Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi ( 7 Ocak - 13 Ocak 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
15 Ocak 2019 12:53

Doç. Dr. Erkin Ekrem - Dr. Hatice Çelik

Huawei Şirketinin Kaderi

Polonya Gizli Servisi Sözcü Stanisław Żaryn’ın sosyal medyadaki açıklamasına göre, Huawei’nin Polonya’daki şirketinin yetkilisi Wang Weijing casusluk suçu ile gözaltına alınmıştır. Lisans eğitimini Lehçe Dil Edebiyatı üzerinde tamamlayan Wang Weijing, 2006 yılında Polonya’nın Gdansk şehrindeki Çin konsolosluğunda çalışmaya başlamış ve 2011 yılında doğrudan Huawei’nin Polonya’daki şirkete katılmıştı. Olay patlak verince Huawei şirketi Wang Weijing’nin casusluk faaliyeti ile ilişkisi olmadığını ve işine son verdiklerini açıklamıştı. Polonya, Çin’in Doğu-Orta Avrupa ticaret ortaklarının en önemli ülkesi olup birçok Çin şirketi Doğu-Orta Avrupa bölge temsilciliğini Varşova’da kurmuştu. Huawei şirketi 2004’te Polonya pazarına girmiş ve 2008 yılından itibaren Varşova merkezli Huawei şirketinin hizmeti Doğu-Orta ve Kuzey Avrupa’nın 26 ülkesini kapsamıştı. Huawei şirketinin küresel çapta yüzleştiği zorlukların nedeni de karmaşıktır.

2017 küresel haberleşme ekipmanları üreticilerin pazar payına bakılırsa Huawei %27, Ericsson %26, Nokia %22, ZTE %13 ve diğerleri ise %12’yi oluşturmaktadır. Akıllı telefon pazar payı de iPhone’nu geçerek Samsung’dan sonra dünya ikinci sırasındadır. Huawei şimdi 5G (fifth generation) teknolojisine büyük yatırım yapmaktadır. Telekom ağlarının veri aktarım hızlarına olan ihtiyaçları artması ve bunu karşılamak için 5G’ye geçiş bir trend olarak görünmektedir. Söz konusu 5G teknolojisi, 4G’den 100 kat daha hızlı kablosuz bağlantı sunmakta ve kablosuz iletişim hızında kuantum sıçraması vaat ediyor. Kim bu alanda öncülük yaparsa sektörün lideri olacaktır. Huawei şirketinin bu alandaki çabalarının amacı küresel pazar payının büyük kısmını eline geçirmekle liderlik konumuna geçmesidir. Huawei, ülkedeki 20’den fazla şirket ile ticaret amaçlı 5G teknoloji üzerinden kontrat yapmıştır. Bir anlamda öncülüğü yapmaya başlamıştır. Ancak bazı ülkeler Huawei şirketinin devlet ile olan bağından ve bu bağdan dolayı bazı gizlilikleri Çin devletine aktarabileceği endişesinden dolayı Huawei şirketinin yüksek teknoloji ürünlerini kullanmama kararı almıştır.

Huawei Şirketi Başkan Yardımcısı Meng Wanzhou’nun yakalanmasından önce (1 Aralık 2018) yani Temmuz 2018’de ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve İngiltere istihbarat servis elemanları bir araya gelerek Huawei şirketinin teknoloji ürünlerini kullanmamaya dair ortak karar almışlardır. Çin’in yurtdışındaki bütün faaliyetlerine ilişkin istihbarat bilgilerini toplama ve paylaşma düşüncesi ile oluşturulan bu yapıya “Beş Göz İttifakı” adı verilmiştir. Çin’in son yıllarda yurtdışında arttırdığı yatırımları ve operasyonları yakından takip eden bu yapı, Çin’in dünyadaki muazzam faaliyetlerini takip edemeyeceği kanaatinde ve bu beş ülkenin istihbarat çalışmalarının yeterli olmadığı nedeniyle daha fazla ülke ile birlikte hareket edilmesi gerekeceği görüşüne varmışlardır. Almanya ve Japonya gibi ortak yönleri olan ülkeler tercih edilmektedir.

Şu anda ABD, İngiltere, Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda, Hindistan ve Kanada gibi ülkeler Huawei şirketinin ekipmanlarını kullanmama ve 5G altyapı kontratını feshetme konusunda karar almışlardır. En son 11 Ocak’ta Norveç ve Polonya da bu ülkelere katılmış oldu.

Huawei Şirketi Başkan Yardımcısı Meng Wanzhou Kanada tarafından gözaltına alındıktan sonra, Çin tarafı da Çin’de yaşamakta olan 13 Kanada vatandaşını da gözaltına almıştır. Çin tarafı bunun bir çeşit misilleme olmadığını belirtiyorsa da, ABD ve Kanada buna pek inanmamaktadır. Polonya’da yaşanan casusluk olayı Çin’e karşı bir çeşit misilleme olup olmadığı bilinmiyor, ama Huawei şirketinin Çin istihbarat servisi için çalıştığı imajı yaratılmış durumdadır. Bu olay aynı zamanda Huawei şirketi ile işbirliği olan Almanya gibi ülkelerin Huawei’ye karşı tutumunu belirlemesini de zorlamaktadır. Almanya yıllardır Çin’in Alman şirketlerine imtiyaz vermediği ve Çin’in Alman şirketleri için şeffaf davranmadığını eleştirmektedir. Çin şirketlerinin birer devlet kapitalizmi ürünü olduğunu ve Alman şirketlerinin haksız rekabete uğradığını ileri süren Almanya, şimdi Huawei gibi arka planının karanlık olduğu şirketlere karşı nasıl bir tavır sergileyeceği de bilinmiyor. Huawei şirketi ile ilgili skandal olaylar devam edebilir, bu gelişmeler birçok ülkenin kaygısını da artabilir, dünyanın en büyük telekomünikasyon şirketlerden biri olan Huawei’nin kaderi de bu olaylı gelişmeler ile birlikte belirlenebilir.