD ve Hong Kong'un çok fazla iş yaptığını ve Hong Kong'a birçok ayrıcalık tanındığını kaydeden Trump, "Hong Kong'a imtiyazlı davranışımızı sona erdiren bir kararname imzaladım. Hong Kong şimdi Çin anakarası ile aynı muameleyi görecek. Hiçbir ayrıcalığı ve özel ekonomik muamelesi olmayacak" ifadesini kullandı. 

Boko Haram’a Operasyon

Batı Afrika ülkesi Nijerya'nın kuzeydoğusunda terör örgütü Boko Haram'a yönelik operasyonda 8 üst düzey örgüt üyesi etkisiz hale getirildi.

Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Eneche, basına yaptığı açıklamada, Borno eyaletine bağlı Goski köyünde Boko Haram'a yönelik hava saldırısı düzenlendiğini belirtti.

Eneche, operasyonda 8 üst düzey Boko Haram üyesinin öldürüldüğünü, teröristlerin kullandığı sığınaklar ve lojistik malzemelerin de imha edildiğini kaydetti.

Nijerya'da 2000'li yılların başından bu yana varlık gösteren terör örgütü Boko Haram'ın 2009'dan itibaren düzenlediği kitlesel şiddet eylemlerinde 20 binden fazla kişi öldü.

Terör örgütü, 2015'ten bu yana ülkenin sınır komşuları Kamerun, Çad ve Nijer'de de saldırılar düzenledi. Örgütün, Çad Gölü Havzası'ndaki saldırılarında en az 2 bin kişihayatını kaybetti.