Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Medya ve Sivil Toplum Değerlendirmesi ( 24 Mart-31 Mart 2019)

Bu değerlendirme son bir hafta içinde yerli ve yabancı basında dikkat çeken medya ve sivil toplum alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
01 Nisan 2019 16:37

YENİ HANER KANALI TV1OO ‘E TRANSFERLER SÜRÜYOR

İş insanı Necat Gülseven'in sahibi olduğu 3N Medya'nın yeni haber kanalı TV100 Kanalın tüm yapısını meslekte başarılı, usta isimlerle şekillendiriyor. Son olarak Başarılı gazeteci ve tv yorumcusu Metehan Demir ile anlaştı.

Metehan Demir, Türkiye ve dünya gündemini yorumlayacağı ve tartışacağı konu ve konuklarla TV100 ekranlarında olacak. Hava Harp Okulu’ndan mezun olan Demir, yıllarca savunma ve diplomasi editörlüğü yapmanın yanı sıra, Türkiye’nin önde gelen gazetelerinde yayın koordinatörlüğü de yaptı. Ulusal ve uluslararası gazetelerde köşe yazarlığı yapan Demir, Ankara siyasetini yakından bilen bir isim.

MEDYANIN VE GÜNDEMİN DİJİTALLEŞMESİ

Değişimler dünya tarihinin hiç bir zaman tanık olmadığı bir yoğunluk ve hızla yaşanıyor. Yapay ZEka tartışmalarını hatırlarsak, bu değişimin etkilerinin ne olabileceğini ancak tahmin edebiliyoruz. Artık geri dönüşü olmayacak bir biçimde dijital dönüşümün içinde olduğumuz yadsınamaz bir gerçek. 

Uzun yıllar Almanya’da gazetecilik yapan Mİkdat Karaalİoğlu, dijitalleşme konusunda dikkati çeken bir makale yazdı.

 ‘’David Gugerli analog dünyadan dijital dünyaya geçerken yaşanan zorlu ve uzun süreç ile düşünsel dönüşümü anlattığı “Dijital Gerçekliklerin Ortaya Çıkışı/Dünya nasıl Bilgisayarların İçine Girdi“ (Zur Entstehung digitale Wirklichkeiten- Wie die Welt in den Computer kam) isimli sıra dışı eserinde dünyanın nasıl dijitalleştiğini teknik ayrıntılar aracılığı ile anlatıyor. Konunun uzmanı olmayanların okurken muhtemelen zorlanacağı bu eserde 1956 yılında ilk kez ticari kullanım amacıyla piyasaya sürülen Univac isimli devasa bilgisiyardan da bahsediliyor. Univac reklam afişlerinde, bilgisayardan uzanan bir kabloyla dünyayı sarmalayan yenilik motifini kullanıyordu. Bu reklamı yapanlar muhtemelen dijital yeniliklerin en önemli adımı olan bilgisayarların, tüm dünyayı içine alacak bir dijital dönüşümü başlattığını tahmin edemezdi. Ancak o yıllarda hayal mahsülü olan bir düşünce bugün bir realite.

Bir kaç yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz dijital ürünlerin günlük hayatımıza girmesinin ötesinde, hayatın istisnasız tüm alanlarında alışkanlıklarımız, algılarımızı belki de hukuk ve ahlak anlayışımızı kökten değiştirecek bir süreci çok hızlı bir şekilde yaşıyoruz. Analog dönemden kalmak değer yargıları ve anlayışla izlenmesi ve anlamlandırılması mümkün olmayan bir süreç.

Türkiye ve dünyanın birçok ülkesi açısında yaşanan en büyük tehlike ise bu sürecin kamuoyuna hakkettiği şekilde yer almaması. Türkiye bu konuyla elbette ilgili. Ülkenin her tarafında kurulu 82 tekno park ve bu tekno parklarla ilişki içinde ya da bunlardan bağımsız olarak faaliyet ve araştırma yapın üniversiteler var. Başkanlık sisteminde Cumhurbaşkanı’nın altında faaliyet gösteren dört ofisten birisi de Dijital Dönüşüm Ofisi. Başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere dijital yatırımları destekleyen ve teşvik edilen bakanlıklar var. Özellikler 2023 Eğitim Vizyonu ile dünyada ilklerden sayılacak bir dijital eğitim atağı başlatan Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu noktada zikretmek gerekir.

Milli Savunma Bakanlığı’nın özel sektörle yaptığı işbirliği ile 2.5 milyar dolar ihracat yapar duruma gelen savunma sanayinin, dijital dönüşümün ne tür bir ekonomik potansiyel taşıdığını göstermesinin yanında, diğer kamu birimlerinin de esinlenebileceği çok güzel bir örnek. Devlet ve özel sektör eliyle, dünyanın bu konudaki öncü ülkelerinin seviyesini henüz yakalayamamış olmakla birlikte, dijital dönüşüm adına yapılan girişim ve yatırımların hepsini burada sıralamak mümkün değil. Dünyada yaşanan dijital rekabette kötü durumda değiliz ancak olmamız gereken noktanın çok gerisindeyiz.

