Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Medya ve Sivil Toplum Değerlendirmesi (15 - 21 Nisan 2019)

Bu değerlendirme son bir hafta içinde yerli ve yabancı basında dikkat çeken medya ve sivil toplum alanındaki haberlerin değerlendirmesini kapsamaktadır.
SDE Editör
22 Nisan 2019 11:36

TÜRKİYE’NİN YÜZÜNCÜ YIL LOGOSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs 1919’un 100. yılı vesilesiyle 2019 yılı boyunca tüm Türkiye’de gerçekleştirilecek etkinliklerde kullanılacak logoyu belirledi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan yola çıkarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşmasıyla başlayan istiklal mücadelesinin mihenk taşlarından birisi olan 19 Mayıs 1919’un 100. yılı vesilesiyle başta Samsun olmak üzere 2019 yılı boyunca tüm Türkiye’de gerçekleştirilecek gençlik, kültür ve spor etkinliklerini himayelerine alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, etkinliklerde kullanılacak logoyu belirledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı etkinliklerinde kullanılacak logo ve logo kurumsal kimliği, kutlamalara özel olarak hazırlanan "www.yuzuncuyil.gov.tr" web sitesinde yayınlandı.

Belirlenen 100. yıl logosu başta Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Samsun Valiliği olmak üzere tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca 2019 yılı boyunca tüm resmi yazışmalarda kullanılacak.

DÜNYA MEDYA DEVİ FOX-MURDOCH İMPARATORLUĞU  

FOX Haber, Robert Murdoch isimli Avustralyalı bir 'Medya İmparatoru'nun küresel yayılımında sadece ufak bir enstrümandı.

Murdoch’un babası Çanakkale’ye İngilizlerin sürdüğü boşu boşuna ölen Avustralyalı gençlere ilk dikkati çeken gazeteciydi..Baba erken vefat edince, gazete de oğul Robert’e kaldı.

TAKTİĞİ BABASINDAN KAPMIŞTI

Genç Murdoch taktikleri çabucak öğrendi. Popülist ve milliyetçi politikaları destekle. Bu platforma ait adayı koltuğa oturt. Adamın iktidara  gelince de "ödeme zamanı geldi..."diyerek kapısını çal.

Murdoch son 50 yılda tüm Avustralya Başbakanlarının seçimlerinde etkili oldu. Yetmedi akıllı bir finans modeliyle dünyaya açıldı.

Önce İngiltere Murdoch İngiltere’nin meşhur Bulvar gazetesi (Tabloid) The Sun’ı satın alır. Demokrat solun hakim olduğu ülkede Margaret Thatcher’i destekler ve tüm beklentilerin aksine Thatcher Başbakan olur.Thatcher, hem de kanunlara aykırı olmasına rağmen Murdoch’un Sky TV’yi kurmasına göz yumar.

Sonra Amerika, Murdoch, ABD’nin en tanınmış Bulvar gazetesi The New York Post’u satın alır ve Ronald Reagan’ı destekler.Murdoch, Reagan’dan sonra da hep sağcı başkanları destekler.Hıristiyanlık, ulusalcılık, anti-komünizm, anti-sol ve duygusal popülizmi öne çıkarır.

Yıllar sonra sağcı başkanlardan George W. Bush’un konuşmalarını yazan şahıs şöyle bir itirafta bulunur:"Biz sanıyorduk ki FOX bize çalışıyor. Şimdi farkındayım aslında biz FOX’a çalışıyormuşuz."

2015’te Trump’ın kızı İvanka, Murdoch’un oğlunu arar ve baba-oğul, baba-kız bir öğlen yemeği ayarlar. Trump o yemekte başkanlığa aday olmak istediğini açıklar. Murdoch da başını çorbasından kaldırmadan "yumruk yemeye hazır mısın?" diye sorar.

O günlerde FOX aşırı dinci Ted Cruz’u desteklemektedir. Kaldı ki Murdoch ve çevresi, Trump’ın bir 'moron' olduğunu düşünmektedir.

