Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> Ekonomi ve Finans

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (31Aralık 2018 - 6 Ocak 2019)

Bu değerlendirme, son bir hafta içinde ekonomi ve finans alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır
SDE Editör
07 Ocak 2019 12:30

Prof. Dr. Abuzer Pınar - Dr. Merve Karacaer Ulusoy

Türkiye Ekonomisi

2018 yılı enflasyonu

TÜFE'de 2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %0,40 düşüş, bir önceki yılın Aralık ayına göre %20,30 artış gözlendi. Aylık en yüksek artış %1,08 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda, en fazla düşüş ise %4,08 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada %2,56, eğlence ve kültürde %0,25, haberleşmede %0,11 ve konutta %0,06 düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış %31,36 ile ev eşyası grubunda gerçekleşti. TÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre çeşitli mal ve hizmetler %28,80, gıda ve alkolsüz içecekler %25,11, konut %23,73 ve eğlence ve kültür %20,86 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Döviz kuru ve faizde normalleşme

Geçtiğimiz hafta TL’deki oynaklığın son dönemdeki en düşük oynaklık olduğunu söyleyebiliriz. Yeni yıla girmeden önce TL kurundaki olumlu gelişmeler yeni yıla dair beklentileri de olumlu tarafa çekmekte idi. Ancak Suriye tarafındaki gelişmeler TL’yi baskılamaya devam ediyor.

Piyasa faizlerindeki düşüş devam ediyor. Ancak piyasalardaki istikrarsızlık endişeleri ortadan kalkmadan Merkez Bankası’nın fonlama faizini düşürme yönünde bir adım atması beklenmiyor. Enflasyondaki düşüş eğiliminin devam etmesi ve kalıcı olduğunun görülmesi halinde bu konuda adım atılabileceği düşünülmektedir.

PMI zayıflarken ihracatta rekor kırıldı

Yurt içi tarafta verilere baktığımızda ise bu hafta açıklanan İmalat PMI’nın beklentinin altında gerçekleştiğini görmekteyiz. Bu hafta 2018 yılı ihracat rakamları açıklandı ve yıllık yüzde 7,1 artışla 168,1 milyar dolar olan ihracatımız Cumhuriyet tarihinin en yüksek yıllık ihracatı oldu. 2018 yılında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler ise sırasıyla Almanya, İngiltere ve İtalya olarak açıklandı.

Dünya Ekonomisi

Küresel finansal piyasalar kaybettiriyor

Bu hafta küresel piyasalarda oynaklığa neden olan oldukça önemli bir gelişme yaşandı. Apple firmasının 20 yıldır ilk kez satış tahminini düşürmesinin ardından küresel piyasalarda büyümeye ilişkin endişeler arttı ve ABD endeks vadeli kontratlar, Avrupa hisseleri ve Asya hisse senetlerinde sert düşüşler meydana geldi. Yatırımcılar pozisyon değiştirerek güvenli liman olarak gördükleri Japon Yeni gibi araçlara geçiş yaptı.

Tabii bu durumdan TL de etkilendi. Perşembe gecesi “flash crash” denilen ani ve şiddetli bir değer kaybı yaşadı ve USD-TL kuru 5,80 seviyelerini gördükten sonra toparlanışa geçti. Bu toparlanıştaki en büyük etkenlerden birisi ABD ile ilişkilerin olumlu yönde ilerlemesi, bir diğer neden de Türkiye’deki nominal faizin yüzde 24 düzeyinde seyretmesi diyebiliriz. Dünya ortalamasına baktığımızda nominal faiz yüzde 5.5’larda. Bu da TL kurunun önünde bir nevi kalkan olarak duruyor.

Küresel piyasalarda genel olarak bir endişe havası hâkim. ABD federal hükümetin halen kapalı olması, Çin’in büyüme hızına ilişkin olumsuz beklentiler, ticaret savaşlarının akıbeti, ABD tarafında İşsizlik maaşı başvurularındaki artış, ISM, tahvili faizleri ve dolar endeksindeki sert düşüşler ve tüm bu olumsuzlukları destekleyici nitelikteki Apple açıklamaları önümüzdeki dönemin zorlu geçeceğine işaret ediyor.

Durgunluk beklentisi petrol fiyatlarını düşürüyor

6-7 Aralık tarihlerinde OPEC ve OPEC+ üyelerinin bir araya gelerek gerçekleştirdikleri toplantıda alınan günlük 1,2 milyonluk kesinti kararına karşın Aralık ayında günlük 530 bin varillik bir kısıntının meydana geldiğini görmekteyiz. Bunun yanı sıra küresel piyasalardaki durgunluk endişelerinin devam etmesi petrol fiyatlarını baskılamaya devam etmektedir. Petrol üreticisi ülkelerin önümüzdeki dönemde izleyeceği politikalar ile küresel risk algısı emtia fiyatlarının yönünü belirlemeye devam edecek.

Reel sektördeki gelişmeler umut vermiyor

Finansal piyasalardaki gelişmelerin reel sektörü yansıttığı söylenebilir. Kuzey Amerika'daki beş ve Kuzey Amerika dışındaki üç fabrikasını kapatacağını duyuran ABD’nin otomotiv sektöründeki öncüsü GM (General Motors) maaşlı işçileri yüzde 15 oranında azaltmayı hedefliyor. Dünya genelinde 180 bin dolayında vardiyalı ve maaşlı işçi çalıştıran şirket için bu oran oldukça yüksek düzeyde.

Hindistan otomotiv şirketi TATA Motors da satışlardaki düşüş nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı. 2018 yılında zarar eden şirketin borçlarını yeniden yapılandırma girişiminde bulunduğu ve 5 bin civarında işçi çıkaracağı gelen haberler arasında yer almaktadır.

Ford şirketi binek otomobillerde sorun yaşarken, kamyon satışları ile bu açığı dengelemeye çalışmaktadır. Buna rağmen karlılığının düştüğü bildirilmektedir.

Alman İlaç ve Kimya devi Bayer, 12 bin civarındaki çalışanı işten çıkaracağını ve hayvan sağlığı bölümünü satacağını duyurdu.

Fransa’daki protesto eylemleri ve grevler Fransız ulusal havayolu şirketi Air France’ı da vurdu. Yeniden yapılanma ve ücretlerin dondurulması kararları doğrultusunda 2020 yılında 3 bin civarında işçinin ulaşımında sıkıntılar ve endişeler artıyor.

ABD’nin 132 yıllık perakende zinciri Sears, Japonya’nın dev şirketi Toshiba ve Britanya’nın Telekom şirketi BT de farklı durumda değil. Facebook’un veri güvenliği konusunda karşı karşıya kaldığı suçlamalar, şirketi olumsuz etkilemeye devam etmektedir.

Bankacılık sektöründe yolsuzluk iddiaları

Almanya’nın en büyük bankası olan Deutsche Bank kara para soruşturması kapsamında sıkıntılı günler yaşıyor. Danimarka Danske Bankasının 150 milyar dolarlık kara para aklama işlemlerinde bazı Avrupa bankalarının müdahil olduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında bankanın Almanya’daki altı şubesinde arama yapıldığı bildirildi. Soruşturmayı Frankfurt savcılığı yürütüyor.

ABD’nin dev yatırım bankası Goldman Sachs, Malezya’nın açtığı dava ile karşı karşıya kaldı. Bir yatırım fonu ile ilgili yolsuzluk kapsamında, bankanın fona ait tahvil satışlarında yatırımcıları yanlış yönlendirdiği ve satışlardan elde edilen gelirin kötüye kullanılmasında aracılık ettiği iddia edilmektedir.