Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (3-9 Şubat 2020)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
10 Şubat 2020 15:50

Trump’dan Açıklama

Senato’da azil oylamasının ardından aklanan ABD Başkanı Donald Trump bu sürecin bitmesinin ardından siyasi gündeme dair açıklamalarda bulundu. Başkan Trump, "Politikalarımız sayesinde ABD, dünyada 1 numaralı petrol ve doğal gaz üreticisi konumuna geldi. 3 yılda aldığımız inanılmaz yol sayesinde, Amerika şu an enerji bakımından tam bağımsız" ifadelerini kullandı. ABD'nin Kanada ve Meksika ile yaptığı NAFTA Anlaşmasını da "felaket" olarak niteleyen Trump, bu anlaşmayı kaldırıp ABD-Meksika-Kanada Anlaşmasını (USMCA) imzaladıklarını anımsattı. Trump'ın başkanlık yaptığı döneme damgasını vuran Çin ile ticaret savaşına da değinen Trump, "Vatandaşlarımıza, Çin'in ABD'den çaldığı büyük miktardaki işe karşı gümrük vergisi uygulama sözü verdim. Stratejimiz işe yaradı ve Çin ile çalışanlarımızı, fikri mülkiyetimizi korumayacak ve hazinemize milyarlarca dolar girmesini sağlayacak yeni bir anlaşma imzaladık" diye konuştu. Konuşmasında Çin'de başlayan koronavirüs salgınına da dikkati çeken Trump, "Çin hükümeti ile koronavirüs salgını konusunda yakından çalışıyoruz ve iş birliği içindeyiz. Yönetimim, bu tehditten vatandaşlarımızı korumak için gereken tüm önlemleri alacaktır" mesajı verdi. Trump, ABD ordusuna 2,2 trilyon dolar yatırım yaptıklarını aktararak, "En iyi uçakları, füzeleri, roketleri, gemileri ve tüm diğer askeri ekipmanları aldık, bunların hepsi de Amerikan yapımı. Aynı zamanda müttefiklerimizin de adil ödeme yapmasını sağlıyoruz. Diğer NATO üyelerinin katkı paylarını 400 milyar dolara kadar artırdım" bilgisini paylaştı.

Afganistan

ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, ABD güçlerinin Taliban'a karşı Afgan askeri güçlerine destek verdiği Nangarhar vilayetinde iki müttefik güç arasında çatışma yaşandı. ABD'nin Afganistan'daki askeri komutanlığı sözcüsü Sonny Leggett tarafından yapılan açıklamada, "Nangarhar vilayetinde ABD ve Afgan güçleri, müşterek düzenledikleri operasyon sırasında direkt ateşe maruz kaldı" ifadesine yer verildi. NYT'ye konuşan Afgan yetkililer olayda '5 yada 6 Amerikan askerinin ve 6 Afgan askerinin öldüğünü' bildirirken, ABD'li askeri kaynaklar ise en az 6 Amerikan askerinin öldüğü ya da yaralandığı bilgisini paylaştı. Bölge sakinleri, olayın yaşandığı bölgede askeri helikopterlerin uçtuğunu bildirdi. Çatışmanın sebebine dair henüz resmi bir açıklama yapılmazken, olayın ABD ve Afgan askerleri arasındaki bir tartışmadan mı yoksa Afganistan ordusuna sızmış Taliban üyelerince gerçekleştirilmiş bir saldırıdan mı kaynaklandığı da netlik kazanmış değil.  Amerikalı askerlere yönelik Afgan askerlerce düzenlenen 'içeriden saldırılar', ülkedeki yabancı güçlerin en kritik güvenlik sorunlarından biri olarak sayılıyor.

Son yıllarda Afganistan'daki ABD askerlerinin azaltılmasıyla paralel olarak bu saldırılarda azalma kaydedilse de, ABD ve NATO'nun Afganistan'daki en üst rütbeli komutanı General Austin S. Miller dahi geçtiğimiz yıl benzer bir saldırıdan kıl payı kurtulmuştu. Miller'ın güneydeki Kandahar vilayetinde katıldığı bir toplantı sırasında bir Afgan askeri tarafından düzenlenen saldırıda, ABD'li komutanın yanında yürüyen Kandahar Emniyet Müdürü General Abdul Rezzak öldürülmüştü.

Rusya

Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova, Rusya’nın 4 Şubat’ta Çin’den gelen yabancı vatandaşların transit uçuşlarına yasak getirdiğini, 14 Şubat’tan itibaren ise Çin ile olan tüm charter uçuşlarını iptal ettiğini belirtti. Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova 14 Şubat’tan itibaren Çin ile olan tüm charter uçuşları iptal edildiğini açıkladı. Golikava açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Herkes önceden uyarıldı. Tüm kontrol nıktalarında Rospotrebnadzor güçleri akut solunum yolu enfeksiyonu olan insanların belirlenmesi ve ilk müdahalenin yapılması için gerekli önlemleri alıyor.” Rusya 1 Şubat’an itibaren Çin seferlerine kısıtlama getirmişti. Aeroflot’un düzenli uçuşları dışında Pekin, Şanghay, Guangzhou ve Hong Kong seferleri yapan dört Çinli havayolu şirketine sadece Şeremetyevo Havalimanı'nın F terminalini kullanmalarına izin verilmişti.

