Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (17-23 Şubat 2020)

Bu değerlendirme, son bir hafta içerisinde İç Politika ve Hukuk alanında öne çıkan haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
24 Şubat 2020 10:37

Rand raporu ve darbe tartışmaları

ABD’deki RAND Corporation isimli bir düşünce kuruluşunun ‘‘Türkiye’nin Milliyetçi Rotası: ABD-Türkiye Stratejik İlişkileri ve ABD Ordusu Açısından Sonuçları’’ adlı rapor bu hafta da tartışma konusu olmaya devam etti. Raporda yer alan orta düzey komutanlar rahatsız ifadesi sanki Türkiye’de bir darbe havası varmış gibi anlaşıldı ve tartışmalar devam etti. Bu hafta Osman kavala’nın önce diğer Gezi parkı davasında yargılananlar gibi serbest bırakılma kararının açıklanması sonra tekrar başka bir davadan dolayı tutukluluğuna karar verilmesi onun CIA ajanı Henry J. Barkey ile 94 saatlik telefon konuşmasının gündem olmasına enden oldu.

İyi Partideki İstifalar

2018 seçimleri sonrasın da 42 vekil ile parlamentoya giren İyi Parti bu hafta iki istifa ile gündeme geldi. Bu zamana kadar gerçekleşen istifalarla İyi Partinin parlamentodaki sayısı 37’ye düştü. İstifa eden iki milletvekili parti içinde Türk milliyetçilerinin dışlandığını belirterek ve başka gerekçelerle istifa ettiler. İstifa eden Antalya Milletvekili Tuba Çokal şunları söyledi:

"Parti içinde Türk milliyetçilerinin ve Ülkücülerin ikinci sınıf birey yapılmaya ve dışlanmaya çalışılması, söylemlerle eylemlerin birbirini tutmaması ve milliyetçiliğin seçmeni elde tutmaya yönelik bir söyleme dönüşmesi hayal kırıklığına neden olmuştur." ifadelerini kullandı.

İyi Parti’nin istifa eden diğer vekili, CHP ile 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde yaptığı Millet İttifakı’nın Balıkesir Büyükşehir Belediyesi başkan adayı olan İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok oldu. İsmail Ok, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Genel Başkan Meral Akşener’i sert sözlerle eleştirerek, partisinden istifa etti.

Bu istifalara yeni isimlerin de dâhil olacağı belirtilirken, önümüzdeki dönemde parti içerisinde 5 milletvekilinin daha istifa edeceği konuşuluyor. 

Meral Akşener ise, yapılan eleştirilen çok insafsız olduğunu belirtti.

Abdullah Gül’ün Karar Gazetesindeki röpörtajı

Eski Cumhurbaşkanı ve Ak Parti kurucularından Abdullah Gül bu hafta içinde Ahmet Davutoğlu’na yakınlığıyla bilinen Karar gazetesi yazarlarıyla bir mülakat yaptı. Bu mülakatta dikkat çeken başlıklar şunlar:

  • Başkanlık sisteminde başkanın yetkileri çok fazla. Ben kendi yetkilerimi sınırlayan yasaları onayladım.
  • Başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geri dönülmeli. Türkiye’nin meclis-i mebusanla başlayan köklü bir parlamenter sistem tecrübesi var. Bu sistemde parlamentonun önemi azalıyor, milletvekillerinin önemi de aynı şekilde.
  • Ali Babacan’ı destekliyorum ama yanında sürekli bulunmuyorum, aktif siyasete karşı (şimdilik) mesafeliyim.

Gezi davasında karar açıklandı: Mesele Ağaç

Gezi Parkı sürecinin seyrine kısaca göz atıldığında şunları vurgulamak gerekir:

2013 yılında başlayan Gezi Parkı protestolarıyla ilgili olarak açılan soruşturmada, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ali Kahveci, soruşturma sonucu 16 kişi hakkında iddianame hazırladı. 657 sayfalık iddianame 4 Mart 2019'da İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 24 Haziran 2019'da başladı.