Kampanya sürecinde rüzgâr değişince FOX Trump’ı desteklemeye başlar; çünkü Trump’ın halk içindeki çekirdek destek grubu sağcı FOX TV’yi izlemektedir ve reyting ibresi Trump’dan yanadır.

Diğer taraftan, Obama’nın Başkanlık görevinin sona ermesinin ardından yaptığı bir konuşmada; "FOX Haberi seyreden kendini başka bir Amerika’da sanır" yorumu da dikkat çekicidir. FOX 2020 SEÇİMLERİNDE DE  Trump’ı desteklemeye hazırlanmaktadır.

BREXIT’İN AVUKATI

Son bir kaç yıl içinde son derece marjinal, kimsenin ciddiye almadığı İngiltere’nin Avrupa Birliği'nden çıkma olayını tamamen Murdoch’un The Sun isimli Bulvar gazetesi yönetti ve yönlendirdi.Şimdi de Brexit konusunda anlaşmaya varılamıyor.İngiltere’de tam bir kaos yaşanıyor .

Ama bu kargaşada, Murdoch, tabii ki yine medya desteğiyle, Başbakanlık koltuğuna Teresa May’i oturtmuş bulunuyor.

AVUSTRALYA

Fox’un Ana teması yabancı düşmanlığı ve anti İslam’dır.

Avustralya’da en büyük kanal Murdoch’un Sky TV kanalıdır. Bu kanal sürekli göçmenler aleyhine ve Müslümanlık karşıtı yayın yapmaktadır.Öyle ki yayınlar ırkçılık söyleminin sınırına dayanmış vaziyette...

  1. Zelanda’da 50 Müslümanı katleden psikopat Avustralyalı da bu kanalın tam bir müdavimi ve müptelası çıktı. Murdoch’un Avustralya'daki yayınlarında katliam sonrası herhangi bir duygudaşlık, pişmanlık ve acıma görmeyen birçok Müslüman Murdoch çalışanı protesto olarak istifa etti.

TÜRKİYE

Siyasi gruplardan birinin pusulası: FOX TV. Sosyal Medyada sunucuları bazı insanların gözünde kahraman.

FOX TV'nin Türkiye’deki değerli oyuncuları belki küresel oyunun ve Murdoch İmparatorluğu felsefesinin farkında mı acaba?Onların patronlarının patronu Trump’a "Geri zekalının teki" diyen ABD CEO’su rüzgar değişince bir anda kellesi alınanlar arasına katılmıştı.

Murdoch yaşlandı, oğlunun yatında düştü, sakatlandı . Disney, Fox’u Resmen Satın Aldı(20 Mart 2019)

Anlaşma kapsamında İngiltere, Avrupa ve Asya’daki Sky ve Star uydu yayınlarının yanı sıra, FX ve National Geographic kablo kanalları, Twentieth Century Fox, Fox Searchlight Pictures, Fox 2000 Pictures, ABD’deki 22 bölgesel spor kanalı ve Fox grubunun dijital yayın platformu Hulu’daki hisseleri Disney’in bünyesine katıldı.

Peki,Murdoch nerede?Derin Dünya Devleti’nin pılotu olarak halen görevde…

SONUÇ:Türk Fox’un mesajına bakma, izleyici olarak mesajın arkasındaki patrona bakmakta yarar var.Murdoch veya Disney fark etmez.Nitekim onlar, derin dünya devleti’nin adamları.İşleri,Müslüman toprakları parsellemek,petrole,gaza el koymak,paralarıyla sömürge imparatorluklarını devam ettirmek.

DANİMARKA ‘DA MÜSLÜMANLAR KUR’AN YAKMAYI PROTESTO ETTİ

Danimarka’da protesto yürüyüşü düzenleyen Müslümanlar, aşırı sağcı Sıkı Yön (Stram Kurs) lideri Rasmus Paludan’ın Kur’an-ı Kerim yakmasına tepki gösterdi.

