Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
Anasayfa >> Haftanın Değerlendirmeleri >> İç Politika ve Hukuk

Haftanın İç Politika ve Hukuk Değerlendirmesi (27 Nisan - 3 Mayıs 2020)

Bu değerlendirme, son bir hafta içerisinde İç Politika ve Hukuk alanında öne çıkan haberleri kapsamaktadır.
SDE Editör
04 Mayıs 2020 02:19

DİB Prof. Dr. Ali Erbaş 24 Nisan 2020 tarihli Cuma hutbesi

DİB Prof. Dr. Ali Erbaş 24 Nisan 2020 tarihli Cuma hutbesinde salgından, sigaranın zararlarından bahsetti ve peşinden de eşcinselliği eleştiren bir hutbe verdi. İfade aşağıdaki şekilde:

 Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın islamî literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu Hiv virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.

Hutbenin bu bölümü çeşitli barolar tarafından eleştiri konu yapıldı. Barolar bu eleştiriyi yaparken bir yandan 18. yüzyılın Aydınlanmacı (seküler) dilini kullanırken diğer yandan 1970’lerin Marksist örgütlerinin dine karşı tutumunu yansıtan oldukça saldırgan bir nefret dilini kullandılar.

Ankara Barosunun hutbe ile ilgili basın açıklaması

DİB insanların bir kısmını nefretle aşağılayıp kitlelere hedef göstermiştir diye başlayan açıklama şu şekilde:

“Şaşkınlığımız; sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın, bir devlet kurumunun başında oturup söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir. Aldığımız ibretse, anılan şahsın içinde bulunduğu takvim yılında yaşamasına rağmen bundan sekiz-dokuz nesil önceki büyükleriyle aynı zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip olmak için insan onuruna karşı gösterdiği büyük direnişten kaynaklanmaktadır. Görevde olduğu süre boyunca çocuk tecavüzcülerine gözlerini kapatıp kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın deprem, LGBTİQ+, kadın ve çocuk söylemlerine rağmen halen görevde kalması durumunda, sonraki konuşmasında halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda 'cadı' diye kadın yakmaya davet etmesi kimseyi şaşırtmamalıdır. Anılan şahsı ve ona hak veren zihniyeti büyük bir şaşkınlık ve ibretle kınadığımızı tüm kamuoyuna saygıyla arz ederiz.”

Diyanet Başkanı Ali Erbaş'a yönelik açıklaması nedeniyle Ankara Barosu'na soruşturma

Diyanet Başkanı Ali Erbaş'a yönelik açıklaması nedeniyle Ankara Barosu'na soruşturma başlatıldı.  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Barosu hakkında "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama" suçundan re’sen soruşturma başlattı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Ankara Barosu’nun 26.04.2020 tarihli ve 'Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiği konuşmasıyla ilgili basın açıklaması' başlıklı açıklaması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığımızca, Ankara Barosu hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216/3 maddesi kapsamında, Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır" denildi

Ankara barosunun yaptığı Ak Partili vekiller ve MHP lideri D. Bahçeli başta olmak üzere açıklama çeşitli siyasiler tarafından kınandı. Aynı şekilde TBB Başkanı M. Feyzioğlu tarafından da kınandı

TBB Başkanı Feyzioğlu'ndan Ankara Barosu'na: Bu sorumsuz açıklamayı tasvip etmemiz mümkün değildir

Feyzioğlu, Ankara Barosu'nun gündemi değiştirdiğini ileri sürdü (28 Nisan). Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, LGBTİ+'ları hedef alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı eleştiren, hakkında soruşturma başlatılan ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulan Ankara Barosu'nun açıklaması hakkında, "Bu sorumsuz açıklamayı tasvip etmemiz mümkün değildir" dedi.

Twitter hesabından bir video paylaşan TTB Başkanı Feyzioğlu, Ankara Barosu'nun Koronavirüs salgını günlerinde gündem değiştirdiğini ileri sürerek şunları söyledi:

"Ankara Barosu 100 yıllık Cumhuriyet’in koca çınarıdır. Yöneticilerinin bu nedenle sorumlulukları büyüktür. Her atılacak adımın, her yazılacak kelimenin bu sorumluluğun izlerini taşıması gerekir. Ankara Barosu tarafından yapılan bu sorumsuz açıklamayı tasvip etmemiz mümkün değildir.

Bir diğer üzüntümüz, Ankara Barosu Başkan ve Yönetiminin Türkiye’nin gerçek gündemini değiştirmiş olmasıdır. Covid-19 salgını sebebiyle ülkemiz, adliyelerin fiilen kapalı olması dolayısıyla meslektaşlarımız sağlık kaygıları yanında büyük bir ekonomik sıkıntıyla mücadele etmektedir.

Bu süreçte avukatların meslek örgütlerine düşen sorumluluk, zor zamanlar yaşayan meslektaşlarımıza el birliğiyle sahip çıkmak, onları hem sağlık hem ekonomik anlamda koruyacak tedbirleri almak, bunun takipçisi olmaktır. Meslektaşlarımızın, vatandaşlarımızın bilgisine saygıyla sunarız."