2013 yılında hazırlanan İddianame Gezi Parkı protestolarını "bir darbe kalkışması" olarak tanımlıyor ve 16 sanığı "protestoları örgütlemek ve finanse etmekle" suçluyordu. Suçlamalar şu şekildeydi:  "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Mala zarar verme,  Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet, Nitelikli yağma, Nitelikli yaralama, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefettir. 16 sanık için ayrı ayrı 606 yıldan 2 bin 970 yıla kadar hapis cezaları istendi. Davanın şikayetçileri arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 61. hükümetin bakanları var. AİHM, özellikle Kavala’nın tutukluluğuna ortada makul şüphe olmadığı gerekçesi ile itiraz etti (10 Aralık 2019). Mahkeme, Kavala'nın özgürlüğünün haksız yere kısıtlandığını, esas amacın onu susturmak olduğunu belirtti.

18 Şubat 2019 Gezi Parkı davasında karar ne oldu?

Davada sanıklar Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Mehmet Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden'in beraatine karar verildi.

Mahkeme heyeti beraat gerekçesini, sanıklar hakkında söz konusu suçlardan hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmaması olarak açıkladı.

Heyet ayrıca tek tutuklu sanık Osman Kavala'nın başka suçtan hükmü olmaması halinde tahliye edilmesine hükmetti ve yurtdışında bulunan sanıkların dosyasının ayrılmasına karar verdi.

18 Şubat 2020 tarihinde Gezi Parkı davasında beraat kararı verilen Osman Kavala 19 Şubat tarihinde İstanbul Başsavcılığı’nca "Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs" suçundan gözaltı kararı verildi.

HSK 1. Daire, Gezi Parkı davası mahkeme heyetinde görevli 3 hakim hakkında inceleme ve soruşturma izni verdi. Peşinden Osman Kavala’nın tekrar tutuklandığı açıklandı.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 18 Şubat tarihli kararıyla, hakkında kamu davası açılan sanıkların beraatine ve tutuklu sanık Osman Kavala'nın tahliyesine karar verildiği anımsatılan açıklamada, şunlar kaydedilmişti:

"Anılan kararın bozulması talebiyle ilgili mahkemeye süre tutum dilekçesi verilmiş olup, kararın gerekçesinin yazılmasını müteakip, Cumhuriyet Başsavcılığımızca istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. Yargılama sonucunda tahliyesine karar verilen sanık Kavala hakkında, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Başsavcılığımızca yürütülen bir başka soruşturma kapsamında, TCK'nın 309. maddesi uyarınca Anayasal Düzeni Bozmaya Teşebbüs suçundan ayrıca gözaltı kararı verilmiştir."

FETÖ’nün  askeri yapılanmasına operasyon: 55 Gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.02.2020 tarihinde yürütülen FETÖ soruşturmaları kapsamında, örgütün TSK yapılanmasında yer aldıkları belirlenen 1'i binbaşı, 1’i yüzbaşı, 3’ü üsteğmen, 1’i teğmen, 27’si astsubay ve 2'si uzman çavuş olmak üzere 35’i muvazzaf 52 askeri personel ile mahrem imam olduğu tespit edilen 3 sivil hakkında gözaltı kararı verildi. 

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul merkezli 26 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda şüphelilerden 36'sı yakalandı. 

12 Eylül darbecilerinin rütbeleri sökülsün

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Eylül askeri darbesinin sorumluları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında ölümleri sonrası “düşme kararı” verilen davaya ilişkin tebliğname hazırladı. Düşme kararının onamasını isteyen Başsavcılık, iki sanığın “rütbelerinin sökülmesine ve mirasçılarına kalan mal varlıklarına el konulmasına yer olmadığına” ilişkin kararın ise bozulmasını talep etti. Bu karar nedeniyle, sanıkların general rütbelerinden kaynaklanan hak ve menfaatlerinin (orduevinden ve diğer tesislerden yararlanma vb gibi), mirasçıları tarafından kullanılması imkânının ortaya çıktığı kaydedilen tebliğnamede, bu durumun yasaya aykırı olduğu kaydedildi.