Danimarka’da bir araya gelen 24 Sivil Toplum Kuruluşu (STK), Kur’an-ı Kerim ve kutsal kitaplara saygı yürüyüşü düzenledi.

Aralarında Türk STK’ları, Danimarka Türk Diyanet Vakfı (DTDV), Danimarka İslam Toplumu (DİT) ve Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Danimarka şubesinin de bulunduğu STK’ların üyeleri, Blaagards Plads meydanında toplanarak, ellerindeki Kur’an-ı Kerimlerle Kopenhag Belediye Meydanı’na yürüdü.

Yürüyüş esnasında sloganlar atan ve tekbir getiren grup, meydana ulaşılmasının ardından okunan ezan ve yapılan konuşmaların ardından olaysız şekilde dağıldı.

Gösteriye destek veren STK’lar, Danimarka’da Kur’an-ı Kerim dahil, kutsal kitapların yakılmasının yasaklanması ve Danimarka’da iki yıl önce kaldırılan "inanca hakaret" yasasının yeniden yürürlüğe konulması için imza topladı. Toplanan imzaların siyasilere ulaştırılacağı bildirildi.

Rasmus Paludan’ın 23 Nisan gününe kadar başkent Kopenhag’da gösteri düzenlemesini yasaklayan Kopenhag Polisi’nin gösteri boyunca geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

Batı Kopenhag Polisi de Paludan’ın kendi bölgelerinde gösteri düzenlemesini yasaklamıştı.

 “Gençlerimiz tuzağa düştü”

Protesto gösterisinde bir konuşma yapan UID Danimarka Şubesi Başkanı Fatih Alev şöyle konuştu:

“İslam düşmanlığı bu toplumda farklı kademelerde, siyasette, medyada olan bir durum. Artık mahallemize kadar giren ırkçı bir kişi 'Kur’an-ı Kerim'inizi yakacağım' diyerek, Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizle ilgili insanları provoke edip tahrik etmeye çalıştı. Bazı gençlerimiz de maalesef tuzağa düştü. Mesele de olması gerekenin dışına taşmış oldu. Konu, şiddet olayları ile şu anda karışmış oldu. Müslümanların, dinimizin öngördüğü barışçıl prensiplerin dışına kesinlikle taşmadan, vakurla, 'dinimize saygıda bulunulsun' talebimizi topluma bildirmesi gerekiyor. Vatandaşlarımız da burada bunu yapmaya çalışıyor.”

 

Devletin tüm birimlerinin iletişim standartlarını İletişim Başkanlığı belirleyecek

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 14 sayılı ’İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde değişiklik yapıldı. Düzenlemeyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın görevlerini düzenleyen maddeye, ’kamu kurum ve kuruluşlarınca uygulanacak kurumsal iletişim standartlarını belirlemek’ bendi de eklendi. Buna göre, devletin tüm birimlerinin iletişim standartlarını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı belirleyecek.

AA ÜZERİNDE DENETİM YETKİSİ

Yapılan değişiklikle ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, her yıl kendi bütçesinin Anadolu Ajansı bölümündeki ödeneği aşmamak üzere Anadolu Ajansı ile en çok 5 yıllık sözleşme yapmaya yetkili olurken, Anadolu Ajansı’nın faaliyet, bütçe, örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi üzerinde denetim yetkisine de sahip hale geldi. Bu denetime ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından belirlenecek. Yapılacak sözleşmede Anadolu Ajansı yöneticilerinin atanma yolları da tanımlanacak.

Prof. Dr. Fahrettin Altun idaresinde, yurt içinde ve uluslararası alanda Türkiye’nin iletişim ve tanıtım faaliyetlerini yöneten Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın yetkileri arasında Basın İlan Kurumu’nun denetimi de bulunuyor. TRT de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ilgili kurumu olarak faaliyet gösteriyor.