Yoğun siyaset kıskacından bir türlü kurtulamayan dikkatlerimizi artık dijital dönüşüme yönlendirmek zorundayız. Teklif ettiğim dijital dönüşümün gündeme gelmesi değil, gündemin dijitalleşmesi. Konu özellikle medyada yeniliklerle ilgili bir kaç gazeteci ve sınırlı okuyucunun ilgi ve dikkat alanından çıkarılıp haber merkezlerinin bütününü kapsayan öncelikli gündem haline gelmeli. Dijital dönüşümün etkileri siyaset, ekonomi, kültür, eğitim, sağlık, spor, tarih ve hatta din alanında mevcut alışkanlığı bozacak yoğunlukta yaşanıyor. Gündemle ilgili her yorum, haber ve yazı konuyla ilgili dijital dönüşüm potansiyeli ve imkânları göz ardı edildiği müddetçe artık eksi ve yanlış olacaktır’’

RTÜK’ÜN SON SEKİZ YILLIK CEZA BİLANÇOSU

RTÜK, son sekiz yılda 2010-2018 arasında, medya hizmet sağlayıcılarına 16 bin 43 adet müeyyide uyguladı. 250 milyon 503 bin 111 TL de idari para cezası kesildi. En çok yaptırım 2013 yılında uygulandı. 313 kez program durdurma, 37 yayın lisansı iptali cezaları verildi.

2010-2018 yılları arasında, yıllar itibarıyla medya hizmet sağlayıcılarına; 2010 yılında 782 kez, 2011 yılında 629 kez, 2012 yılında 1287 kez, 2013 yılında 4 bin 630 kez, 2014 yılında 2 bin 239 kez, 2015 yılında 1482 kez, 2016 yılında 1617 kez, 2 bin 17 yılında 1818 kez, 2018 yılında 1559 kez olmak üzere 16 bin 43 adet yaptırım uygulandı.

1184 adet medya hizmet sağlayıcı kuruluşa toplam 239 milyon 715 bin 672.74 Tl, 138 adet medya hizmet sağlayıcı kuruluşa toplam 11 milyon 327 bin 439 TL idari para cezası uygulandı.

WOMAN TV ATAKTA

24 Aralık'ta canlı yayına başladığı günden bu yana sektörün merak odağı haline gelen ve programlarını renklendiren Woman TV kadrosuna deneyimli bir ismi kattı.

Daha önce ATV, Haber Global, Bengütürk TV gibi birçok kanalda başarılı haberlere imza atan Dilhan Ünver Woman TV'ye transfer oldu. Ünver, Woman TV'de hafta içi her sabah canlı bağlantılar yapacak.

APPLE NETFİLX’E RAKİP OLACAK

Amerikan teknoloji devi Apple, Netflix ve Amazon'a rakip olacak bir televizyon ve dizi platformuyla r5akıp olmaya hazırlanıyor. Apple söz konusu açılımı ile Netflix ve Amazon gibi abonelik usulü film ve dizi izleme imkânı sunan platformlara rakip olacak. Söz konusu branşta liderliği dünya çapında 140 milyon aboneyle Netflix elinde bulunduruyor. Aynı zamanda dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecisi olan Amazon'un benzer servisini ise 100 milyondan fazla abone kullanıyor.

 

Apple'ın hedefi önümüzdeki beş yıl içinde benzer rakamları yakalamak. Firma iTunes adlı platformu üzerinden hâlihazırda 2005 yılından bu yana dizi ve film satın alma ya da kiralama imkanı sunuyor. Ancak bunu abonelik usulü değil, dizi ve filmlerin tek tek satışı, ya da kiralanması şeklinde gerçekleştiriyor.

 

Netflix geçen yıl yeni film ve dizilere yaklaşık 12 milyar dolar yatırım yaptı. Bu rakamın bu yıl ise 15 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ancak Netflix Amazon'un aksine sadece abonelik usulü film ve dizi izleme imkânı sunuyor. Amazon gibi Apple için de söz konusu platform sadece ek bir iş alanı oluşturacak.

Amerikan film şirketleri Disney ve Warner da bu yıl benzer platformlar oluşturacaklarını duyurdu. Bu ise söz konusu şirketlere ait filmlerin diğer platformlardan kaldırılması ihtimalini beraberinde getiriyor.

Danışmanlık firması Deloitte'ın yaptığı bir ankete göre 2017 yılında ABD'de genelindeki hanelerin yüzde 55'inin bu tip en az bir platforma aboneliği bulunuyor. Alman Goldmedia firmasının aynı yıl yaptığı benzer bir ankete göre Almanya'da ise bu oran sadece yüzde 18.

SİVİL TOPLUM

Dünya kütüphane haritasında Türkiye'nin durumu ne?

Uluslararası Kütüphane Dernekleri Federasyonunun yayımladığı "Dünya Kütüphane Haritasına göre, 2016 itibarıyla Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaklaşık 6 bin 300 kişiye, Türkiye'de ise 70 bin kişiye bir halk kütüphanesi düşüyor

Türkiye'de 2016 sonu itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bin 137 halk kütüphanesi hizmet verirken, Türkiye ile yakın nüfuslara sahip Fransa'da 16 bin 100, İtalya'da 6 bin 42 ve Almanya'da ise 5 bin 21 halk kütüphanesi var. TÜRKİYE’DE ÖDÜNÇ ALINAN KİTAP SAYISI 9 MİLYON

TÜRKİYE’DE 1500 KAHVE DÜKKÂNI VAR

Türkiye'de 1000'i kahve zinciri, 500'ü de üçüncü nesil kahve dükkânı olmak üzere toplam 1500 adet kahve dükkânı bulunuyor.

Türkiye'de açılan kahve dükkânlarının sayısı her geçen gün artıyor. 1500 adet kahve dükkânının yaklaşık yüzde 45'ine SEK süt veriyor.

Türkiye'de yılda kişi başı süt tüketimi de 26 litreyi yükseldi. Görünen o ki Türkiye'de kahve kültürünin gelişmesine süt şirketleri de öncülük ediyor ve kahven   in pazar payı yükseliyor.