Bahçeli’den Kılıçdaroğlu'na İdlib tepkisi

CHP’li sözcüler Türkiye’nin İdlib’te bulunmasının hiçbir haklı gerekçesi olmadığını, Türk askerlerini bir maceranın içine sokulduğunu ve Suriye’nin Türkiye için bir tehdit oluşturmadığını oradan bir tehdit de gelmediğini sürekli olarak belirtirken MHP lideri Devlet Bahçeli çok sert bir açıklama ile Türk ordusunun neden orada olmak zorunda olduğunu Kılıçdaroğlu’na yüklenerek şöyle belirtti:

Biz İdlib'deysek bu Anadolu'nun savunulması içindir. Sayın Kılıçdaroğlu söyler misin, İdlib'de sıkışanlar kimlerdir. Esad'ın propagandasına alet olmaktan hiç mi vicdan azabı duymuyorsun? Nüfus kütüğünü Suriye Arap kütüğüne mi aldırdın? İdlib'de sıkışan yok ama sıkıştırılmak istenen ülkenin Türkiye olduğu nettir. Sen hangi işbirlikçinin fermanını okuyorsun? CHP'nin başındaki utanç vesikası Türk ve Türkiye düşmanlarının kadrosuna geçmiştir. 

Babacan Mart’ta tabelayı asacak mı?

Babacan'a yakın kaynaklar en geç Mart başında (9-10 Martta) partinin kuruluş dilekçesinin verileceğini ve AK Parti’den istifa eden bazı isimlerin partiye katılacağını belirtti.

Kılıçdaroğlu: Gezi eylemi aydınlanma hareketidir

Kılıçdaroğlu Gezi parkı eylemlerini savunarak bunun bir Aydınlanma hareketi olduğunu belirtti.

MHP Genel Sekreteri İ. Ataman’ın gözünden Perinçek

MHP Genel Sekreteri İ. Ataman Doğu Perinçek ile ilgili olarak çok sert bir açıklama yaptı:

"Çin'den Türkiye'ye yayılan ve aşısı bir türlü bulunamayan Doğu Perinçek mikrobu, yayın politikası belli bir Rus gazetesine Sayın Genel Başkanımız hakkında saçma sapan bir beyanat vererek tarafını bir kez daha belli etmiştir.

​23 Nisan'da iki dakikalığına Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtsanız ülkeyi Çin'in eyaleti yapmaya kalkacak olan bu gayrimillî zatın Türk dış politikasına bakışı, gözlerine yapıştırılmış Çin malı çakma gözlüğün gösterdiği gibidir.

​Sayın Genel Başkanımız siyasetini Türk milletinin menfaatlerine göre şekillendirir. Bu zerzevat gibi Çin kızar mı, Rusya darılır mı,ABD menfaat elde eder mi diye bakmaz. Türk milletinde karşılığı olmayan bu şahsı ise ücretini öderseniz elinde çiçekle Kandil'e gönderebilirsiniz.

​Perinçek denen virüs, Kırım'ın Rusya tarafından işgalinin resmîleşmesi ve bu durumun Türkiye tarafından tanınması için mücadele edecek kadar, vatan ve millet sevgisinden mahrumdur. Mekânı Cennet olsun Neriman Nerimanov, yaşasa idi kendisine bu konuda güzel bir cevap verirdi."

Heval Temelli yerine Sancar Eşbaşkan

Ankara’da HDP 4. Olağan Kongresi toplandı (22 Şubat) HDP’de eşbaşkanlık görevini teslim eden Sezai Temelli, bu halkı savunmaya devam edeceğini belirterek görevini Porf. Dr. Mithat Sancar’a devretti. Partide beyaz Türk solcusu olarak görülen Temelli yerine Sancar geçmiş oldu. Buldan eşbaşkanlık görevine devam ediyor.