RTÜK BAŞKANI ŞAHİN, YAYINCILIK VE ÖZGÜRLÜKLERNKONUSUNDA AB’DEN ÖNDEYİZ

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, "Arkadaşlar göğsünüzü gere gere şunu söyleyebilirsiniz, herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinden öndeyiz. Özgürlükler anlamında da öndeyiz. Avrupa Birliğinin kabul etmiş olduğu metinler anlamında da öndeyiz" dedi.

Sakarya Üniversitesi’nde  (SAÜ)  "Görsel-İşitsel Medya ve RTÜK Vizyonu" konulu konferansta konuşan Şahin, RTÜK'ün sadece dizi ve yapımlara ceza kesen bir kurum olarak bilindiğini söyledi.

Şahin, RTÜK'ün böyle bilindiği için üzüldüğünü belirterek, "RTÜK, Türkiye'deki bütün radyo ve televizyonların düzenlenmesini ve denetlenmesini yapan bir üst kurul. Şimdi inşallah yeni dönemde internet ortamında yayın yapan kuruluşları da denetleyecek olan önemli bir üst kurul. Böyle olunca RTÜK'ü sadece yayınlanan dizi, programlara ceza veren, onları durduran, kapatan ve para cezası veren bir üst kurul olarak görmemek lazım. Sadece ceza veren, cezayla önlem alan bir kuruluş, kurum olarak anılmasını istemediğim için dedim ki 'RTÜK bundan sonra artık ceza vermeyecek. Cezanın yanında ödül de veren yönlendirme yapabilen bir üst kurul olacak' demiştim. Bunun adımlarını yavaş yavaş atıyoruz" diye konuştu.

RTÜK'ün 25 yaşında olduğunu, çok güzel yerlere geldiğini, genç ve dinamik olduğunu dile getiren Şahin, 25. yılda da bu sebeple en önemli etkinlik olarak 5 ana dalda ödüller vermeyi düşündüğünü vurguladı, RTÜK’ün sadece ve sadece denetleyen değil, düzenleyen ve denetleyen bir kurum olduğunu da anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.

'İNTERNET MEDYASI DA DENETLENECEK'

Yakın zamanda yönetmeliğin tamamlanmasıyla internet medyası üzerindeki yayınları denetleyeceklerini vurgulayan Şahin, şu ifadeleri kullandı:

"Bu neden önemli? Türkiye Cumhuriyeti olarak birçok konuda hükümetimizin son dönemdeki özellikle vermiş olduğu özgürlük alanıyla ilgili olarak Avrupa Birliğinin birçok konusunda öndeyiz, özellikle yayıncılık konusunda. Avrupa Birliği internet medyasının düzenlemesi konusundaki taslak metnini daha yeni kabul etmişler. Biz 1 sene önce bunu kabul etmişiz. Özellikle internet medyası üzerindeki denetim veya düzenleme tedbirlerini herkesten önce çok şükür biz kabul ettik ve bunun uygulamasını yapıyoruz. Yani arkadaşlar göğsünüzü gere gere şunu söyleyebilirsiniz, herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinden öndeyiz. Özgürlükler alanında da öndeyiz. Avrupa Birliğinin kabul etmiş olduğu metinler anlamında da öndeyiz. Türkiye Cumhuriyeti olarak birçok konuda olduğu gibi yayıncılık konusunda da Avrupa Birliğinden öndeyiz. İnşallah yapacağımız bu düzenlemeyle birlikte internet medyasını da —sadece bakın denetleme demiyorum- düzenleme anlamında da önünde olduğumuzu göstermiş olacağız".

'KAMUYU BOŞ BIRAKMAYIN'

İletişim öğrencilerine gelecekte kamu kurumlarında görev yapmaları tavsiyelerinde bulunan Şahin, "Sizler gibi değerli arkadaşlarımız eğer kamuyu boş bırakırlarsa oraları dolduracak birileri olacaktır. Oraları dolduran birileri de sizlerin istemediği bir yönetim tarzı benimseyecektir. Sizin artık şikâyet etme şansınız kalmayacaktır. İletişim mezunu olunca sizler istediğiniz radyo, televizyon, internet mecrasında yayın yapan alanda veya halkla ilişkiler, reklamcılık faaliyeti yapan alanda mutlaka iş bulacaksınız ama lütfen kamuyu boş bırakmayın. Sizler gibi değerli gençlerimizin kamunun bir yerinden tutması ve belli bir yere taşıması için kamuyu bırakmayın diyorum" değerlendirmesini yaptı.

