Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (24-30 Haziran 2019)

Bu haftanın ana gündem başlıkları yerel seçim sonuçları ve bu sonuçlara bağlı olarak meydana gelene konular üzerinde odaklanmaktadır.
SDE Editör
01 Temmuz 2019 10:46

Yeni Parti tartışmaları:

İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığının yinelenen 23 Haziran seçimi sonuçlarında oy farkının 31 Mart’a göre 800 bini geçmesi AK Parti içinden çıkacağı söylenen yeni parti tartışmalarını hızlandırdı. Bu tartışmayı hızlandıran bir başka etken de ekonomik krizin baskın etkisinin her alanda kendini hissettirmesidir. Bu yüzden de yeni partinin çıkış noktasının ekonomi temelli olacağı konuşulmaktadır.

AK Parti içinden çıkacağı söylenen yeni parti hatta yeni partiler tartışmasında dikkati çeken husus, iki yeni partinin ortaya çıkacağı söylentisidir. Bunlardan birincisi, Ahmet Davutoğlu’nun başını çektiği bir grup, diğeri ise Ali Babacan’ın başını çektiği ve eski AK Parti’li kurucuların içinde yer aldığı grup. Her iki parti de ekonomi ve tabanda meydana gelen kopmalar üzerinden bir değerlendirme ile söylemlerini geliştirirken başkanlık sistemini eleştirip parlamenter sisteme dönüş tartışmalarını başlatacak gibi görünüyor.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Elazığ Gönül Dostları Buluşması'nda yaptığı konuşma AK Parti ile köprüleri yaktığının açık bir işareti gibi görünmektedir. Bu buluşmada AK Parti’nin tabanında meydana gelen kopmaların nedeninden Cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik eleştiriye kadar kapsamlı bir eleştiri yapıldığı görülmektedir.

Davutoğlu’nun, Suriye politikasıyla birlikte anılıyor olması da onun en büyük dezavantajı olarak karşısında durmaktadır. Her geçen gün bir Suriyelinin suça karışması Davutoğlu ile ilgili bir hatırlatmayı yapmaktadır. Suriyeliler sorunu onun alnındaki bir stigma (damga) gibi durmaktadır.

Yine eski bakanlardan Ali Babacan’ın Erdoğan'la görüştüğü ve yeni partiyi kuracağına dair haberler yayımlandı. Ayrıca aktif biçimde birçok eski AK Parti kurucusu bakanla birlikte siyasi yol haritasını çizmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğu konuşuldu.

Babacan’ın pozisyonu, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz derinleştikçe giderek daha fazla konuşulacak gibi. Çünkü ekonomi alanındaki tecrübesi, yabancı iş ve ekonomi çevrelerindeki bilinirliği muhtemelen onun önünü biraz daha açacaktır ancak AK Parti’nin kurucu kadrosu içinde yıllarca siyasetin içinde bulunup yorgun ve yıpranmış siyasi figürlerin yanında yer almasının da onun yumuşak karnı olacağı açıktır.

AK Parti İstanbul’da neden kaybetti?

Bekir Ağırdır, KONDA Araştırma Genel Müdürü 23 Haziran seçim sonuçlarını doğru olarak tahmin ederek önemli bir başarı yakaladı. Ağırdır AK Parti’nin neden İstanbul’da açık ara kaybettiğine dair ilginç açıklamalar yaptı. Ona göre AK Parti’nin İstanbul’u kaybetme hikayesi şu şekilde işledi[1]:

Ağırdır’a göre, AK Parti açısından seçimlerde yaşanan oy kaybı, partinin beyni ile bedeni, örgütlerle yerel yönetimler arasındaki ilişki koptu:

“AK Parti’nin bundan sonra örgütsel yenilemeyi başarıp başaramayacağı belirleyici olacak.”

Ancak, Ağırdır, 31 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oylarda belirleyici unsurun kendisinin vaatleri değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin muhalefete karşı kullandığı dil olduğunu düşünüyor:

“Şimdi yeni eklenen oylar ise, gençlerden, HDP’li ve CHP’li olan ancak bir önceki seçimlerde seçimi kazanma umudu olmayıp sandığa gidenler ve az bir kısım da MHP’li seçmenlerdendi.”

Yeni bir ütopya üretmeli

Bununla birlikte, Ağırdır’a göre, İmamoğlu’nun başarısının ardından ortaya çıkan potansiyeli kaldıraca dönüştürmede CHP’nin atacağı adımlar önümüzdeki dönemde kritik önemde. Zira bu başarı "çantada keklik" olarak görülmemeli.

Ağırdır, CHP'nin yeni bir başarı üretme şansının, Türkiye'nin farklı kutuplarına seslenme yeteneğiyle ilintili olduğunu düşünüyor.

“Karşımızda bölünmüş, kutuplaşmış üç adet Türkiye var. Muhafazakârlar, Kürtler ve sekülerlerden oluşan bu üç Türkiye’nin de ihtiyaçları, talepleri var. Bir ütopyaya, bir ideale ihtiyaç duyuyorlar. Üç Türkiye’nin de bir arada yaşayabildiği bu toplumsal uzlaşıyı kim üretirse artık o parti kazanacak,” diyor Ağırdır.

31 Mart 2019 ve 23 Haziran 2019 İstanbul BBB Seçimlerine dair mukayeseli son durum aşağıdaki gibidir.

 

Cumhur ittifakı:

AK Parti ve MHP

Millet İttifakı

CHP ve İyi Parti

Diğer

Katılım

oranı

Geçerli oy

23 Haziran 2019

3.935.444

%45.1

 

 

4.741.870

%54

 

SP: 47.540  %0.5

 

Vatan P. 15.170

%0.2

 

% 84,4

 

Toplam seçmen: 10.570.222

Kullanılan oy: 8.868.664

Geçerli oy: 8.696.552

31 Mart 2019

%48,6

4.156.036

 

%48,8

4.169.765

SP:

103,364

Vatan:

15.428

%

83.9

 

Toplam seçmen 10.570.939

Kullanılan oy:

8.865.072

Geçerli oy

8.549.822

Fark

-220.592 

 

+572.105

SP fark:

-55.824

Vatan P.

-258

%

+0.5

Toplam seçmen

Sayısı:-717 azalmış.

Geçerli oy

+146.730 artmış

 

31 Mart’ta oy farkı 13.729 iken 23 Haziran’da oy farkı 806.426’ya yükselmiştir.

 

[1] https://tr.euronews.com/2019/06/24/secim-sonucunu-bilen-konda-muduru-agirdir-ak-parti-nin-beyni-ile-bedeni-arasindaki-bag-kop