Salgın nedeniyle çok sayıda havayolu şirketi Çin'e uçuşlarını askıya almıştı. Bugüne kadar Çin dışında Filipinler’de bir kişi koronavirüsten yaşamını yitirmişti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 3 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Çin dışında 23 ülkede 151 koronavirüs vakasına rastlandığını duyurmuştu.

İngiltere

İngiltere hükümeti, Brexit geçiş dönemi bittikten sonra bazı Rus ürünlerine uyguladığı vergileri kaldırmayı planlıyor. İngiltere hükümetinin, Brexit geçiş dönemi bittikten sonra Rusya’ya uygulanan bazı ticari kısıtlamalardan vazgeçme niyetinde olduğu belirtildi. İngiltere hükümetinin internet sitesinde yayınlanan belgeye göre, Londra bazı Rus ürünlere anti-doping vergilerini kaldırmayı planlıyor. Vergilerden muaf tutulması beklenen ürünlerin alüminyum folyo, ferrosilisyum, metal ve dökme demir borular, çelik ve dökme demir boru bağlantı parçalarıolduğu ifade edildi. Bununla birlikte Avrupa Birliği’nin bazı diğer ürünlere getirdiği vergilerin devam edeceği bildirildi. Brexit sürecinin tamamlanmasının ardından İngiltere’nin ekonomik ilişkileri de önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı ülkeler ikili ticaret anlaşmalarının görüşmelerine başlamak üzere olduklarını ve bu yöndeki niyetlerini açıkladılar. Bunlardan ilki de Japonya oldu. Halihazırda İngiltere ve Türkiye arasında da görüşmeler devam etmektedir.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Açıklaması

The Guardian'a konuşan Kuzey Kıbrıs lideri, federal çözüme tez zamanda varılmazsa bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceği uyarısı yaptı. Kıbrıslı Türklerin laik, demokratik ve çoğulcu kimliğini korumak istediklerini belirten Akıncı, Türkiye'ye ekonomik bağımlılığı azaltma arzusunu dile getirdi, Türkiye'ye bağlanma ihtimalini 'korkunç' diye niteledi. Doğu Akdeniz'deki sondaj gerilimiyle Kıbrıs'taki çözümsüzlük kemikleşirken, çözüm yanlısı kimliğiyle 2015'te Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı seçilen ve 26 Nisan seçiminde yeniden aday olan Mustafa Akıncı, İngiliz The Guardian gazetesine mülakat verdi. Kıbrıs Cumhuriyeti lideri Nikos Anastasiadis ile son olarak pazartesi günü tampon bölgedeki bir sanat sergisinde biraraya gelmiş olan Akıncı, The Guardian'a yaptığı açıklamalarda, adil federal çözüm içeren bir anlaşmaya tez zamanda ulaşılmazsa, adadaki Türk ve Rum toplumlarının bölünmüşlüğünün kalıcı hale geleceği uyarısında bulundu. İki taraf arasındaki görüş ayrılıklarının her yıl giderek daha kemikleştiğini, bunun yeniden birleşme ihtimalini azalttığını belirten Akıncı, "Acele etmemiz lazım. Bunca yıldan sonra bir dönüm noktasına, belirleyici bir ana geldik" vurgusu yaptı.

Akıncı’nın bu açıklamalarına ise Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Tatar, yaptığı yazılı açıklamada tepki gösterdi. Kuzey Kıbrıs'ın Kıbrıslı Türklerin iradesiyle yaşaması ve yücelmesi için kurulduğunu belirten Tatar, "Sayın Akıncı'nın buna rağmen 'Türkiye'nin KKTC'yi vilayet yapacağı' gibi bir iddia ileri sürmesi temelsizdir. Biz eminiz ki halkımız kendisine hiçbir yararı olmayan bu tutuma gereken yanıtı Sayın Akıncı'yı seçmeyerek sandıkta gösterecektir." değerlendirmesinde bulundu.Tatar, Kuzey Kıbrıs ile Türkiye'nin her zaman kardeşçe, samimi bir iş birliği içinde olması ve Kıbrıs konusunu birlikte yürütmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bunun başka türlüsü, ulusumuzun, halkımızın zararınadır." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Akıncı'nın bu çizgiden çok uzaklarda olduğunu, Kuzey Kıbrıs halkının güvenliğine ve geleceğine yarar sağlamak yerine zarar verdiğini belirten Tatar, şunları kaydetti:

"Bunun en son örneği, Sayın Akıncı'nın İngiliz The Guardian gazetesine verdiği, Rumların çok hoşuna giden demeçtir. Sayın Akıncı maalesef Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Türkiye tarafından gösterilen anlayış ve çabaları göz ardı etmekte ve neredeyse Türkiye'yi, KKTC'yi vilayet haline getirmeye çalışmakla suçlamaktadır. Sayın Akıncı'nın olmayan bir şeyi ileri sürerek Türkiye'ye yönelik eleştiriler yöneltmesi seçimleri kazanma niyetli olsa da son derece yanlıştır."