YABANCI MEDYANIN TÜRKİYE İLGİSİ

İngiltere’nin ünlü gazetesi The Independent Türkçe yayınlarının başlaması diğer yabancı medya kervanın Türkiye ilgisi dikkati çekiyor.Daha önce El Cezire ilk kez Türkçe yayın yaparak hareket getirmişti.Bu gelişmeleri ,gazeteci Kemal Öztürk,Yenişafak gazetesindeki köşe yazısında değerlendirdi:

‘El cezire önce Türkçe televizyon kurulmuş, çok güçlü bir kadro oluşturulmuştu. Ancak televizyon çok büyük masraflar yapmasına rağmen daha sonra kapatıldı. Başarısızlıkla sonuçlanan EL Cezire projesine rağmen, bu diğer yabancı medya kuruluşlarının Türkiye’deki girişimlerini engellemedi.

Bu konuda en dikkat çekici girişimlerden biri, Rusya’ya ait Sputnik projesidir. Hem sosyal medya, hem radyo, hem de internet yayını ile dikkatleri çeken proje, yabancı yayınlar içinde en çok izlenen ve etki oluşturan proje oldu.

Almanların Deutsche Welle (DW) İngilizlerin BBC Türkçe de çok aktif ve etkili yayınlar yaparak bu alanda kendilerine yer açtılar.

Amerika’nın Sesi (VOA) de son yıllarda oldukça büyük yatırımlar yaparak Türkçe departmanlarını güçlendirdiler. Ancak ABD merkezli kaldıkları için istenilen etkiyi yarattığını söylemek zor.

Bunlara ek olarak, Çin ve İran’ın da çok sayıda medya organını doğrudan ya da dolaylı olarak fonlaması ve desteklemesi dikkat çekicidir.

Suud, Katar, Mısır merkezli küçüklü büyüklü çok sayıda medya kuruluşu yine İstanbul’da yayın yapıyor.

Dikkat çeken konu, tüm bu yayınların kar amaçlı olmamasıdır. Devlet destekli bu kuruluşlar daha çok gündem oluşturmak, gündemi etkilemek ve kamuoyunda çok izlenmek için bir politika izliyorlar. Çoğu reklam almıyor ya da alamıyor.

Yine dikkat çeken bir diğer husus, Türkçe yayın yapan tüm bu kuruluşların, Türkiye’deki çok deneyimli gazetecileri bünyesinde toplanması. Doğal olarak bu özellikleri yayınlarına da yansıyor. Haberlerin büyük kısmı tatlı sert.

NEDEN TÜRKİYE’YE İLGİ GÖSTERİYORLAR?

Yabancı devletlerin fonladığı ve desteklediği bu medya kuruluşlarının son derece sofistike kamuoyu yönlendirme çalışmaları yapmasına da rastlıyorum. Doğal olarak kendi devletlerinin politikalarını öne çıkartan, çıkarlarını koruyan bir tutum içindeler. Sputnik bunu çok açıktan yaparken, VOA, DW ve BBC daha sofistike ve ince bir ayarla yapıyor.

Sanırım yabancı medyanın Türkiye’deki faaliyetlerini gazetecilik kaygısına bağlamamız biraz saflık olur. Ekonomik kar amaçlamadıkları da aşikar.

Bu durumda yabancı medyanın Türkiye faaliyetlerini siyasi bir amaç taşıdığını söyleyebiliriz. Bunun sahadaki yansımalarını biraz dikkatli inceleyenler görebilirler.

Türkiye’de medyanın yaşadığı büyük krizin de yabancı medya kuruluşlarının iştahını kabarttığını söylemeliyiz. Ekonomik olmaktan çok, editöryel ve etik anlamda bir krizden bahsediyorum. Türkiye’de medya güvenilirlik, basın ahlakı, doğru haber, objektif tutum konusunda son derece sıkıntılı bir halde.

