Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (20-26 Temmuz 2020)

SDE Editör
27 Temmuz 2020 23:11

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İbadete açıldı

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştay’ın bu kararı ile Ayasofya Camii’si ibadete açılmış oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararını "hayırlı olsun" mesajıyla paylaştı.

24 Temmuz 2020 Cuma günü kılınan ilk Cuma Namazına sadece Türkiye’den değil tüm dünyadan Müslümanlar katıldı. Fiziksel mesafeye dikkat edilerek kılınan ilk Cuma namazını 350 bin Müslüman kıldı.

Batılı birçok siyasetçi ve gazeteci olayı son dönemlerine en önemli olayı olarak değerlendirirken İstanbul Büyükşehir belediye başkanı E.  İmamoğlu bu açılışa ve namaza katılmadı.

Ayasofya Camiisinin açılışı camiye sarılan zincirlerin kırılması olarak yorumlanırken batılı bazı yorumcular süreci Kemalist seküler mirasın reddi olarak yorumladılar. İslam dünyası ise, açılışı büyük bir sevinç ile karşıladı.

Tecavüz İddiası sonrası HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik partisinden istifa etti

Sol basında “HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik, hakkında yürütülen bir soruşturma nedeniyle istifa ettiğini açıkladı” ifadesiyle bildirilen olay sonrasında HDP’nin ekolojik ve cinsiyet eşitlikçi politika ve söyleminde nasıl bir etki bırakacağı merak konusu. HDP’nin Süryanileri etkilemek ve Avrupa’da farklı etnik topluluklara yönelik temsiliyetini göstermek amacıyla zaman zaman ön plana çıkarılan Çelik’in daha önce de iki Süryani kadına daha tecavüz ettiği Süryani cemaati sözcüleri tarafından dile getirildi.

Çelik, partisine zarar vermemek için istifa ettiğini açıkladı.18.07.2020. Çelik, istifa mektubunda, hakkında yürütülen bir soruşturma dosyasından kaynaklı partisinin zarar görmemesi için istifa ettiğini belirtti.

Çelik açıklamasında "Yaptığım çalışmalar bazı çevreleri rahatsız etmiş olacak ki, değişik biçimde ve farklı boyutta kişiliğime karşı iftiralar, suçlamalar ve tehditler geliştirildi. Bunun yanında bir kadın bana yönelik iftiralarda bulunarak şantajlara başladı" dedi.

HDP'li Çelik'in, 24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde Mardin'de seçim çalışmaları kapsamında dernek toplantısına katılan bir kadını cinsel saldırıya maruz bıraktığı iddia edildi. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, kadının şikayeti üzerine Çelik'in dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören fezlekeyi düzenleyerek Meclis'e gönderdi. Meclis Adalet Anayasa Karma Komisyonu, 22 Temmuz Çarşamba günü, partisinden istifa eden Çelik hakkındaki fezlekeyi görüşmek üzere toplanacak.

Sosyal Medya Düzenlemesi

Uzun süredir gündemde olan, sosyal medyaya düzenleme çalışması konusunda AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında açıklama yaptı. Zengin,  sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduklarını bildirdi.

Sosyal Medya Yasa Teklifinde kısaca şu vurgular var:

Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye’de temsilci bulunduracak. Yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliği önce yüzde 50, daha sonra yüzde 95’e kadar daraltılacak.

Kişiler tarafından da sosyal ağ sağlayıcılarına içerik kaldırılması ya da erişim engellenmesi başvurusu yapabilecek ve bu başvurulara belirlenen saat içerisinde olumlu ya da olumsuz yanıt verilmek zorunda olunacak.

Sosyal medya yasa teklifi ile yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliği önce yüzde 50, daha sonra yüzde 95’e kadar daraltılacak.

Sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmak zorunda olacak. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler ile erişim engelleme veya içerik çıkarılması kararlarının uygulanmasına ilişkin rapor bildirimi yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere para cezası verilebilecek.

