Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika

Haftanın Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Değerlendirmesi (21-27 Ocak 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
29 Ocak 2019 10:34

Doç. Dr. Erkin EKREM - Dr. Hatice ÇELİK

Venezuela’da Yaşanan Siyasal İstikrarsızlıklar ve Çin’in Tutumu

Venezuela’nın Dostu Çin’dir

Çin Halk Cumhuriyeti 28 Haziran 1974’te Venezuela Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkilerini tesis emişti. 1996 yılından sonra iki ülke ilişkileri yoğunlaşmaya başlamıştı. İki ülke 2001 yılında Stratejik Ortak Kalkınma Ortaklık İlişkilerini oluşturmuşlardı. 2014 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping Venezuela ziyareti esnasında Başkan Nicolas Maduro ile birlikte ikili ilişkinin mahiyetinin artık Kapsamlı Stratejik Ortaklık İlişkilerine dönüştürüldüğünü beyan etmişti. Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez Çin’i 6 defa  (1999, 2001, 2004, 2006, 2008, 2009) ziyaret etmiştir. Başkan Maduro da farklı görevlerde iken Çin’i 5 kez (2006, 2007, 2013, 2015, 2015) ziyaret etmiştir. Venezuela ziyareti gerçekleştiren üst düzey Çin yetkilileri şunlardır: Çin Başbakanı Li Peng (1996), Başbakan Yardımcısı Wu Bangguo (1998), Devlet Başkanı Jiang Zemin (2001), Başkan Yardımcısı Zeng Qinghong (2005), Başbakan Yardımcısı Hui Liangyu (2008), Devlet Başkan Yardımcısı (Xi Jinping), Başkan Yardımcısı Li Yuanchao (2013) ve Başkan Xi Jinping (2014). Siyasi açından iki ülke ilişkileri istikrarlıdır.

Venezuela, Çin’in Latin Amerika’daki önemli ticaret ortağı ve yatırım hedef ülkesi haline gelmiştir. 2017 yılında iki ülke ticaret hacmi 8,92 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yıla göre %10,4 artış olmuştur. Çin’in ihracatı 1,75 milyar dolar olup (bir önceki yıla göre %30,7 azalmış) ithalatı ise 7.17 milyar dolar (bir önceki yıla göre %29 artış olmuş) olarak gösterilmektedir. Çin tarafı daha çok elektrikli ev aletleri, bilgisayar, elektronik ürünleri ve mekanik ekipmanları ihraç etmektedir. Ham petrol, rafine yağ, demir cevheri ve konsantreleri ise başlıca ithal edilen mallarıdır. Çin ile ticaret yapan ülkelerin çoğu kendi aleyhine gelişen bir ticaret dengesi ile yüz yüze kalmaktadır ancak Venezuela’nın ise böyle bir ticaret açığı yoktur. Çin, 2005-2018 yılları arasında Venezuela’ya 65 milyar dolar borç vermişti, son 10 yılda Çin Venezuela’ya 50 milyar dolar kredi vermiştir. Bu borçları Venezuela petrol ile geri ödemektedir. Ancak Çin’e olan 20 milyar dolar borcunu geciktirip ödeme sözünü vermiştir. Venezuela’nın ağır ekonomik ve siyasal şartlar altında bu borçlarını ödemesi çok zordur.

Ayrıca Çin’in Venezuela ile kültür, turizm ve teknoloji dışında askerî ilişkileri de önemli yerini almıştır. Çin’in Venezuela ile olan ilişkileri sadece bunlardan ibaret değildir, aynı zamanda ABD’ye karşı Latin Amerika’da jeopolitik çıkarlar siyaseti de söz konudur. Mevcut hegemonya gücü ile yeni yükselen güç arasındaki mücadele sürecinde ABD karşıtı pozisyonda duran ve enerji zengini olan Venezuela Çin açısından jeostratejik ehemmiyete sahiptir.

Venezuela’da Yaşanan Darbe Girişimi ve Çin’in Tutumu

Eski Venezuela Meclis başkanı Juan Guaido’nun kendisini devlet Başkanı ilan etmesi ve ABD başta olmak üzere yurtdışından destek alması ile ülkede çift başkan ve çift meclis gibi iki başlı bir siyasî durum yaratılmıştır. Çin’in ilk tepkisi ise tüm tarafları rasyonel ve sakin kalmaya çağırması olmuştur. Çin’e göre taraflar Venezuela anayasa çerçevesinde barışçı diyalog yoluyla söz konusu meseleye siyasal çözüm yolunu bulması gerekmektedir. Çin tarafı Venezuela Hükümetinin ulusal egemenliği, bağımsızlığı ve istikrarı koruması için gösterdiği çabaları destelediğini beyan etmiştir. Çin kendi tutumunu da belirtmiştir: “Çin her zaman diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmeme ilkesini benimsemiştir, Venezuela’ya yönelik dış müdahaleye karşıdır ve uluslararası toplum bunun için uygun koşullar yaratmak için birlikte çalışmasını ummaktadır.”

Başkanı Maduro yeni bir dönemi başlattığında Çin dâhil birçok ülke ve uluslararası örgütün temsilcileri onun göreve başlama törenine katıldığını hatırlatan Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying, Venezuela’ya yönelik şiddet içerikli çatışmadan uzak durulmasının ve istikrarın sağlanmasının yararlı olduğunu belirtmektedir. Hua Chunying’ye göre Venezuela ile ABD bölgenin önemli ülkeleridir, iki ülkenin karşılıklı eşit muamele etmesi, karşılıklı saygı göstermesi ve birbirlerinin içişlerine karışmama temelinde aralarındaki sorunları çözmesi, hem iki ülke halkının menfaatine hem de bölgenin barış ve istikrarına faydası vardır. Askerî müdahaleye karşı olduğunu açıklayan Hua Chunying, dışarıdan yaptırım ve müdahale girişimlerinin genellikle durumu daha da zorlaştırdığını, bunun sorunun çözümüne faydası olmadığını ileri sürmektedir.

Bütün ülkelerin BM Sözleşmesinde yer alan amaçlarına ve ilkelerine bağlı kalması gerektiğini belirten Hua Chunying yaptığı açıklamasında Venezuela’nın işlerini Venezuelalıların kendi tercih ve kararına bırakılmasının gerektiğini dile getirmiştir. Tarafların Venezuelalıların tercihine saygı göstermesi için çağrıda bulunan sözcü, Venezuela tarafların anayasa çerçevesinde barışçı diyalog yoluyla siyasal çözüm aramasının desteklendiğini açıklamıştır. Venezuela Hükümetinin ulusal egemenliği, bağımsızlığı ve istikrarının korunması için yapılmış çabaları da desteklediğini ifade etmiştir. Anlaşıldığı gibi Çin tarafı Başkanı Maduro Hükümetini desteklemekte ve Başkanı Maduro karşıtı grupları ise diyaloga çağırmaktadır.