YENİ MEDYA KURULUŞLARI DOĞACAK

Dolayısı ile okuyucunun kendi ülkesindeki medyaya olan güvensizliği, onu doğru habere ve analize ulaşmak için yabancı medyaya yönlendiriyor. Üzülerek söylemeliyim ki, yabancı medyanın izlenme, okunma ve etki oranları Türk medyasından daha fazla.

Bu durum 31 Mart seçimlerinden sonra daha kronik hale geldi. Bu durum, The Independent gibi daha başka yabancı medya kuruluşlarının Türkiye’ye girmesine neden olacaktır.

Sadece yabancı medyanın değil, yerli yeni nesil gazeteler, televizyonlar ve sosyal medya projelerinin bu dönemde hızlanacağını düşünüyorum’’

1360 İNTERNET SİTESİNE ERİŞİM ENGELİ

Bin 690 operasyonel çalışmanın yürütüldüğü 2017-2018 yıllarında yasa dışı bahis oynatıldığı tespit edilen bin 360 internet sitesine erişim engellendi, Sosyal medyada yasa dışı bahis reklamı yapan 40 şahıs hakkında ise yasal işlem başlatıldı.

Kanunsuzluğa dayalı bir oyun olan yasa dışı bahis, sonuçları bakımından ülke imajına ve ekonomisine ciddi zararlar veriyor. Yasa dışı bahis sitelerinin yıllık cirosunun 50 milyar TL olduğu değerlendiriliyor. Uluslararası düzeyde örgütlenen yasa dışı bahis sitelerinin yurt dışı serverlarından yayın yaptığı, örgütlerin üst düzey yöneticilerinin yurt dışında olduğu değerlendiriliyor.

Yasa dışı bahis konusunda 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5. Maddesine istinaden; yasa dışı bahis oynanmasına yer ve imkan sağlayanlar, yurt dışında faaliyet gösteren bahis sitelerinin Türkiye’de oynanmasına imkan sağlatanlar, yasa dışı bahisle bağlantılı olarak para transferine aracılık edenler ve yasa dışı bahis sitelerinin teşvik edici reklamlarını yapanların 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ve 3 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaları, yasa dışı bahis oynayan şahısların 8 bin 546-34 bin 190 TL arasında idari para cezası ile cezalandırılmaları öngörülüyor. Yasa dışı bahis siteleri SMS göndermek suretiyle, internet siteleri veya Instagram, Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformlarında reklam yaparak üye kazanmaya çalışıyor.

Emniyet ve Jandarma Siber birimlerince 2017-2018 yıllarında yasa dışı bahis sitelerine yönelik bin 690 operasyonel çalışma yapıldı. Bu çalışmalarda 38 milyon 40 bin 582 TL değerinde nakit ve taşınır/taşınmaz mal varlığına el konuldu. Bin 360 internet sitesi BTK tarafından erişeme engellendi.

72 bin civarında SMS yoluyla yasa dışı bahis reklamı yapıldığı tespit edilen ve 95 toplu SMS hizmeti sağlayan şirket hakkında yasal işlem yapıldı. Sosyal medya platformlarında yasa dışı bahis reklamı yapan 40 şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.

2019'da 50 internet sitesi erişime engellendi

2019 yılında siber birimlerince 42 operasyonel çalışma yapıldı. Bu çalışmalarda 140 milyon TL değerinde nakit ve taşınır/taşınmaz mal varlığına el konuldu. Yasa dışı sanal bahis oynatıldığı tespit edilen 50 internet sitesi BTK tarafından erişime engellendi. 3 bin civarında SMS yoluyla yasa dışı bahis reklamı yapıldığı tespit edildi. 10 toplu SMS hizmeti sağlayan şirket hakkında ve sosyal medya platformlarında yasa dışı bahis reklamı yapan 10 şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.