Başvuruları yanıtsız bırakan ağ sağlayıcılara para cezası verilebilecek. Hukuka aykırı olduğu mahkeme kararıyla saptanan içerik, sosyal ağ sağlayıcıya bildirilecek, bildirime rağmen belli bir saat içinde gereğini yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların karşılanmasından sorumlu olacak.

Yeni düzenlemeyle sosyal medyaya “Hukuki ve mali yükümlülük” getiriliyor. Bunun için;

1. Sosyal medyada yer alan hukuka aykırı içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi için şirketlerin Türkiye’de temsilci bulundurmaları,

2. Hesapların gerçek kimlikleri üzerinden açılması zorunluluğunun getirilmesi, sahte hesapların engellenmesi,

3. Kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda yapılan başvuruların 48 saat içinde cevaplandırılması yükümlülüğü getirilmesi,

4. Sosyal medya platformlarına içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve başvurulara yönelik yapılan işlemlere ilişkin olarak 3 ve 6 ayda raporlama yükümlülüğü konulması planlanıyor.

5. Düzenlemede temsilci atamamakta direnen şirketlere yaptırım açısından bant kısıtlamasına dönük bir düzenlemenin yer alması planlanıyor.

Yasa çıktıktan sonra ihtar edilmelerine rağmen 30 gün içinde Türkiye’ye temsilci atamazlarsa bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması, buna rağmen temsilci atamamakta direnmesi durumunda ikinci bir ihtarda bulunulup 30 gün içinde bant genişliğinin yüzde 95 oranında daraltılması düşünülüyor.

6. Mahkeme kararı ile içerikleri kaldırmayan sosyal medya ağlarına kademeli bir para cezası da getiriliyor. Sosyal ağlar içeriğin kaldırılmasına ilişkin başvurulara 48 saat içinde cevap vermedikleri takdirde 5 milyon TL, raporlar ve istatistiki bilgi verilmediğinde 10 milyon TL, verilerin Türkiye’de barındırılmadığının tespit edilmesi halinde ise 50 milyon TL para cezası öngörülüyor.

CHP'nin 37. Olağan Kurultayı

CHP'nin 37. Olağan Kurultayı'nda  tek aday olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 1356 delegeden 1251’inin oyunu alarak altıncı kez Genel Başkan seçildi. 

CNN Türk Muhabiri Ünal Kaya’nın verdiği bilgiye göre, İlhan Cihaner "CHP'de çok ilginç dakikalar yaşıyor. Delege iradesine böyle bir baskı tarihimizde yok. İmzanıza sahip çıkın" mesajını atmıştı. Bugün itibariyle buldukları imzalardan bazı geri çekilmeler söz konusu. Belli ki genel başkan adaylığı için gereken sayının altına düşmüş durumda, dedi. Cihaner, delegelere 'cesaretli olun, imzanızın arkasında durun' diye konuştu: "Hepinizden imza aldık. Ancak Belediye başkanları o delegeleri aşı ve işiyle tehdit etti. Bu bir alçaklıktır" ifadesini de kullandı.

Böylece CHP'nin 37. Olağan Kurultayı'nda Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığa tek aday olarak gösterildi.

Adaylığını açıklayan eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Parti Meclisi Üyesi İlhan Cihaner ve Profesör Doktor Tolga Yarman yeterli sayıya ulaşamadığı için adaylık yarışına katılamadılar. Kılıçdaroğlu'nun tüm il başkanları tarafından aday gösterildiğini bildiren Çerçioğlu, adaylık için yeterli sayıya başka kimsenin ulaşamadığını belirtti.

Kurultay için özel olarak söz ve müziği Ali Altay’a ait olan “İktidarın Yolu Kılıçdaroğlu” şarkısı hazırlandı. Kurultay sloganı ise “hedef iktidar” oldu. “Hedef iktidar” sloganı pankartları Odeon'un çeşitli yerlerine asıldı.