CHP ve darbe

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, hükümeti darbe ile tehdit etmişti. Özel yaptığı skandal açıklamada,

"Saray rejiminin, saray düzeninin sonu geliyor. O son bu Atatürk'ün kemiklerini sızlatacak bütün bu atamaları.. Bütün bu liyakatsizliklerin de sonunu getirecek. Herkes şunu bilsin bütün devlet memurları. Görevini devlet memuru gibi yapan devlet memurları… Hangi ülkeye hizmet ettiğini bilen çok değerli bürokratlar hiç korkmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti gelir, saat gibi işlemeye başlar. O saatin en kıymetli çarkları siz olursunuz. Eğer koltuğunuza liyakatle oturdunuz, devletinize sadakatle çalışıyorsanız." ifadelerini kullanmıştı.

Kaftancıoğlu: "Bir erken seçimle veya başka bir şekilde..."

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu' da, Halk TV'de canlı yayınlanan Sözüm Var programında Şirin Payzın, Murat Sabuncu ve Levent Gültekin'in sorularını yanıtladı ve canlı yayında darbe imasında bulundu. Kaftancıoğlu, "İktidar iyi bir yere gitmiyor. Bu da önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde.. Bu ülkenin gerçekten halkın gözü açıldı." Canan Kaftancıoğlu, iktidarın ülkeyi hiç iyi bir yere götürmediğini iddia etti.

Kaftancıoğlu, "İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır" iddiasında bulundu.

Canan Kaftancıoğlu, şunları söyledi:

"Şöyle bir gerçeklik var ki, bu korkuları, bu savrulmamaları, bu akılla değil öfkeyle, hırsla, egoyla, bir kişinin aklıyla iş yapmaları iktidarı hiç iyi bir yere götürmüyor. Bu da önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde.. Bu ülkenin gerçekten halkın gözü açıldı. Kimin kendisine hizmet için uğraştığını, çaba gösterdiğini biliyor. Kimin de böylesi bir dönemde dahi neyle uğraştığını görüyor. Şöyle söyleyeyim. Bir iktidar değişikliğine hatta ben size daha ileri bir şey söyleyeyim. İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır"

Çok sert tepki: aklınızdan bile geçirmeyin!

AK Parti Grup Başkanvekilleri ve milletvekilleri sert eleştiriler yaptılar. Vatandaşlardan da sosyal medya üzerinden Kaftancıoğlu'na tepki yağdı.

Okullar 1 Haziran'da açılabilir 

MEB Bakanı Okulları 1 Haziran’da açmayı istediklerini 1.-30 Haziran arasında eğitim yapmayı düşündüklerini isteyen velilerin çocuklarını okula gönderebileceklerini belirtti. 

Bilim Kurulu Üyesi Alpay Azap: Salgın 24 ay daha sürebilir

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, salgına karşı geliştirilen aşıların beklendiği gibi etki edememesi ihtimali bulunduğunu söyleyerek salgının kitle bağışıklığı ile biteceğini ifade etti. Azap, bağışıklığın yüzde 50-60 oranına çıkması ile salgının en az 20-24 ay sürebileceğini, bu süre içinde de önlemlere devam edilmesi gerektiğini söyledi.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Çin virüsü nedeniyle buruk biçimde kutlandı. 1 Mayıs kutlaması için çelenk bırakmak üzere Taksim'e çıkmak isteyen DİSK üyelerine polis müdahale etti. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve 25 işçi gözaltına alındı daha sonra serbest bırakıldı.

ABD terör örgütü YPG'ye yine sağlık malzemesi gönderdi

Türkiye, dünyada en ölüm ve vaka sayısına sahip ülke ABD'ye iki kez üst üstüne tıbbi malzemeler taşıyan askeri kargo uçağı gönderdi. İkinci uçak henüz yoldayken, ABD'nin Suriye'de terör örgütü YPG'ye bir kez daha yardım ettiği ortaya çıktı. İçinde tıbbi malzemelerin bulunduğu öğrenilen TIR'lar, PKK/YPG işgali altında bulunan Haseke'ye ulaştırıldı.

ABD ordusunun Irak-Suriye Özel Operasyonlar Ortak Görev Gücü, resmi Twitter hesabından PKK/YPG'ye sağlık malzemeleri verildiğini duyurdu.

Malzemelerin PKK/YPG işgali altında bulunan Haseke iline bağlı Eş Şeddadi bölgesinde teslim edildiği belirtildi. Malzemelerin portatif lavabo ve sabunluklar, dezenfekte mendilleri, maskeler ve eldivenlerden oluştuğu aktarıldı. Ancak miktarları belirtilmedi. Malzemelerin, terör örgütü IŞİD üyelerinin tutulduğu hapishanelerde kullanılacağı aktarıldı.

ABD, nisan ayı başında da terör örgütü PKK/YPG'ye 1 milyon 200 bin dolar değerinde malzeme sağladıklarını açıklamıştı. Terör örgütü ise gönderilen malzemelerin yetersiz ve sevkiyatın yavaş olduğunu savunmuştu.

Türkiye, Kovid-19'la mücadeleye destek amacıyla dünya genelinde salgından en fazla etkilenen ülkelerden ABD'ye, maske, koruyucu sağlık malzemesi, tulum ve dezenfektan olmak üzere önleyici sağlık malzemesi göndermişti.

“Kolilerde 500 bin maske, 400 bin önlük, 2 bin litre dezenfektan, 500 yüz koruyucu ve 400 N95 tipi maske ile 1500 koruyucu gözlük olduğu” bildiriliyor.

Pentagon yetkilisi Ryan, “Türkiye ABD’ye yardım ederken, ABD olarak biz de yapabildiğimiz ölçüde başka müttefiklere yardım etmeye çalışıyoruz değerlendirmesinde bulundu.”