İkinci Cumhuriyetçilerin Söylemi: Cumhuriyeti Demokrasi İle Taçlandırmak

Yeniden CHP Genel Başkanı seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, "En geç 2023'te Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız. Büyük bir umutla yola çıktık, birlikte mücadele edeceğiz. 83 milyon insanı kucaklayarak onlara demokrasiyi, huzuru anlatarak yola çıkacağız. Bütün Ortadoğu'yu bir savaş alanı olmaktan, kavga alanı olmaktan çıkarıp, bir barış havzası olması için söz verdik.

Bu vaatlerimizi dostlarımızla birlikte yerine getireceğiz. Demokrasiden yana olan, işsiz olan herkese iş bulacağız diye vaatte bulunan, her ailede huzurun olduğu bir Türkiye'yi inşa etmek için yola çıkan herkesle birlikte yapacağız.

Kavga zamanı değil, ayrışma zamanı değil, birlikte olma zamanıdır.

Birlikte olma zamanıdır. Ayrıştırmak isteyenler kendi koltuklarını korumak isteyenlerdir. Biz bunlardan olmayacağız. Bizim siyaset anlayışımız asla böyle olmayacak. Bana verdiğiniz oyun sorumluluğunun farkındayım. Çalışacağım, mücadele edeceğim.

Dünyanın en güzel ülkesi Türkiye. Pandemi bize ağaca, suya muhtaç olduğumuzu öğretti. Gelecek çocuklarımıza güzel bir coğrafyayı sunmak zorundayız. Hep birlikte çalışacağız. Konuşmamda söylemiştim; bu kurultay, sadece Türkiye'deki vatandaşlarımızı değil Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'ya, Amerika'ya kadar herkesin büyük bir dikkatle izleyeceğini. Bizim görevimiz bu. Demokrasiyi güçlendireceğiz.”

Kılıçdaroğlu konuşmasında Türkiye’nin 5 önemli sorununun çözülmesi gerektiğini belirtti. Bu sorunlar:

  • Demokrasi
  • Ekonomi
  • Dış politika
  • Eğitim
  • Toplumsa barış

Türkiye için gerçekleştirmeyi düşündükleri 13 önemli ilkeden söz eden Kılıçdaroğlu bu ilkeleri şöyle sıraladı:

  • Demokratik parlamenter sisteme geçmek
  • Kürt sorununu çözmek: “Türkiye'nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacaktır. Başta Kürt sorunu olmak üzere demokrasi temelinde, TBMM'nin öncülüğünde çözülecek. Kürt sorununu egemen güçlerin bir manivela olarak kullanmasına izin vermeyeceğiz.”… Kadına yönelik şiddetin önlenmesi öncelikli bir devlet politikası haline getirilecektir… Tüm terör örgütleriyle mücadele ödün verilmeksizin sürdürülecektir.
  • liyakat sistemi hakim kılınacaktır. 
  • Seçim sistemi değişecektir
  • Kamu ihaleleri şeffaflaştırılacak
  • Kamu İhale Kanunu değiştirilecek. 
  • TBMM adına ödenen bütün vergilerin denetimini yapan Sayıştay’ın tüm raporları gizleniyor. Biz milletin önüne getireceğiz.
  • Güçlü bir stratejik planlama teşkilatı kurulacaktır.
  • Eğitim sistemi yeniden yapılandırılacaktır.
  • Gelecek nesiller için ekosistem hakkı korunacaktır.
  • Aile Destekleri Sigortası uygulamaya konacaktır.
  • Yeni bir merkez-yerel dengesi kurulacaktır. Devletin tüm kapasitesi en verimli şekilde kullanılacaktır. Kayyum uygulamalarına son verilecek, seçimle gelenlerin ancak seçimle gitmeleri garanti altına alınacaktır.
  • Ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatı kurulacaktır. Uluslararası hukuka önem veren bir dış politika izlenecektir.